• BIST 97.651
  • Altın 145,042
  • Dolar 3,5684
  • Euro 3,9748
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 27 °C

İsrail, Cemaat ve operasyon

Hilal Kaplan

Uzun yıllar boyu, yanımda Gülen Cemaati'ni İsrail'le ilişkilendiren herkesle âdeta kavga edercesine tartıştım.

Hocaefendi, Mavi Marmara katliamının ardından ruhumuzu inciten sözler sarf ettiyse de, uluslararası sularda bile İsrail'i 'otorite' gösterdiyse de bunun 140 ülkede okulu olan bir cemaatin gözetmesi gereken bir 'maslahat' olduğu noktasında hüsnü zannımı hep muhafaza ettim. Buna cemaatin bazı üst düzey gazetecileri de şahitlik edecektir. Ancak 17 Aralık operasyonuyla beraber bu husustaki hüsnü zannımın kolu kanadı kırıldı.

Cemaat medyası, 7 Şubat'ta Hakan Fidan'ı 'vatan haini', İHH'yı terörist ve en son Erdoğan ile Ak Parti hükümetini 'El Kaideci' göstermek noktasında başı çekti, çekiyor. (Dershane tartışması sırasında bile, ne alakası olduğunu çözemediğimiz -'tır' dolusu dezenformasyondan sonra anladığımız- şekilde Mavi Marmara'yı ve İHH'yı sorgulayıp hedefe koyan cemaatten gazeteciler olduğunu hatırlatırım.)

Bu kişi ve kurumların, İsrail açısından rahatsızlık vesilesi olduğu sır değil. Fidan'ı alenen hedef gösterdikleri, İHH'yı ilk başta 'terörist'likle suçladıkları ama BM raporu ve benzeri neticeler karşısında avuçlarını yalayıp özür diledikleri malum. 'One minute'ten beri Başbakan Erdoğan'ın 'tahmin edilemez, kontrol edilemez bir baş belası' olarak görüldüğü de aşikâr.

Cemaatin İsrail istihbaratıyla bağları var mıdır, nasıldır, bilemem. Ancak son operasyon dalgasından anlaşılan, 7 Şubat'ta olduğu gibi, İsrail'in ve muhiplerinin ellerini ovuşturarak takip ettiği bir süreçten geçiyoruz.

Ben değil, Tel Aviv Üniversitesi'nden Hay Eytan Cohen Yanarocak söylüyor. Ben söylersem adı 'komplo teorisi' olur ama İsrail'den bir akademisyen söyleyince daha 'muteber' bulacaklar için BBC Türkçe'nin yaptığı röportajdan paylaşıyorum (Tam metin şurada: http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/12/131220_israil_iddiasi_yorum.shtml):

'Yanarocak'a göre, eğer İsrail böyle bir destekte bulunmuşsa böylece kendisi açısından 'bir taşla iki kuş vurmuş olabilir'.

Yanarocak, burada hem İsrail'in İran'ın iddia edilen yasadışı ekonomik faaliyetlerine hem de sıkıntı yaşadığı AKP hükümetine zarar vermeyi düşünmüş olabileceğini söylüyor.

Yanarocak şu yorumları yapıyor:

'21 Nisan 2013 tarihinde Amerika'da Halk Bankası'na karşı 47 tane senatörün yaptırım uygulama talebi var, aynı gün Halk Bankası bu ithamları reddediyor. Neydi bu ithamlar? İran Türkiye'ye doğalgaz satıyor bunun karşılığında Türk lirası olan bu paralar altına çevriliyor ve altın Dubai üzerinden İran'da millileştiriliyor.'

'Dolayısıyla Halk Bankası burada İran için yaptırımları delen bir paravan örgüt gibi bir şey oluyor. Bunun üzerine 47 Senatör yaptırım istedikten sonra Zafer Çağlayan altın ihracatının hiçbir ülke farkı gözetmeksizin devam edeceğini söylüyor. Zafer Çağlayan'ın oğlunun içeride olmasının sebebinin Çağlayan'ın İran konusundaki ısrarı olabileceği akıllara gelmiyor değil.'

'Yine baktığınız zaman belki de yabancı istihbarat örgütleri, Halk Bankası'nın başındaki Süleyman Arslan'ı İran'a altın transferleri konusundaki işlemlerden ötürü belki takibe almış ve bu takip sırasında Arslan'ın herhangi bir şekilde yolsuzluk yaptığını tespit ettikten sonra Erdoğan hükümetine karşı Gülen Cemaati'nin elini güçlendirmek için kullanmış olabilirler. Veya Erdoğan'a karşı bir başka güçlü cephe yaratmayı da amaçlamış olabilirler.'

'Burada İsrail için iki önemli ayak var, birincisi Halk Bank ve ikincisi Rıza Sarraf.'

Yanarocak, İsrail ve Gülen Cemaati arasındaki olası bir işbirliği konusundaysa şu yorumu yapıyor:

'Mavi Marmara, Davos, Anadolu Kartalı'nın iptali, TRT'deki Ayrılık dizisi vb. üzerinden sürtüşmeler yaşanırken 'Mavi Marmara'nın gitmesi yanlıştı, keşke otoriteden izin alınsaydı' tarzı açıklama yapan birine kanınız kaynar, doğru mu? Hele ki bu harekete bağlı olan yazarların çoğu sıklıkla, Today's Zaman gazetesinde veya Zaman gazetesinde İsrail'le ilişkilerin onarılması gerektiğinin altını çizerse doğal olarak siz gerek ABD gerek İsrail olarak bu oluşuma göz kırparsınız, bu çok normal bir şey.'

Yok başka sözüm hâkim bey.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89