• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 8 °C

Kanton, federasyon, eyalet!

Ali Bulaç

Geçenlerde PKK yöneticilerinden Cemil Bayık, The Economist’e verdiği demeçte üç noktanın altını çiziyordu:

a) Biz Marxist-Leninist örgüt değiliz, sınıf veya parti diktatörlüğünü reddediyoruz; b) Özerklik, bağımsızlık gibi algılanmamalı. Dört ülkede yaşayan Kürtleri birleştirerek, daha büyük Kürdistan kurmak istemiyoruz. Irak’taki Kürtler bir devlet kurmak istiyorlarsa, bu onların meselesi; c) Türkiye içinde kanton sistemi ve federal özerklik olmalı. Bu Öcalan’ın da görüşüdür. Muhtemel modeller konfederal bir devlet olan İsviçre veya AB örnek olabilir (Dünya Bülteni, 14 Şubat 2015.)

Kürt meselesi finale doğru gelmiş bulunuyor. Birkaç sene içinde bölgeyle beraber yeni bir şekil alacak. Kürtlerin dört parçaya bölünmüş olması sorunun temelini teşkil etmiyor; Araplar da kaç parça! Haksızlık dört parçada yaşayan Kürtlerin akraba ve komşularıyla ilişki kurmalarına ulusal engellerin çıkarılması. Kürtlerin bir kavim olarak kimliklerinin inkâr edilmesi, asimilasyona tabi tutulup dillerini kamusal alanda konuşma hakkının ellerinden alınması daha büyük haksızlık.

Bu durumun böyle devam etmeyeceğini anlamış bulunuyoruz. Gönül isterdi ki, bölge ülkeleri kendi aralarında çatışmadan Kürt halkının haklarını tanısınlar. Bunu yapmadılar, dış güçler geldi, çözümü bölgenin tamamına dayatıyor. Şimdi Kürtlerin hamisi bölge ülkeleri değil, küresel Batılı güçlerdir. Bu böyle olmakla beraber Batılı güçlerin iki sebepten dolayı soruna kalıcı çözüm getirecekleri kuşkuludur: İlki Batı’nın önceliği İsrail ve petrol kuyularının güvenliğidir. Müslüman kavimlerin birbirine düşmesi bu öncelikle ilgilidir. Diğeri iyi niyetli olsalar bile bölgeye empoze ettikleri modeller, kendi tarihi tecrübelerinin ürünüdür, bölgenin dokusuna uymaz. İngilizlerin empoze ettiği monarşiler, Fransızların cumhuriyet modeli ve şimdi ABD’nin önerdiği federasyon bölgeye yabancıdır.

Bölge tarih boyunca büyük devletler veya imparatorluklar tarafından yönetilmiştir; farklı din, mezhep ve etnik gruplar yan yana, iç içe, omuz omuza yaşamışlardır. Batı’nın önerdiği modeller dini, mezhebi ve etnik arındırmayı öngörür. Mesela Bayık’ın işaret ettiği İsviçre kanton sistemi, 1648 Westfalya antlaşmasıyla “kimin toprağı onun dini” prensibine dayanır. Katolik prensin kantonunda protestan, protestan prensin kantonunda Katolik yaşayamaz. Bugün Kürt elitinin önerdiği kantonlarda veya federasyonlarda Kürt olmayan etnik gruplar ne olacak? “Azınlık” statüsünde mi yaşayacak, asimile mi edilecek, etnik arındırmaya mı tabi tutulacak? Öyle bir model bulmalıyız ki, Kürtler bugüne kadar hangi haklarından mahrum edilmişlerse bu hakların tamamına sahip olsunlar ama diğer etnik grupları aynı mahrumiyete tabi tutmasınlar.

Bu konuda Abdullah Öcalan’ın önerileri üzerinde yeterince durulmuş değil. ANF’nin 3 Eylül 2010’da yayınladığı konuşma notlarında Öcalan, “Demokratik özerklik” tartışılırken, Batı’daki Kürtleri hesaba kattığını söylüyor: “Proje etnisiteye ve coğrafyaya dayanmıyor, ulus devleti sorguluyor.” Eğer etnisiteye dayanmıyorsa ulus devleti, coğrafyaya dayanmıyorsa teritoryal yapıyı öngörmüyor demektir. Öcalan, Weber’in “demir kafes” adını verdiği ulus devletin nasıl halkı boynundan bağlayıp tutsak ettiğinin farkında olduğunu belirtiyor: “Bu sistem Ortadoğu ve Türkiye gerçekliğine aykırıdır. Hemen ulus devleti kaldıralım demiyorum ama olduğu gibi de kabul edemeyiz.” Öcalan, Türkiye ile sınırlı olmayan, Irak ve Ortadoğu için de geçerli olacak bir model önerdiklerini iddia ediyor.

Bu modelin ne olduğunu tam olarak biliyor değiliz. Bask, ıra, Tamil vb. modellerin zihinlerinde uçuştuğu aydınlarımız, siyasetçi ve akademisyenlerimiz bize özgü bir model fikrine hayli yabancı. “Çözüm süreci” önemlidir, süreci satın alan geniş bir kitle var, yine kanın akmaması en önemli şeydir. Bu arada bölgenin tamamını içine alan modeller üzerinde tartışalım. Batı’nın BOP’u var da, neden bizim ortak bir projemiz, modelimiz yok?

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89