• BIST 89.270
  • Altın 146,800
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 11 °C

İslamcılık ve Nurculuk (1)

Mücahit Bilici

Çok değil, beş on yıl önce Nurcuların yakınından bile geçmeyeceği söylem ve sloganlar bugün kimi Nurcuların elinde ve dilinde arz-ı endam ediyor. Acaba ne oldu da pek çok ortodoks Nurcu İslamcı hissiyat ve sloganizme teslim oldu? Mesela, Filistin’de İsrail’in zulmü yeni başladı veya farklılaştı deseniz, değil. İslamcılık yeni başladı veya değişti deseniz o da değil. Yeni olan ne peki? Bu soruya cevap vermeden önce kısaca bu iki çizginin ne olduğuna dair şahsi kanaatimi yazayım. Yer darlığından bugün konunun sadece bir kısmını ele alabileceğim. O hâlde önce, İslamcılık nedir, ona bakalım.

İSLAMCILIK 

İslamcılık bir sınır ideolojisidir. İslam’dan çok Müslümanları ve onların düşmanlarını bilir. İslamcılığın entelektüel başarısı da ötekiyle karşılaşma hatta vuruşma çizgisinde konumlanmasından kaynaklanır. İslamcılık bu sebeple öteki’nin (modern Batı’nın) eleştirisinden beslenir. Demek ki İslamcılık, ötekisiyle meşgul bir hudut ideolojisidir. [Post-modernizmden mülhem eleştirel batılı çikleti Müslümanlar adına ikinci el çiğnemenin karikatür versiyonu hâlâ bazı gazete köşelerinde “varoluşsal bir yokoluş” cafcaflı çerezliğinde cılkı çıkmış hâlde devam ediyor. Bir Müselman de çıkıp, bu eziyete ses çıkarmıyor!] 

Evet, İslamcılık, Müslüman’ın bencilliğidir. Baştan sona dünyevidir. Daha net karşılığı Müslümancılık olan İslamcılığın hakikati “Müslüman milliyetçiliği”dir. Bu bencilliğin ekonomik tezahürü Müslümanların menfaatinin, başarısının temin edilmesi gayretidir. Politik tezahürü ise Müslümanların başarılı olması ve devlet sahibi olması gibi taleplerdir. İslamcılığın tezlerinin tamamı dünyevi olarak meşrudur. İslamcılık modern dünyada meşru bir dünyevi ideolojidir. Çünkü diğer dünyevi kimliklerle aynı şeyleri ister: Başkasına ezilmeyelim, bizim de gücümüz olsun, bizim de devletimiz olsun, dünyada hâkim olalım, ilaahir. 

Dolayısıyla İslamcılık, Müslümanların (ki İslamcı olmak için Müslüman olmak da gerekmez) bu dünyalarına çalışan seküler bir ideolojidir. İslamcıların kendileri dâhil, dünyevi (akademik veya başkaca) perspektiflerin İslamcılığı İslam’ın doğal bir tezahürü, uzantısı olarak görmesi bir tesadüf değildir. Çünkü o ayırımı yapacak “iki dünya”sal genişlikten yoksunlar. 

Özetle İslamcılık, Batılıların etnik veya dinsel başka kimlikler üzerinden yaşadığı kitle ve benlik uyanışının Müslüman kimlikteki bir karşılığıdır. Müslüman’ın dünyası için çalışan İslamcılık, Protestanlığın köksüz ve dünyevi bir versiyonudur. Çünkü mesela Avrupa’daki Protestanlıkta sözkonusu olan imani temelden yoksundur. [İslam dünyasındaki daha köklü Protestan devrim Gülen Hareketi’dir. Konu uzun, şimdilik bu kadar.] İslamcılığın dünyaya yönelik motivasyonu zati değil tepkiseldir. Öfkelidir ama takvası eksiktir. Belki de o eksiklikten dolayı öfkelidir. Dışarıya öfke, her zaman içerideki eksikliği göze görünmez kılar. Zira bazen patlamacılık veya intihar ihtiyacı, yeterince oksijen alınacak bir öte dünyanın yokluğundan veya marjinalize olmuşluğundandır. 

İslamcılık, İslam etiketi altında bu dünyayı isterve o etiketi kazıdığınızda altında bu dünyayı bulursunuz. İslamcılığın itiraz ettikleri ile aşağı yukarı aynı şeylere sahip olduğunu veya benzer şeyler yaptığını görürsünüz. Zira her milliyetçilik iyi niyetlerle başlar. “Dayak yemeyelim” diyen mağdurun milliyetçiliğine, evrenselci solcu bile dayanamayıp teslim olur. Zayıf ve mağdurken haklı görünen milliyetçilik, mağduriyeti giderdikten sonra işlemeye devam eder ve mağdur etmeye başlar. (İslamcılığın dönüşümünü anlamak için bir ipucu.) 

İslamcılık sağlam bir imani kainatokumasından mahrum olduğu için (yani sekülerliğinin farkında olduğu için) bu eksiklik ve kaygısını, önüne çıkan her şeyin üstüne veya önüne “İslami” etiketini yapıştırarak gidermeye çalışır. İslamcılık özden çok kabukla, imandan çok İslam’la, dinden çok kimlikle ilgilidir 

Hayırlı bayramlar!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89