• BIST 89.270
  • Altın 146,969
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 11 °C

İslami kimliğin çözülüşü

Erol Katırcıoğlu

Karagöz’ün Hacivat’a “Bizde demokrasi oyunu böyle oynanır dümbük!” dediğini duyar gibi oluyorum. Hani şu etrafımızdaki “geri” ülkelerin halkları için “model” olacağı söylenen “demokrasi”mizle ilgili olarak. Bu “model”in neresinden tutmak lazım doğrusu bilemiyorum ama son günlerde iktidar partisiyle ana muhalefet partisinin söylemleri bana ancak Karagöz-Hacivat gösterisini hatırlatıyor, yani anlayacağınız bir çeşit “ortaoyunu”nu. Galiba bizde “demokrasi” de zaten böyle bir ortaoyunundan başka bir şey değil.

Olsun yine de “sandık” var diyebilirsiniz. Evet, “sandık” var var olmasına ama “sandık”tan önce bir dizi yasal, yasal olmayan, sosyolojik, tarihsel vs sebeplerle konmuş engeller de var. Toplum sandığa ulaştığında sonucu değiştirmeye yetecek takati de kalmıyor zaten.

Sonuçta ne oluyorsa işte bu iki liderin etrafında oluşan yetenekleri kendinden menkul birçok vekil tarafından yönetilen hayatlarımıza oluyor. Onlar “vekillerimiz” ya, bize de diyecek bir şey kalmıyor.

Ali Bayramoğlu “marangoz hatası mı” diye sormuştu İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin için. Soruya bir cevap da gelmemişti açıktan. Ama şimdi daha iyi anlaşılıyor ki o bir “hata” değil bir “tercih”. Bizzat Başbakan’ın “tercihi”. O nedenle de nefret suçu işlenmiş Hocalı mitingiyle ilgili Başbakan’ın söyleyebildiği yalnızca “İstanbul’daki birkaç marjinal ve münferit pankartın açılması veya sloganın atılması acımızı gölgelemez” cümlesi.

Hele hele Başbakan’ın “Her zaman nefreti çoğaltan değil hakkı savunan olacağız” cümlesiyle bakanı İdris Nail Şahin’in “O kan o gün akmıştır, ama hesabı bitmemiştir, Türk milleti yaşadıkça o kanın hesabı yapılacaktır ve sorulacaktır” cümlesini nasıl yan yana getireceğiz? Bu cümlenin neresinde nefrete karşı ve haktan yana bir anlam var? Ya da bu cümle nefret kusan bir cümle değilse nedir?

Ben giderek ikna oluyorum ki “mağdur” bir kimliğin üzerindeki baskı azaldıkça kimliğin “homojen” duruşu bozulmakta, “kol kırılır yen içinde kalır” anlayışıyla baskılanmış duygu ve düşünceler de ortalığa çıkmakta.

Bugün olan, AKP iktidarının, “İslami kimliğin” üzerindeki askerî vesayeti azaltmasıyla “İslami kimliğin” çözülmesi, yani kimliğin kendi içinde farklılıklaşması dediğimiz süreçten başka bir şey değil. Doğal olarak da bu kimliğin içindeki “milliyetçilik”, “Osmanlıcılık” ve hatta “devletçilik” gibi bastırılmış duygu ve düşünceler ortaya çıkmakta ve kimliğin farklılaşmasına yol açmakta. Dün olan AKP-Cemaat ayrışması da bugünkü İdris Naim Şahin olayı da bu farklılaşmanın ortaya çıkış biçimlerinden bazıları.

Ama unutmamak gerekir ki “İslami” kimlik olarak tanımlanan kimlik içinde yalnızca bunlar yok. Pekâlâ, gerçekten hak ve adalet kavramlarına içten inanan, barıştan ve demokrasiden yana insanların olduğu da bir gerçek. O nedenle de AKP’nin kendi “statükosunu” kurduğu artık “devletleştiği” iddialarına neden olan bazı hükümet uygulamaları ve anlayışları aslında bu iddialara işaret etmekten çok kimliğin farklılaşmasının işaretleri olarak okunmalı.

Kimlik çözülürken ortaya çıkan devletçi, Osmanlıcı, milliyetçi damarlar AKP’nin rengine ve uygulamalarına bulanarak bugün böyle bir algıyı oluşturmakta. Bu nedenle de AKP, iktidardaki bir parti olarak nereye gideceği belli olmayan, daha demokratik işler yanında daha antidemokratik, milliyetçi ve hatta ırkçı işler yapabilme potansiyeline de sahip bir parti görünümü kazanmakta.

Oysa bizim toplum olarak “demokrasiye”, “özgürlüklere” ve “adalete” ihtiyacımız var. Bu ihtiyaçları karşılamaya yönelik adım atmayan herhangi bir partinin toplumdan destek bulması da mümkün değil.

Dün yüzde 50 oy almış olan AKP de dâhil, bu böyle...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89