• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin 1 °C

Kandil'in şahinleri, Öcalan'a karşı

Abdülkadir Selvi

PKK'nın Diyarbakır-Bingöl yolunu kestiği bir sırada HDP heyeti İmralı'ya gitti ve Öcalan'ın, tarafları süreci provoke edecek tutumlardan alabildiğinde kaçınmaya davet eden mesajıyla döndü.

Sanki Öcalan tersini söylemiş gibi örgüt, Lice olaylarının ateşini yaktı.

Oysa HDP heyeti, 'Sayın Öcalan, 'En önemli realite sürecin yeni bir aşamaya gelmiş olmasıdır' diyerek 'gelinen noktada ciddi bir başlangıç için önemli bir umut vardı ve bu umut korunarak geliştirilmelidir' dediğini ifade etmişti..

İmralı'ya giden heyette yer alan ve çözüm sürecinde önemli bir katkısı bulunan Sırrı Süreyya Önder ise çözüm sürecinin yasal zemini konusunda önemli ilerlemelerin sağlandığını ve hükümet ile heyetler arası görüşmelerin yapıldığını açıklamıştı.

Buna rağmen, olaylar azalmak yerine hızlandı.

Sanki bu yetmezmiş gibi, HDP heyetinin İmralı'da görüşmeler yaptığı sırada Kandil'den, 'Lice'deki benzer katliamları önleyecek yer, İmralı ve Önder Abdullah Öcalan değildir. Gerçek saptırılmamalı, hiç kimse İmralı'dan gerçekleşmeyecek beklenti içine sokulmamalıdır' açıklaması geldi.

Bu Kandil'in, Öcalan'a karşı meydan okumasıydı.

Daha önceki gerginlik sırasında, 'Sakin olun, barış sürecine zarar vermeyin. Çözüm süreci yolunda devam ediyor. Çözüm sürecine katkı sağlayın' demişti.

Buna rağmen Kandil'in şahinleri, olayları tırmandırdı. Bunu Öcalan'a karşı bir meydan okumaya dönüştürdü.

PKK içindeki tablo şu:

1-Öcalan'ın çözüm sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini söylemesine rağmen Kandil'in şahinleri, gerilimi tırmandırarak Öcalan'dan rol kapmaya kalkıştı.

2-Daha önce 15 Haziran'da eylemlilik sürecine geçilmesi için Öcalan'a mektup yazan, ancak, 'Barış sürecine zarar vermeyin' yanıtını alan Kandil'in şahinleri, eylemlerle Öcalan'ın liderliğine meydan okumaya kalkıştı.

Demem o ki asıl sorun Kandil'in şahinleri ile Öcalan arasında yaşanmaya başladı.

Öcalan'ın da bunu dikkatli bir şekilde izlediği ve 'Lider benim' diyerek masaya yumruğunu vurduğu söyleniyor.

Benden paylaşması.

Cumhurbaşkanlığınızı açıklayalım

Cumhurbaşkanlığı seçiminde takvim ilerledikçe, AK Parti cephesinde bazı soruların cevabı netleşiyor.

1-AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan ayrı ayrı olmayacak.

2-Başbakan, partiyi 2015 seçimlerine götürecek birisi olacak. Seçimlerde partisi için oy isterken, kendisi seçimden 1 gün sonra devam edemeyecek olan 3. dönemden bir isim olmayacak.

3-Kimin Cumhurbaşkanı adayı olacağı konusunda Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan arasında mutabakata varıldığı söyleniyor. AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayı Başbakan Erdoğan olacak.

4-Cumhurbaşkanı Gül'ün, Başbakan'a, 'Birtakım spekülasyonlara meydan vermemek için, gecikmeden isminizi açıklayalım' dediği söyleniyor. Başbakan'ın ise adaylığını açıklama konusunda aceleci olmadığı gözleniyor.

Erbakan'ın mirasyedi evlatları

Merhum Erbakan'ı Huvzullah Gültekin ismi üzerinden dinledikleri belgesiyle ortaya konuldu.

Siyasi hayatı boyunca Erbakan'la mücadele eden paralel yapının, hayatı demokrasi mücadelesi içinde geçen, darbe dönemlerinde hapse atılmasına, partisinin kapatılmasına rağmen devleti aleyhinde tek bir kelime etmeyen, 54. Hükümetin Başbakanı Erbakan'ı, terör gerekçesiyle dinlediği ortaya çıktı.

Star Gazetesi dün mahkeme kararını yayınladı. Yeni Şafak ve Star Gazeteleri, Erbakan gibi muhterem bir şahsiyeti bir terör suçlusu gibi nasıl dinlersiniz diye hesap soruyor.

Ama bakıyorum da Erbakan'ın partisi iddiasıyla oy toplayan Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak'tan ses çıkmıyor.

Oysa aynı Kamalak 17 Aralık darbe girişiminden bu yana cemaatin yayın organlarından eksik olmuyor. Paralel yapıyla kanka olduklarına göre, Kamalak'ın STV'nin yayınında ya da Zaman Gazetesi'ne beyanat verirken, bir defa olsun merhum Erbakan'ı niye dinlediniz diye sormasını bekliyorum. Aynı durum Erbakan'ın gazetesi iddiasındaki Milli Gazete için de geçerli.

Şimdiye kadar muhterem hocamızı niye dinlediniz diye bir soru sormayan Milli Gazete'den de benzer bir performansı bekliyorum.

Cennet mekan merhum Erbakan hayatta olsaydı, 'Sizi gidi mirasyedi evlatlarım sizi' diye sitem ederdi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89