• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 22 °C

İşte Türk-İslam sentezi: Tepe tepe kullanın

Yavuz Baydar

Zihin ve algı dünyaları işte bu kadar. Görüşmesafeleri öyle dar ki, sonunda tek çareyiel ele tutuşmakta buluyorlar. 

Ve işte geldiler, İslamcısı ve militaristi göz göze gelip ezberlerinin aslında ne kadar derin bir tarihsel ahenk içinde olduğunu görüp sırf kendi menfaatleri uğruna, kirli ve kanlı bir iktidar geleneğine dört elle sarılmaya karar verdiler. 

İttihatçılıktan gelenler, epey bir süre köküne kibrit suyu ekmeye çalıştıkları İslamcıların aslında kendilerinin nasıl tıpatıp kopyası olduğunu gördü artık. 

Aynı şekilde, avanta, nepotizm ve yıkıcılığı kutsal ve köklü bir dini inançla utanmadan arlanmadan yalancılıkla ve mağduriyet edebiyatıyla ambalajlayıp, zaten çürük olan bir sistemi daha da çürüten, hak-hukuk anlayışını enkaza çeviren İslamcılar da, bu ülkede hâlâ varlığını sürdüren demokrasi talepleri karşısında en kullanışlı müttefiklerinin militaristler, tuzu kuru Kemalistler ve askerler olduğuna kendilerini inandırdılar. 

BİRBİRLERİNİN KOPYASINI GÖRDÜLER

Epey bir süre didişmiş, itişip kakışmışlardı. Sonra baktılar gördüler ki ortak yanları haddinden fazla. 

Köklü demokratik reformun kendi varlıklarına ne kadar büyük tehdit teşkil ettiğini gördüler. 

Kürtlerimize baktılar, ‘bunlar da anadil manadil, yok yerinden yönetim, yok kollektif haklar, çok şey istiyorlar, asla ve asla müsaade edilmeyecek’ noktasında birbirlerinin kopyasını gördüler. 

102 kişi Ankara’da bombalarla paramparça olduğunda, o ruhları kımıldamadı bile. Hatta ‘oh olsun’da bile buluştuklarını idrak ettiler. 

Paris’te ölen, bir kısmı Müslüman, masum insanların katline karşı stadyumlarda katillere aferin dercesine saygı duruşunu yuhalama ruhu, bu inşası hızlanan Türk-İslam Sentezi’nin sonucu olarak tarihteki yerini aldı bile. 

İttihatçı, askerci ve İslamcılar haz ve hınç içinde, memleketin menfaatlerini kendi menfaatlerine kurban kesip, körelmiş ruhlarını kirli bir izdivaçla birbirlerine kiraya verdiler. 

Demokratik solun iyice öğütüldüğü 1970’lerden sonra, egemen ve zalim bir militarizmin yeşermesini keyifle seyrettiği, 1980’lerde de önemli bir kısmının harcını karıp inşasını başlattığı meşhur Türk-İslam Sentezi, artık kına yakmak isteyen yakabilir, karşımızda ucu açık bir vakıa olarak yükseliyor. 

‘Yerli ve milli’ diye bir de ad uydurdular. Bir İslamist-Militarist ittifakla buluştu Türkiye. 

Anlaşıldı ki, hiçbirinin demokrasiyle ilgisi alakası yokmuş. 

Şimdiki ittifakın bir kolu, demokrasiyi başörtüsünün serbestisi ve paradan pay kapma olarak gördü. Bunları aldı ve işi bitirdi. 

KÖTÜ BİR HİKAYE İZLİYORUZ

Şimdiki ittifakın bu kolu tarafından hapislere atılan militarist kol, eşleri babaları hapisten çıkıncaya kadar ‘demokrasi’ diye ortalığı inletti, davaları düşünce, ve ittifakın şimdiki reisi kendileriyle işi bağlayınca demokrasiyle işleri bitti. 

Silivri önlerinde vardiya nöbetleri tutan subay hanımlarının acaba bir teki dahi, Silvan, Cizre veya Silopi’de öldürülen, T.C. yurttaşı kadınlar ve çocuklar adına ses çıkardı mı? 

Aslında, ülkede demokrasi samimiyeti olsaydı, en azından birkaçı, en azından, Nusaybin’de evinin önünde kurşunlanan hamile ve beş çocuk annesi, hamile Selamet Yeşilmen’in hatırasına sokağa çıkarlardı. 

Daha söyleyecek çok şey var ama yerim dar. 

Şunu not düşelim: 

Öyle tahripkar bir ‘sentez’dir ki bu, Ermeniler, gayrımüslimler ardından, şimdi acımasızca bir yandan demokrat Sünni cemaat mensuplarını, öbür yandan Kürtleri önüne katmış, memleketin kalan ayarlarını bozmada gaza basmıştır. 

Göreceksiniz yetmeyecek, sıra sonra solculara, Alevilere, ve bu ittifaka itiraz eden, ‘yapmayın etmeyin’ diyen herkese gelecektir. 

Çok kötü bir hikayeyi izliyoruz ve gerisi daha da kötü gelecek. 

Kemerlerinizi sıkı bağlayın ama bilin ki bu dünyadan kimse iyiliği ve vicdanı kovamadı. Bunlar da, hangi ‘senteze’ sarılırlarsa sarılsınlar kovamayacak.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89