• BIST 83.106
  • Altın 146,948
  • Dolar 3,7641
  • Euro 4,0426
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin -4 °C

Kandil mesajı tartışıyor

Abdülkadir Selvi

BDP milletvekillerinin Öcalan'la görüşmelerinin notları Kandil'de değerlendirmeye alındı.

Ama sadece Kandil'e mesaj göndermedi Öcalan.

Yeni süreçle ilgili düşüncelerini belirttikten sonra BDP'den, Kandil'den, DTK'dan ve Avrupa sorumluluğundan, sürece ilişkin değerlendirmelerini yapıp, görüşlerini kendisine bildirmelerini istedi.

Kandil bir süredir zaten bu süreci tartışıyor.

Suriye'yi de içine alan yapılanmanın sorumlularından Sofi Nurettin, 21 Şubat tarihli açıklamasında 'HPG Askeri Konseyi Toplantısı'nın yapılarak sürecin değerlendirildiğini ifade etti, 'Önder Apo'nun emrindeyiz' başlıklı açıklamasında.

Yeni sürece karşı Fehman Hüseyin'in direndiği, silah bırakmaya karşı çıktığı, örgütte çözüm yanlılarının Öcalan-Karayılan ekseninde, silah bırakmaya karşı çıkanların ise İran-Suriye eksenini temsil eden Cemil Bayık- Fehman Hüseyin cephesinde yer aldıkları şeklinde değerlendirmelerin yapıldığı bir sırada Sofi Nurettin'in açıklaması, nerede durduğunu göstermesi açısından önemliydi.

Kandil, Öcalan'dan gelen mesajlar ışığında dünden itibaren süreci kolaylaştırıcı, çözüme olan güveni artırıcı bir takım önlemleri tartışıyor.

İlk sırada, başta kaymakam olmak üzere, kaçırılan insanlarımızın bırakılması geliyor.

Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu, hem devlet açısından önemli bir simge, hem başka bir anlamı var. O açıdan çift taraflı bir jest olacak.

Ayrıca eylemsizlik kararının ilan edilmesi, ateşkes kararının alınması, ateşkesin süreli mi süresiz mi olacağı gibi seçenekler üzerinde duruluyor. İçerideki güçlerin sınır ötesine çekilmesi ve dağdakilerin inmesi aşamasına henüz gelinmedi. O nedenle sürecin her kritik aşamasında İmralı ile görüşmeler devam edecek.

Bu açıdan BDP'nin rolü çok önemli. Çözüm süreci başarıya ulaştığı taktirde BDP'nin denklemdeki yeri, BDP'lilerin de tahmin edemeyeceği bir noktada olacak.

Tabi o misyona uygun hareket edebildikleri sürece.

Sürece ilişkin en can alıcı değerlendirmelerden biri Öcalan'dan geldi.

Çözüm sürecini, 'Tarihi bir adım' olarak nitelendirdi. 'Tarihi bir süreç yaşıyoruz. Bütün taraflar, bu süreçte çok dikkatli ve duyarlı olmalıdır' dedi.

Ben işin daha çok, 'tarihi adım' tarafıyla ilgiliyim.

Uluslararası literatürde çatışma süreçlerine ilişkin kaba hatlarıyla belirlenen bir yol haritası var.

Çatışmayı yatıştırma
Çatışmayı çözme
Çatışmayı dönüştürme.

27 Nisan e muhtırasına verilen yanıttan itibaren Türkiye zaten müthiş bir dönüşüm içerisinde. Askeri vesayetin geriletilmesi, Anayasa referandumu, Ergenekon operasyonları, darbecilerin yargılanması, Kürtçe seçmeli dil ve ana dilde savunma dönüşümün önemli kilometre taşlarını oluşturuyor.

Girilen yeni çözüm sürecinde ise, Kürt sorunu ve PKK'nın tasfiyesi üzerinden Türkiye dönüştürülüyor.

Ayhan Aktar'a göre '90 yıllık gecikmiş bir süreç' yaşanıyor. Berat Özipek ise bunu, '90 yıllık gecikmenin telafi edilebileceği bir sürecin başında olduğumuzu görüyor ve bundan heyecan duyuyorum' diye ifade ediyor.

Birinci Meclis'in feshedilmesi ile İstiklal Mahkemeleri'nin darağaçları üzerinden kurulan, çok partili sisteme geçişle birlikte yumuşatılan ama askeri darbelerle yeniden tahkim edilen, bir zihniyetin tasfiyesinden söz ediyorum.

Eğer bu süreci yeni Anayasa ve yeni kimlik ve moral değerlerin tarif ve inşa edildiği bir süreçle taçlandırabilirsek, 'Eski Türkiye'nin tasfiye edildiği, 'Yeni Türkiye'nin inşa edildiği bir sürece dönüştürebiliriz.

Bu irade ve iklim var.

Bölgesel aktörler, Paris suikastı ve Amerikan büyükelçiliğine saldırı ile kendisini gösteren 'derin Avrupa', PKK içinde silah bırakmak istemeyen kanat ya da başka güçler bu büyük yürüyüşü engellemek isteyecek.

Ama asıl önemli olan devletteki çözüm iradesinin ne denli güçlü olduğu. Öcalan da bunu ölçmeye çalışıyor. Ankara da bunun farkında.

Tarihin eşiğinde durduğumuz bir sırada ya kendi geleceğimize yürüyeceğiz ya da tarihi bir fırsatı ıskalamış olarak kalacağız.

Tarık Bin Ziyad gibi, gemileri yaktığımız taktirde Endülüs gibi bir medeniyet önümüzde duruyor.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89