• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 15 °C

Katiller dışarı, Kürtler içeri!

Reyhan Yalçındağ

Bu ülkedeki “yasal reformlar” tarihini bilenler, her “yasal değişiklik paketinin” Kürtlere, kadınlara, çocuklara, ezilenlere, devrimcilere, muhaliflere “cezaevi, işkence, haksız gözaltı” olarak geri döndüğünü gayet iyi bilir. Son on yılda yapılan değişikliklere bir bakalım: özellikle de 2004 yılında TMK ve Ceza Yasası’nda yapılan değişiklikler, büyük bir reform yanılsamasıyla sunulmadı mı? “Ne iyi oldu da Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırıldı” diye bas bas bağıranlar, onun yerine kurulan Özel Yetkili Mahkemelerin adeta bir Kürt avına dönüşen hukuksuzluk serüvenleri karşısında acaba ne demekteler? Sonuçta kocaman bir makyajlama (o da kozmetiği ucuzundan ve hemencecik pulları dökülüveren cinsinden olan!) olduğu ortaya çıktı bu meşhur AB’ye adaylık serüvenindeki yasal değişiklik paketleri! Ne oldu? Binlerce çocuk tutuklandı, o da yetmedi cezaevinde işkence gördü, tecavüze uğradı. Failler nerede?

TMK yüzünden her ağzını açan kendisini tabelası değişen, eski adıyla DGM yeni adıyla özel yetkili mahkemeler önünde buluverdi. İran ve Çin’den daha fazla tutuklu gazetecisi olan ülke sıfatını kazandı Türkiye.

Topyekün bir halk üç yılı aşkın bir süredir bu müthiş yasalar ve de devlet mentaliteli mahkemeler nedeniyle dört duvar ardına atıldı. Her yaştan ve cinsten, akademisyenler, vekiller, avukatlar, insan hakları savunucuları, belediye başkanları, meclis üyeleri, DTP/BDP yöneticileri, sendikacılar, sistematik olarak tutuklanıyor; bir “av” başlatıldı.

O nedenle son yargı paketi, kabul edilmeden önce, bu coğrafyada 15 yıldır hukukçuluk yapan biri olarak “eyvah” dedim kendi kendime. Eyvah ki ne eyvah. Yine demokratikleşme paketi geliyor!

Nitekim aradan bir-iki gün geçmedi sonucu gördük: Neymiş, “kaçma şüphesi olduğu” için BDP’li vekiller tahliye edilmezmiş! İyi de çıktıktan sonra parlamentoya gidecek olan biri neden kaçsın? Bulunan gerekçe de hukuki bir kılıf bulmak zahmetine bile katlanılmamış! Ama aynı gün akşam saatlerinde Bahçelievler’de 7 öğrenciyi katleden failler, ellerini kollarını sallayarak tahliye edildiler! Tıpkı iki yıl önceki Ceza Muhakemeleri Yasasındaki değişikliğin kabul edildiği gün tahliye edilen Hizbullah tetikçileri gibi!

Dolayısıyla Özel Yetkili Mahkemeler yerine kurulan Bölge Ağır Ceza Mahkemeleri, özelin özeli bir yargılama yeri gibi çalışacak kaygısı hepimizde mevcut. Bölgeden anladıkları, Karadeniz, İç Anadolu olmadığına göre, Kürtler, muhalifler, sosyalistler yine hedef tahtasına konulacak. Dahası, TMK 10. madde durduğu sürece zaten yine güvenlik esaslı bir bakış açısıyla özgürlükler daha fazla zaptu rapt altına alınacak; korunanlar yine failler, katiller, tecavüzcüler, gaspçılar, çeteciler olacak! İstiklal Mahkemeleri, sıkıyönetim mahkemeleri, DGM’ler, ÖYM’ler derken şimdi de Bölge ÖYM’ler, demoklesin kılıcı gibi üzerimizde sallanmaya devam edecek. Dahası, propaganda suçunun ertelenmesi şartını, 31 Aralık 2011 tarihine kadar işlenmiş suçlarla sınırladıkları için, bundan sonra insanlar düşündüklerini söylemesinler, eleştiri hakkını kullanmasınlar, devlete koşulsuz şartsız biat etsinler diye “oto sansür” mekanizması geliştirdiler. Evet, geçtiğimiz 10 Temmuz günü hem sevgili Vedat Aydın’ın katledilişinin 21. yıldönümüydü ve hem de Dünya hukuk günüydü. Katilleri hala aramızda ve bir Dünya hukuk gününü daha mazlum halklar baskı, acı, gözyaşı içinde geçirdi maalesef…

Vedat Aydın’ı minnetle, saygıyla, sevgiyle anıyorum…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89