• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 6 °C

Kara harekâtı ve ‘stratejik’ hesaplar

Kurtuluş Tayiz

PKK’nın istediği oldu; Türkiye, Çukurca baskınının ardından sıcak takip amacıyla sınır ötesinde başlattığı operasyonları, 22 taburla destekleyerek kara harekâtına dönüştürdü. İlki 1983’te, sonuncusu ise 2008’de yapılan sınırötesi operasyonlardan Türkiye, bugüne kadar kayda değer bir sonuç elde edemedi. Ne PKK’nın silahlı gücü kırılabildi bu operasyonlarla, ne de siyasi etkisi. Aksine PKK, bu operasyonlardan sonra tekrar silahlı faaliyetlerine geri dönebildi.

26’ncısı yapılan bu son operasyondan ise hükümetin çok büyük bir beklentisinin olduğunu düşünmüyorum. Hükümet açısından bu harekât en faza siyasi bir kararlılık gösterisini ifade ediyor. Toplumdaki yükselen tansiyonu düşürmeye de yarayabilir elbet.

Ama PKK açısından durum biraz farklı; örgüt, bu operasyondan “stratejik” bir başarı çıkarmayı hedefliyor. Hazırlıklarını uzun zamandır bu yönde yaptı. PKK, bu kara operasyonuna karşı, askerî olarak “başarılı” bir şekilde karşı koyup, siyasi bir zafer elde etmeyi umuyor. Doğrusu, PKK’nın hayalini kurduğu gelişme de buydu; yani, bir kara operasyonu.

Devletle masaya oturmanın hevesini alan, “muhatap” kabul edilir olmaktan yeterince tatmin olan PKK, artık daha fazlasını istiyor; müzakere masasına askerî bir zaferle oturmak gibi...

Askerin, hükümetin ya da PKK’yla mücadeleyi yürüten kurumların bunun farkında olmaması kuşkusuz mümkün değil. Bu yüzden, bu kara harekâtının öncekilerden farklı olarak daha sınırlı kalacağını düşünüyorum.

Ama eğer önceki operasyonlarda olduğu gibi harekât uzar ve TSK araziye saplanıp kalırsa, büyük can kayıpları vermekten kurtulamaz.

Zira PKK uzun süredir TSK’yı Kuzey Irak’a çekmeye, tuzağa düşürmeye çalışıyordu. Bunun için hazırlıklar yaptı, önceki kara operasyonlarından edindiği tecrübeye göre güç biriktirdi; örgüt yöneticilerinin değişik tarihlerde verdiği demeçlere göre de PKK, yeni askerî taktikleri bu operasyon sırasında deneyecek.

PKK’nın bu operasyondan beklentisi açıkça çok büyük; (1) başarabilirse mümkün olduğunca çok asker öldürerek devleti stratejik olarak yenilgiye uğratmak ve siyasi bir zafer elde etmek (2) başaramazsa gerilla birliklerini az kayıpla korumak ve “Sri Lanka” modelinde olduğu gibi tümden imha olmamak...

Bu hesapların tutup tutmayacağını elbette izleyerek göreceğiz. Burada önemli olan bence PKK’nın, askerî yöntemlerden medet umuyor olması. Daha önce ordu da böyleydi; 25 kara harekâtı PKK’yı bitirme hayalleriyle yapıldı. Şimdi de PKK, askerî yöntemlerle “zafer” hesabı yapıyor.

Hükümetin de PKK’nın da dönüp dolaşacağı yer sonunda müzakere masası olacak. O masadan kalktıkları için fatura ağır olmuştur. Geçmişe dönüp tarafları suçlamanın bence pek bir yararı yok. Hükümet müzakereleri masada tutamadığı için eleştirilebilir; PKK da diyalogu bir çırpıda elinin tersiyle itip yeniden silaha sarıldığı için eleştiriyi hak ediyor. Ama şimdi daha öncelikli olan, iki tarafı da yeniden masaya davet etmektir. Ne devlet ne de PKK’nın masadan kaçmaya hakkı var. Hem Türklerin, hem Kürtlerin, daha doğrusu bu topraklarda yaşayan tüm insanların ortak beklentisi de bu yönde.

Tansiyonun yükseldiği bu ortamda taraflar içinde “sonuna kadar gidelim” diyenler olabilir. Bu mümkündür. Her iki tarafta da az maceracı yok. En yakın örneği, işte Murat Karayılan. Türkiye’ye mektup yazan, konuşmak isteyen, barışa dönük iyi niyet temennilerini ileten PKK ile daha bu sözün mürekkebi kurumadan peş peşe gelen kanlı saldırılar düzenleyen iki ayrı PKK var ortada.

Türk tarafının da benzer şekilde iki ayrı yüzü var. Kandil’e bayrak dikelim diyenler ile itidal çağrısı yapanlar gibi...

Çözüm ne kara harekâtı yaparak gerilla vurmakta ne de daha fazla asker öldürmekte. İster hoşumuza gitsin ister gitmesin çözüm, elleri tetikten çekerek karşılıklı oturup konuşmakta.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89