• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 31 °C
  • Diyarbakır 39 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 37 °C
  • Berlin 23 °C

Kandil’e bayrak

Hadi Uluengin

KATLİAMIN hayâsızlığından, yani kendi terminolojisini kullanırsak “kitle çizgisi sınırının aşımından” dolayı PKK son Gaziantep saldırısına imza atmayı şimdilik reddediyor.

Oysa yüzde doksan dokuz virgül dokuz ihtimalle bomba fünyesini bu örgüt ateşledi.

Nitekim dün Taha Akyol’un Güngören örneğinden yola çıkarak vurguladığı gibi, eli kulağındadır, zaptî soruşturmalar yukarıdaki hipotezi er veya geç doğrulayacak.

Çünkü Türk kitleleri Kürt kitlelere karşı toptan infiale kışkırtacak ve çelişkileri zıtlaştıracak her türlü kör eylem, PKK’nın Foça’yla birlikte tekrar benimsediği “tırmandırma stratejisinde” taktik bir hamledir.

***

DİĞER bütün siyasi liderler gibi MHP önderi Devlet Bahçeli de olay karşısında tepki ifade etti.

Birinci olarak kendi kitlesine seslendi ve ülkücülerin provokasyona gelmemesi için uyarı yaptı.

Türk- Kürt ayrışmasını pekiştirecek her türlü davranış ve eylemden bilhassa uzak durmalarını istedi.

Bu, akl-ı selimin sesidir!

PKK’nın yukarıdaki ya herru ya merru tercihi ve sözkonusu siyasi parti liderinin de milliyetçi kesim üzerindeki manevi ağırlığı gözönüne alınırsa, çağrının önemini görmezden gelmek inkârcılık olur.

Fakat aynı Bahçeli terörün bitmesi için “Türk bayrağının Kandil’e dikilmesi” gerektiğini de söyledi.

Heyhat, yukarıdaki çağrı ne kadar akl-ı selimin sesiyse bu da o kadar illüzyonun sesidir!

Esas özü oluşturan sebep- sonuç ilişkisine girmeden nedenini askerî- diplomatik açıyla sınırlayacağım. Birkaç yıl önce Le Monde gazetesinde yayımlanmış bir Kandil tasvirini kısaca tercüme ediyorum:

***

BURADA dünyanın en mükemmel doğal kalelerinden birisi başlıyor. Göz alabildiğine kabak dağlar, binlerce mağara, zıpkın uçurumlar ve kerpiç ve taştan yapılmış evleriyle tek tük sefil köy kümesi (...)

Iraklı Kürtler Peşmerge Ordusu’nun bir tümenini dahi dikkafalı

Sadece, geçmişte

Nitekim bizi yol kenarındaki bir mazgalda kabul eden

‘kuzenler’inin üzerine yollamaya niyetli gözükmüyorlar. Öyle etnisite akrabalığı gibi romantik bir gerekçeden dolayı falan değil! Saddam’ın askerlerinden kaçarken kendileri de oraya sığınmış olduklarından, bizzat tecrübeleriyle biliyorlar ki Kandil Dağları zaptedilemez (...)“komutan” Bozan Tekin (PKK’lı bir yönetici kastediliyor) “buraları Büyük İskender bile fethedemedi” diyerek gülüyor. (...)

***

BÜYÜK İskender’i bilemem ama işte ayan beyan ortadaki ki “Kandil’e bayrak dikmek” operasyonel açıdan kürsüde telaffuz edildiği kadar kolay bir iş oluşturmuyor. Mesele TSK’nın zaafından da kaynaklanmıyor.

Ne Türk istihbaratının eli armut topluyor, ne de sivil irade orduyu engelliyor. Mümkün olsa şimdiye kadar zaten çoktan denenirdi. Kısa bir “temizlikle” ortalığın sütliman kesileceği tezi hayalden öteye gitmiyor.

Nitekim Afganistan örneğini de görüyoruz. Oysa Kandil coğrafyası o yöreyi bile mumla aratacak ölçüde muhkem olduğu için “kalenin fethi” (!) uzun süreli bir muharebe rizikosunu göze almaktan geçiyor.

Veya Saddam’ın Halepçe’de yaptığı gibi kimyasal silah gerektiriyor ki, bu vahşeti ağza bile almayalım.

***

ZAMANA yayılacak bir çatışma ise otuz yıldır yaşanan “düşük düzeyli savaşı” bir üst seviyeye tırmandırmaktan başka anlam taşımayacaktır. Nefretler daha da bilenecek ve kaynaklar daha da heba edilecektir.

Üstelik tabut sayısının artmasıyla birlikte bizzat Türk kamuoyunda “Vietnam sendromu”nun ortaya çıkmayacağını kim garanti edebilir? “Ver kurtul” fikrinin giderek ağırlık kazanmayacağına dair senet yoktur.

Her halükârda da böyle bir tırmanma Türk- Kürt çelişkisini zıtlaştıracağından ve “desperados” tedhiş eylemlerine yeni ruhi zemin yaratacağından PKK’nın ekmeğine dolaylı yönden yağ sürülmüş olacaktır.

Öte yandan, uluslararası meşruiyeti tartışılmaz bir Irak sathında cenge tutuşmak Ankara’nın diplomatik plandaki yalnızlaşmasıyla atbaşı gidecektir. Yakın müttefikler dâhil hiçbir devlet buna he demez ve diyemez.

Kaldı ki, yurtdışında geniş kitleleri seferber etmek melekesiyle donanmış aynı PKK’nın ve ciddi bir lobi oluşturmak yeteneğine sahip diğer Kürt örgütlerinin de “mağdur” konumuyla devreye gireceği işin cabasıdır.

Hayır, terörün maddi ve manevi zeminini kurutmak “Kandil’e bayrak dikmekten” değil, özünde sonuç olan o terörün yalnız ve yalnız Türkiye toprağında hayat bulan sebebine çözüm bayrağı dikmekten geçiyor!

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89