• BIST 89.109
  • Altın 146,701
  • Dolar 3,6410
  • Euro 3,9269
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 13 °C

Katliamcı generallerin ruhu nerede dolaşıyor?

Reyhan Yalçındağ

Yine yaptılar yapacaklarını. İçişleri Bakanının muhalif olan herkesi hedef gördüklerini teyit ettiği tehdit folu açıklamalarının ardından tüm kamuoyu “sırada kim var?” sorusunu soruyordu. Öyle ya, sanatçılar tuvalle, resimle; gazeteciler yazdıkları yazıyla, makaleyle; bilim insanları bilimle, vs herkes haddini bilmeliydi ve ayrık otları temizlenecekti!

AKP döneminde her “demokrasi paketi”nin Kürtlere, kadınlara, ezilenlere, yoksullara daha fazla acı, yoksulluk, gözyaşı, hak ihlali olarak geri döndüğü tecrübeyle sabitken, “eyvah yeni bir demokrasi paketi geliyor!” demekten kendini alamadı insanlar.

Son olarak MGK toplantısının gereği, kırda, şehirde, vs “terörle mücadelede gereken neyse yapılacaktı!”, ferman kesindi. Buyruk verildi, herkes üzerine düşeni yerine getirecekti!

Biz 33 Kürdün katili General Muğlalı’yı öldü zannedelim, onun ruhu ve mirasçıları bu defa Uludere’de gezecekti. Uludere’ye bağlı Roboski’de çoğu 15-19 yaş arası tam 36 (cesetleri bulunanlar) sivil Kürt, Türk savaş uçaklarınca bombalanarak katledildi. Üstelik yerel askeri yetkililer, bu köylülerin mazot kaçakçılığı yaptığını biliyorken… Şimdi tüm Kürtler, bu katliamın yerelde planlandığından çok MGK kararlarının bir parçası olarak merkezi düzeyde tasarlandığını konuşuyor. Yani durum bilinenden de vahim ve korkunç. Tüm bürokratik mekanizmalarıyla, tüm kurumlarıyla, ordusuyla, yargısıyla, Kürt halkına yönelik topyekün bir savaş ve zulüm konsepti tıkır tıkır işlemekte. Üstelik de bir saatin tik takları gibi, tek bir saniye fire vermeksizin! Her saniye Kürt coğrafyasının üzerine bir bomba yağıyor, gençler toprağa düşüyor, sokakta kurşunlanıyor, binlercesi zındana atılıyor, yoksullukla mücadele eden derneğinden yoksul gence ücretsiz eğitim veren belediye eğitim destek evlerine kadar tüm kurumlar kapatılıyor…

Son yüzyıldır hep aynı şeyleri yaşadık. Yazan, çizen, sorgulayan, dünyaya duyuran kalmasın diye büyük katliamlar ve ciddi hak ihlalleri öncesi hep insan hakları savunucuları, sivil siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler derdest edilir. Son üç yıllık tutuklama furyasıyla birlikte, geçen hafta 35 muhalif basın mensubunun tutuklanması ardından bu katliamın yaşanması hiç de tesadüf değil diye düşünüyorum. 36 masum insan, yurttaşı olduğu devletin savaş uçaklarının bombalarıyla can versin ve muhalif basın dışında tek bir satır yazılmasın, çizilmesin, görüntüler yayımlanmasın! Öyle ya bizzat Başbakan tarafından hizaya getirildiler. Toplantılar yapıldı, tehditler savruldu ve “hizaya gelen” yaygın medya, Hükümet politikalarını aklama dışında bir şeye hizmet etmiyor!

Bu bir insanlık suçudur!

AKP, Kürde ait olan her şeyi, Kürt olan herkesi bitirme sevdasındadır.

Şimdi Uludere bir yangın yeridir.

Her fırsatta “anne, eş” görüntüsüne ihtiyaç duyulan her yerde görüntüleri servis edilen Mrs. Erdoğan’a çağrımdır:

Eğer bir anneysen evlatlarını yitiren Roboski annelerinin yanına git. Eğer acılarını gerçekten paylaşıyorsan elini onların yüreğinin üzerine koy!

….. …..

Yangın yeridir bugün benim ülkem.

Bu ateş bugün yürekleri aşmış, dağlara savrulmuştur. Ölen evlatlarımızın yanan külleri Şırnak’ın dağlarına savrulmuştur. O dağlar ki ne Muğlalı’lar, ne kan içiciler görmüştür. Görmüştür de onurundan, özgürlük iddiasından tek bir adım geri durmamıştır. Biliniz ki, bu katliam da Kürt halkının acısı kadar inancını da, özgürlüğe olan tutkusunu da bilemiştir.

Ve…tarih son sözü hep direnenlerin söylediğine tanıktır. Kürtler ise henüz son sözünü söylememiştir…

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89