• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 26 °C
  • Diyarbakır 32 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 27 °C
  • Berlin 20 °C

Kara gözlükle bakınca...

Oral Çalışlar

"Çözüm süreci bitmiştir" diye yüksek sesle bağırıyor. O kadar istekli ve içten ki; belli ki, böyle görüyor olmaktan çok memnun ve mesut. "Savaş başlayacak" derken dişleri gıcırdıyor. Bu insan modelini; çok özel bir tip olarak da kabul edilebilirsiniz, anonim bir tip olarak da...

"Türkiye kişi başına 15 bin dolar yıllık gelire sittin sene ulaşamaz" diyor, ekonominin tamamen battığını söylüyor, bir keyfinden oynamadığı kalıyor.

Musul'da IŞİD'in eline düşen 49 rehinenin kurtarılmasına sevinemiyor. "Dış politika batmıştır. IŞİD'in onları ele geçirmesi, işin bittiğini kanıtıdır..." diyor.

Sayıyor da sayıyor...

Gözüne bir 'kara gözlük' takarsan, her şeyi kara görebilirsin.

'Kara gözlük' merakı, bazı muhalif çevreler üzerinde ağır sonuçlar doğruyor. Onları, gerçeklerden, hayattan, toplumdan koparıcı bir etki yapıyor. Topluma öfkelenmeye, topluma kızmaya yöneliyorlar. Karamsar ruh halleri; depresif bir kişiliğe, çaresizliğe, bunun da sonucunda, iyice gerçeklerden kopmaya neden oluyor. Tam bir derin yıkılmışlık psikolojisi geliyor... Bu ruh halini, malum gazete ve köşe yazarları daha da kışkırtıyor.

'İktidarı elden kaçırma' sendromundan kendilerini bir kurtarabilseler, "iyi şeyler de olabiliyor" diyebilseler; sakinleşebilecekler, bazı gerçekler onlar için de mutluluk verici bir hale dönüşebilecek.

OLUMLULAR VE OLUMSUZLAR

12 yıllık AK Parti iktidarı, birçok alanda ilklerin yaşandığı bir iktidar dönemi oldu. Askeri vesayet bu dönemde sona erdi. Asker, asıl olarak kendi görev alanına çekildi. Ekonomi geçmiş yıkımların ardından normalleşti. Kişi başına yıllık gelir, 3 bin dolarlardan, 11 bin dolara yükseldi... İlk kez, Kürt meselesi, bir toplumsal mesele olarak ele alındı. Ulaşımda ve altyapı yatırımlarında önemli ilerlemeler kaydedildi.

Peki bu dönem güllük gülistanlık mı? Tabii ki değil. Birçok gösteride kullanılan aşırı polis şiddeti, eski devletten kalan bir alışkanlık olarak sürüyor. Alevilerin, farklı bir inanç gurubu olduğu, kendilerine özgü ibadet biçimleri olduğu hala kabul edilmiş değil. Bu konudaki bağnaz tavır yumuşamasına rağmen, asıl Alevi gerçeği kabul edilmiş değil. İçe sindirilebilmiş değil. Gündelik yaşam özgürlüklerine dair eksiklikler; özellikle gençlerde, huzursuzluğa yol açıyor.

Terörle Mücadele Yasası, hala yürürlükte. Hükümet; kendi döneminde çıkardığı Polis Yasası'ndaki bir çok olumlu hükmü, son dönemdeki şiddet olaylarını gerekçe göstererek değiştirip, eskiye dönüş tarzı mesajlar verebiliyor. Kürt kimliğinin temel taleplerinin kabullenilmesinde, hala sıkıntılar var.

Şehirleşme ve çevre bağlamında, Türkiye'nin bulunduğu durum ortada... Şehirler, bu hükümet döneminde de; eskiden olduğu gibi, aşırı yapılaşmamın esiri konumundalar.

Var olanla yetinmemek, daha fazlasını talep etmek iyi bir şeydir. Ekonomide de, gündelik yaşamda da, şehirleşmede de; bundan daha iyisini isteyebilirsiniz. Mesela, Türkiye'nin, kişi başına 11.000 yerine 20.000 dolarlık gelire ulaşmasını arzulayabilirsiniz.

Eleştirel bakış açısı değerlidir... Tabii, eleştirileri dile getirirken, gerçekçi ve nitelikli bir düşünce sistematiği içinden bakabilmek, yapılan iyi şeylerin hakkını verebilmek önemlidir. Yoksa toplum yalnızca kara gözlükle dolaştığınızı düşünür, sizin dile getirdiğiniz gerçekleri de dikkate almaz.

ÇÖZÜM SÜRECİ FIRSATI

Çözüm süreci, kendimizi değiştirmek için tarihi bir fırsat. Toplumsal kamplaşmanın yerine, uzlaşmayı koymak için bir imkan. Çünkü, Kürt kimliğini tanıma temelinde yapılacak değişiklikler, devletin bütün kodlarını değiştirici bir etki yapabilir.

Bu sürece muhalefet da katılabilir. Kendi endişeleri ve eleştirileriyle, onlar da, dönüşüme bir zenginlik katabilirler. Hükümet de buna açık kapı bırakmalı ve yeni bir birlik zemini için üzerine düşeni yapmalı.

Eski Türkiye'nin, eski dünyanın kodlarıyla; bugünü okumak ve anlamak mümkün değil. Yeni ve beyaz bir sayfa açmak, her zaman mümkün.

Bir düşünün diyorum. Hiç bir şey için geç değil...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89