• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 3 °C

İstanbulensis ve ‘öteki’nin şiiri

Hamid Omeri

“İstanbul’un Şiiri Dünyanın Şairi’’ diyen Sultanbeyli Belediyesi çehresini değiştirme noktasında şiirden ve şairden de güç alarak emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Sultanbeyli’ye geçmiş dönemlerden kalıt olumsuz kanaatlerin izalesi elbet sadece söz ve sloganla gerçekleşmez. Bunun bilincinde olan Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin, kültürel dinamikleri stratejik hamlelerle harekete geçirmeye gayret ediyor.

Sultanbeyli Belediyesi, “Kendini ve Kentini Geliştiren Belediye” hedefiyle vizyon ve misyon hususunda önemli adımlar attı. Kurumsallaşma noktasında önemli bir kimlik ve logo yenilemesi gerçekleştirdi. Hizmet binası ve belediyeye kazandırılan sahici logo noktasında belediye ekibine ve belediye başkanına hakkını teslim etmek lazım.

Grafik elbette önemli ancak Sultanbeyli Belediyesi sadece Aydos Ormanlarında yetişen ve adı İstanbulensis olarak kayıtlara geçirilen bir çiğdemi kentin simgesi olarak belirledi. Hakikaten hem doğru hem de başarılı bir çalışma oldu. Bazen doğru işler başarılı bir lansmanla yapılamayınca kötü sonuçlar verebiliyor. Hüseyin Keskin merkezi hükümetin de desteğini alarak bu işleri yerel çerçevede ne kadar başarılı kılabilirin örneklerini verdi ve vermeye devam ediyor.

Sultanbeyli Belediyesi’nin en son organizasyonu dilerim diğer yerel idarelere de örnek olur. Aslında şiir günleri ve festivalleri düzenleniyor bir çok yerde. Ancak Sultanbeyli Belediyesi şiir konusunda çıtayı epeyce yükseltti. Açıkçası 16 ülkeden 52 şairi ağırlamak ve üstelik bunu ikinci kez gerçekleştiriyor olmak ziyadesiyle tebriki hakkediyor.

İstanbulensis Şiir Festivali’ni muhalif öğretmen ve şair Sıddık Ertaş’ın gayreti ve özverili PR çalışması sayesinde uzaktan da olsa oradaymış gibi takip etme imkanı buldum. Dostum Ali Fikri Işık’ın tutukluluk hali ve açlık grevinden dolayı programa katılamasam da sosyal medya üzerinden yakından takip ettim. Bu noktada şairlerin ağırlanması, açılış programı ve konserler, ödül töreni ve kapanış programı ile İstanbulensis Şiir Festivali son derece başarıyla kotarılan bir organizasyon oldu.

Festivali düzenleyen Sultanbeyli Belediyesi belli bir zamana kadar merkez medyanın ve merkez olarak tanımlanabilecek hemen hemen her odağın ‘öteki’siydi. Bir zamanlar birilerinin ötekisi olanın kendi ötekilerini fark edemeyişinin ise en azından tespit edilmesi gerekir. Sultanbeyli, Türkiye’nin birçok şehrinden göçen insanların gelip buluştuğu bir ilçe. Teferruc ve Aydos tepeleri arasında şirin bir Anadolu şehri gibi. 

İstanbul’dan uzak ancak en yüksek tepelerden biri olan Aydos sayesinde İstanbul’u ilk gören yer özelliğine sahip. Sultanbeyli ilçesi ciddi manada bir Kürt nüfus da barındırıyor.  Ancak bu demografik ve sosyolojik gerçeklik pek muhtemeldir ki titiz çalışmaları ile tanıdığımız Özcan Ünlü ve Mehmet Mazak’ın dikkatinden kaçmış olsa gerek.

Oysa Küba’ya Filistin’e ve Uruguay’a el uzatan İstanbulensis Şiir Festivali yanı başındaki ve hatta bağrındaki Kürt ve Kürdistani şiiri ne yazık ki ağırlayamadı. Festival Komitesi bu yönüyle Anadolu’nun bazı hasletlerini fark edemedi ya da dikkatinden kaçtı. Komiteye haksızlık etmek istemem zira Kürt olan bir çok şairi ağırladı ancak Kürtçe yazan Kürt şair ağırlamadı. Nurettin Durman’ı, Hasip Bingöl’ü, Mehmet Şah Erincik’i ve Sıddık Ertaş’ı ağırlamış olması dikkatimden kaçmış değildir ancak ismini andığım bu şairlerin hepsi Türkçe’nin şairidir. Nurettin ağabeyin şiirleri her ne kadar anadili olan Kürtçenin zazaca lehçesine çevrilmiş olsa da bu altını çizmeye çalıştığım gerçeği ne yazık ki değiştirmeye yetmiyor.

İstanbulensis Şiir Festivali o sarı çiğdemin yani İstanbulensisin baharını daha bir görkemli kılarak en azından Şêrko Bêkes, Berken Bereh, Kawa Nemir, Îrfan Amîda, Lal Laleş, Yıldız Çakar, Fatma Savcî, Jana Seyda, Kejal Ahmed, Gulîzer veya ismini anamadığım Kürt şairleri de organizasyona davet edebilmeliydi.

İstanbulensis Şiir Festivali, Türkçeden sonra en fazla bilmesi gerektiğine inandığım Kürtçeyi ve Kürt şiirini es geçerek bir bakıma İstanbulensis’in rengini bazı yönleriyle etkiledi sanırım. İstanbulensisin güneşinden çalmamak lazım derim ve gelecek festivalde komitenin bu konuda daha duyarlı olacağına olan inancımla başta Sultanbeyli Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Keskin olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederim.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89