• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 8 °C

Kalb ve kılıç

Ali Bulaç

Hz. Hüseyin (r.a.)'e destek vermeyen Kufeliler “kalb” ile “kılıç” arasında gidip gelmişti.

Kalbiyle Hüseyin'in, kılıcıyla Yezid'in yanında yer almıştı.

İslam tarihinde siyasete ve yönetimlere yön veren sadece zaaflar değil, fakat zulüm ve cinayetlerin itikadi doktrinler ve fetvalarla tahkim edilmesidir.

Bugün İslam dünyasının içine düştüğü durum, yaşamakta olduğu travmalar geçmiştekilerden mahiyetçe farklı değildir. İbn Haldun “Suyun suya benzediği gibi, dün bugüne benzer.” diyor.

Kitlelerin siyasete ve idareye bakışlarında temel sorun var. Bu olay üzerinde modern tarihte en  kapsamlı düşünme çabasını İmam Humeyni gösterdi. 15 Hordat 1964'te Şah Rıza Pehlevi'ye karşı ayaklandığında 15 bin taraftarını kaybetti, İran halkının kılı kıpırdamadı. O zaman İmam Humeyni ve yakın ulema çevresi şunu sordular: “15 bin şehid verdik halktan destek gelmedi, neden?” Uzun süren fikri ve ilmi müzakerelerden sonra şu sonuca vardılar ki, Şii halk Mehdi'yi bekliyor. Şah'ın zulmü eşyanın tabiatına uygundu. İmam Humeyni ve ulema çevresi Şii inancında devrim yapacak bir içtihad için kolları sıvadılar. Dediler ki Mehdi zulüm ve cefanın sürdüğü karanlık bir bataklıkta değil, İslam adaletinin ve iyiliklerin tezahür ettiği bir bahçede zuhur etsin. Bu görüş kabul gördükten sonradır ki,  halk ayaklandı,  Şah devrildi, İslam cumhuriyeti kuruldu. Biz Sünni dünyanın benzer bir zihni süreçten geçmesi lazım. Sünni akidenin birer parçası olan şu hususlar üzerinde imal-i fikr etmeliyiz:

1) Devlet usuluddinden değil de füruundan ise hakkaniyet ve adalet dinin aslından değil füruundan olur. Böyle de olur (adil), öyle de olur (zalim).

2) Sünni doktrine göre siyasi muhalefet kargaşa ve “fitne”dir. Bizi ezen zalim ve zorba yönetime ya isyan edeceğiz, ya teslim olup itaat edeceğiz. Neden isyan ve teslimiyet arası bir muhalefet geleneğimiz yok?

3) Maverdi, İbn Cem'a, Gazali, İbn Teymiye vd. asl ve öncelikli olan “güvenlik”tir, adalet arzuya şayandır, idealdir ama ideal yoksa reel olan esas alınır ki bu görüş,  zulme rızaya kapı araladı. Böylelikle “Cair/zalim imama itaat edilir, arkasında namaz kılınır” hükmü hadis ve kelam kitaplarına girdi. Müslüman'ın yeryüzündeki asli misyonu İslami hükümlerin tatbiki ve adalet değilse, şu veya bu düzende güvenlik içinde yaşamak mı? Aslolan güvenlik ise siyaseti Makyavelizm'den ne kurtaracak?

4) Adı konulmadıysa da Emevi, Abbasi ve Selçuklu'da, adı konulmuş olarak Osmanlı'da idarede Şeriat hiçbir zaman tatbik edilmedi. Geçmişte devletler şeriatın hükümlerini idarede uygulamayan İslam devletleriydi, gerçekte idarede bir tür laiktiler, kendi kanunlarıyla hükmediyorlardı. “Yasağ-ı sultani” olan Örfi Hukuk'u sorgulamıyorsak, bugün İslam dünyasında şeriata aykırı süren baskılar, müsadereler yasağ-ı idareci değil mi?

5) Potansiyel hammadde olarak “hayrı ve şerri yaratan Allah'tır, amenna vesaddakna” ama bu utanç verici sefaletler, zulümler Allah'ın kaderi mi? Kötü amellerimizi neden  “kader”e mal ediyoruz?

6) Alimlerimiz küçük menfaatler veya güvenlik kaygısıyla reel politiği tercih edip muktedirlerin yanında yer alırken ekmek derdine düş(ürül)müş halkı suçlamak doğru mu?

Hakkaniyet ve adalet fıtridir, fıtratın yatağı kalptir ve kalbin fetvası bizim vicdanımızdır ki, müftünün fetvasını o test eder (Müsned, IV, 228). Kufelilerin tamamı Hz. Hüseyin'in haklı olduğuna inanıyordu ama korkuları, çıkar beklentileri veya nemelazımcılıkları onları Yezid'in yanında yer almaya sevk etmişti. Kufeliler zaaflarına yenilmişlerdi, pişman oldular, nitekim sonraları Muhtar es Sakafi'nin başını çektiği Tevvabin ayaklanacak, İbn Ziyad'ın kellesini koparıp Medine'ye Zeyne'labidin'e göndereceklerdi.

Kendimizi ve tarihimizi kritik edip tevvabin olma ama Muhtar es Sakafi'nin silahlı isyanı dışında bir siyaset yolu bulma mecburiyetimiz var.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89