• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 1 °C

İstihbarat savaşı

Mümtaz er Türköne

Casusluk hikâyelerinin zirve yaptığı Soğuk Savaş dönemi geride kaldı. Uluslararası rekabeti komplolar ve entrikalarla açıklamak, bu yüzden eski bir moda. MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı hedef alan son İsrail tezgâhını, bu yüzden bölgenin reelpolitiği üzerinden okumak gerekir. 

Doğruluğu-yanlışlığı, getirisi-götürüsü tartışılır; ancak Türkiye son birkaç yıldır bölgede pro-aktif bir politika izliyor. Kantarda eksik kalan kilolarını, etkili istihbarat faaliyetleri ile tamamlıyor. Bu arada fincancı katırları ürküyor. İsrail’in hesapları ile Türkiye’ninkiler uyuşmuyor. İsrail, kişiselleştirdiği bir refleks ile hem rahatsızlığını ifade ediyor hem de Türkiye’nin tekerine çomak sokmaya çalışıyor. Hakan Fidan’ı hedef alan operasyonun başka türlü bir açıklaması yok. 

The Jewish Press’te yer alan; “Bir sabah arabasında özel bir sürprizi hak eden varsa o da Türkiye İstihbarat Şefi’dir” cümlesi, Türkiye’nin İsrail’i çok kızdırdığının bir işareti. Açık bir ölüm tehdidi, sıradan gazetecilerin kaleminden çıkmaz. Ama söz konusu İsrail olunca daha karmaşık düşünmek lâzım. Hakan Fidan üzerinden Türkiye’ye karşı açılan savaş, İsrail’in başka alanlarda da ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Mavi Marmara baskınını yapan generalin İngiltere’de gözaltına alınıp sorgulanmasının yarattığı şok ile, Türk istihbaratına yönelik saldırı arasında bağlantı kurmadan fotoğrafın bütününe ulaşmak mümkün değil. 

İsrail ve Türkiye, Ortadoğu’da özellikle Suriye iç savaşı konusunda birbirine taban tabana zıt iki farklı politikayı yürütüyor. İsrail, krizin mümkün olduğu kadar devamından yana. Elindeki imkânları ve bağlantıları, bu savaşı sürdürecek şekilde kullanıyor. Kendi güvenliğini komşularındaki yangına bağlayan İsrail için bu politika vazgeçilmez. Türkiye ise tam tersine bölgede barış ve istikrarın yegâne adresi. Dış politikasını ve komşularıyla ilişkilerini ahlakî bir düstur olarak tek tek bölge halklarının barış ve güvenliği gibi bir meşruiyete bağlamış olan Türkiye’nin İsrail ile karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz. Suriye’de denge Esed aleyhine döndüğü zaman İran bile İsrail için işbirliği yapılabilecek bir muhataba dönüşüyor. Suriye krizinin global ölçekte bir soruna dönüşmesi ve İsrail üzerindeki yükün hafiflemesi yeterli değil. Suriye krizinin harekete geçirdiği gelişmeler İsrail’e yepyeni fırsatlar sunuyor. İran, Suriye’yi kaybetmemek için her şeyi yapmaya hazır. Terazi ikili değil üçlü olursa, hesaplar daha girift hale gelir. İran’ın Ruhanî ile birlikte giriştiği ve karşılığını da aldığı sempati taarruzunu bu teraziye yerleştirmek lâzım. 

Ülkelerin çıkarları, bu çıkarları temsil eden kişilerden bağımsızdır. Hakan Fidan’ın hedef alınması, gerçekte nasıl İsrail’in Türkiye’nin politikalarından duyduğu rahatsızlığın bir ifadesi ise; Ruhani ile birlikte İran’ın dış politikasında kişisel bir değişikliğin değil, bir fırsatın değerlendirildiğini görmemiz lâzım. ABD, Ortadoğu’da stratejik olarak kısmî bir geri çekilme içinde. İsrail, ABD’nin henüz kaybolmamış gölgesi altında yeni bir denklem oluşturmaya çalışıyor. Rusya’nın artan etkinliği ve İran’ın önünün açılması sadece Suriye’de değil, Ortadoğu’nun geri kalan kısımlarında da İsrail’i yeni hesaplara zorluyor. 

Mısır darbesini bölgesel bir gelişme olarak değerlendirin. İsrail kadar derin bir nefes alan başka bir ülke var mı? Suud yönetimi, saklayamadığı ve aceleyle dile getirdiği desteği ile kendi rejimini garantiye almaya çalıştı. Birileri çatışmadan, birileri ise barış ve sükûndan besleniyor. Türkiye’nin yalnızlaşması denilen şey, barışın boynu bükük kalmasından ibaret. Hayal gücümüzü zorlayarak soralım: Hafazanallah Türkiye’de bir askerî darbe olsa, bugün en çok kim sevinirdi? Sosyal barışı ve iç istikrarı bozulmuş bir Türkiye en çok kimin işine gelirdi? İsrail’in açık bir savaş ilanı ile Hakan Fidan’ı hedef alması, Türkiye’nin ahlakî üstünlüğü ile hâlâ çok güçlü olduğunu göstermiyor mu?

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89