• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 14 °C

Kavganın aslı

Mümtaz er Türköne

AK Parti liderinin, MHP’ye yönelik gecikmiş “devr-i sabık hamlesi” Çözüm Süreci’ne odaklı ağır gündemi bir nebze de olsa yerinden oynattı. 

Siyaset, ince zekâ işi. Erdoğan’ın belki de böyle bir amacı yoktu; ama karşılıklı “hodri meydan”laşmaların taktik bir sonucu var: MHP’nin, Çözüm Süreci’nin tam karşısına bütün ağırlığını vererek kurduğu yığınak, bir miktar hafifledi. 

MHP sürecin en önemli aktörlerinden biri; çünkü bu süreçte Kürtlerin olduğu gibi MHP’nin temsil ettiği kitlelerin de ikna edilmesi gerekiyor. Çözüm, geniş ölçüde bu iki kesimin karşılıklı olarak mutmain olmasıyla mümkün olacak. Bu yüzden MHP’nin “tedirgin Türkler”i temsil yeteneğinin, süreçte önemli bir rolü var. MHP bu tedirginliği hakkıyla, hatta abartarak fazlasıyla temsil etmeye çalışıyor. Yanlış nerde? MHP sadece bu çabalardan Türkiye için bir siyasî çıkış projesi üretemediği için tedirginleri temsil edemiyor. Onlarla birlikte ağırlık noktası olmayan bir sarkaç gibi sağa-sola, aşağı-yukarı savruluyor. Duruşunu, politikasını ve mesajlarını tamamıyla edilgen biçimde süreç ekseninde başkaları tarafından oluşturulan gündemlere göre belirliyor. Kullandığı taktik ise standart: Çözüm sürecinde söylenen her şeye, atılan her adıma sorgusuz sualsiz ajitatif bir dil ile karşı çıkmak. Halbuki MHP’nin bugüne kadar savunduğu değerleri eksene alan bir çözüm projesi ile sürece karşı durması ve “tedirgin Türkler”in enerjisini bu proje ile ete-kemiğe büründürmesi lazım. Kısaca MHP’nin edilgen-negatif-savunma pozisyonundan çıkıp atağa geçmesi lâzım. Çözüm projesi dediğim, Türkiye’nin birliğini ve bütünlüğünü muhafaza edecek, Türk milletini yüceltecek ve Türk devletini güçlü kılacak bir formül. Formülün kalkış noktası ise, 76 milyonu bir millet olarak aynı devletin çatısı altında kader birliği içinde tutacak mutabakatın sağlanması. Bu mutabakatın asgari şartı ise, 76 milyon için eşit vatandaşlık hukuku. Mevcut durum devam edemez; yeni durumla ilgili ise MHP’nin telaffuz ettiği hiçbir şey yok. 

MHP’nin böyle bir perspektifi yok. Olması da imkânsız; çünkü MHP’nin kurumsal yapısı ve kadroları içinde böyle bir projeyi üretip toplumun önüne koyabilecek hiç kimse yok. “Türk’le Kürt eşit olamaz” iddiasının, kırk dereden su getirilerek temellendirilen ilkel kalıpları dışında kimseden bir şey çıkmıyor. Evrensel birikimin kavramsal zenginliğini kullanabilecek, milliyetçi teorilerin esnek ve ilham veren dünyasını seferber edip, toplumun önüne yeni bir pencere açacak güçlü argümanlar geliştirecek tezlerin en küçük bir belirtisi bile yok. Milliyetçi düşünceye dair teorik sefaletin aynası, MHP liderinin “ihanet” edebiyatını geçemeyen polemikleri. İkinci olarak benim verdiğim hükme itimat edebilirsiniz. MHP içinde bir hayat belirtisi olsaydı mutlaka benim haberim olurdu. Türk milliyetçiliğinin eli kalem tutan, aklı eren bütün isimleri MHP’nin Balgat’taki muhteşem binasından içeriye adım atamayan kişiler. MHP için son umudu temsil eden Profesör Vedat Bilgin bile Bahçeli’nin hedef tahtasına yerleştirdiği Akil Adamlar arasında yer aldığına göre, gerisini siz hesaplayın. Milliyetçiliği bayraklaştıran bir partide, milliyetçiliğin önünü arkasını bilen birileri olmayınca ortaya çıkan sonuç normal: AK Parti ne derse onun tersini söylemekle yetinen bir MHP.

“Tedirgin Türkler” tabirinin mucidi olan Mehmet Akif Okur’un, hafta sonu Açık Görüş’te dengeli bir MHP analizi yer aldı. Okur MHP’nin, son tartışmalarda nasıl kendisinin de gerisine düştüğünü gösteriyor. Anayasa’da “Atatürk milliyetçiliği” ibaresi ve “Kurtuluş Savaşı ile kurulan Türk Devleti” ifadesine sahip çıkan MHP ile ambleminde yer alan üç hilal arasındaki çelişkiyi gösteriyor.

Kavganın aslı böyle cereyan ettiğine göre çözümü de göstermemiz lâzım..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89