• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -4 °C

İslam kardeşliği

Ali Bulaç

İslami hassasiyetlere paralel olarak İslami değerlerin de aşındığı bir dönemden geçiyoruz.

İçeride barış ve istikrarı vahdet, Müslüman topluluklar ve ülkeler arasında işbirliği ve gücü ittihatla sağlamak mümkünken ve bunun da yegâne yolu hangi bölge ve kavimden olursa olsun bütün Müslüman kavim, mezhep, fırka ve grubun ortak paydası İslamî hükümlere sarılmak iken, kimse bu yola itibar etmiyor. Bölgenin küresel güçler tarafından İslamî grupların tasfiyesi üzerine yeniden şekillendirileceğini hesaplayan kimi siyasetçi ve yazarlar, önalıp “İslamcılığın iflası”ndan dem vurmaya, eskiden “İslamcı” iken, şimdi nasıl aydınlanıp laikliğe geçtiklerini anlatmaya çalışmaktadırlar. Bölge etnik ve mezhep çatışmaları içinde kan kaybediyor. Umudunu ilahi mesajın gücünden kaybetmemiş mü'min erkekler ve mü'mine kadınlar bıkmadan usanmadan İslam kardeşliğine davet ediyorlar. “Müslüman etiketi”ni kullanan milliyetçi, şovenist, ırkçı, mezhepçi gruplar çatıştıkça, geç kalmış laikler “İslam kardeşliği işe yarasaydı, Müslümanlar birbirini yemezdi” derler.

“Kardeşlik” kavramını açıklığa kavuşturmak lazım. İlki, iki kişinin veya iki topluluğun kardeş olması –nesep soyundan olsa bile- hiç çatışmayacakları anlamına gelmez. Kur'an-ı Kerim, bunun çarpıcı iki örneğini verir: Biri ilk insan toplumunun ilk bireyleri olan “Adem'in iki oğlu Habil ve Kabil'in ihtilaf etmesi ile, Kabil'in kardeşi Habil'i öldürmesi (5/Maide, 27-31); diğeri Yakup aleyhisselamın oğullarının, kardeşleri Yusuf'u kıskanıp kuyuya atmaları. Demek ki, kardeşler anlaşmazlığa düşer, birbirlerini kıskanır, birbirlerinin hak ve hukuklarını ihlal eder.

“Kardeşler (ihvan)” denmesi, kardeşin kardeşini izlemesi dolayısıyladır. Razi, “tavahhi”den gelen bir kelime olarak kardeşin anlamının “talep etmek” olduğunu söyler. İki kardeşin talepleri ve maksatları bir olduğu için onlara kardeşler denmiştir. “Dost (sadik)” ise, iki arkadaştan her birinin diğerinin gönlünden ve kalbinden geçeni doğrulayıp tasdik ettiği için bu ismi almıştır. Hz. Ebu Bekir'e “es Sıddiyk” denmesi gibi. Dostlar birbirlerinden hiçbir şeyi gizlemezler. Müslümanlar “dinde kardeş” olunca, Kur'an-ı Kerim ve Sünnet zemininde birbirlerini takip edecek, ayrılığa düşmeyecek, talep ve maksatları bir olacaktır. Bu Hucurat, 10. ayette belirtildiği üzere soy/neseb kardeşliği değildir.

Ancak kıyamete kadar gerek Adem'in iki oğlu, gerek Yakub'un çocukları arasında olduğu gibi sebep ve neseb dolayısıyla kardeşler arasında ihtilaflar olacaktır. İhtilafın hukuk dairesi içinde kalınarak halledilmesi gerekir. Hucurat (49/9-10) Sûresi ihtilafı gidermek üzere üçüncü bir tarafın varlığına işaret eder. Şahsi kanaatime göre eğer ihtilaf kan dökme potansiyeline sahipse araya üçüncü taraf girer ve düzeltir, biri haksızlıkta ısrar ederse üçüncü taraf haklının tarafı olur ve haksızı yola getirinceye kadar onunla mücadele eder. 10. ayette ise savaş (kıtal) potansiyeli olmayan ihtilafların araya girmek suretiyle çözümü emreder. Bu da hakemlerin tarafları barıştırması veya yetkili mahkemelerin hak sahibine hakkını verip adaleti tesis etmesi şeklinde olur.

Ancak konunun başka boyutu da var. O da şudur: “Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır”. (3/Âl-i İmran, 104) Bu ayet bizi iki hedefe yönlendiriyor: İki kardeş ihtilaf edecek olursa, taraflara hak ve hakkaniyetin yolunu gösterecek üçüncü bir taraf bulunmalı. Müslüman grup, cemaat, bölge, mezhep, kavim vs. çatıştığında aralarının bulunup düzeltilmesi gerekir. “Mü'minler ancak kardeştir”, kardeşler arasını bulmak da üçüncü kardeşin görevidir. Münker çatışma; ma'ruf ve hayır ise hukuka riayet ve barıştır. Vukuu halinde ihtilafların usulüne göre çözümüne çağıran  bir topluluk yoksa, meydan fitnecilere, ruh hastaları ve ajan provokatörlere kalmış demektir.

Mevcut durumda Müslümanlar İslamî hükümlere teslim olmuyorlar, onlara ihtilaflarda başvuracakları yolu gösteren, hukuk temelinde kardeşliği öne çıkaran üçüncü taraf kalmadı, varsa da sesi çıkmıyor.

NOT: Okuyucularımın bayramını tebrik eder, bize kardeşlik, birlik ve hayır getirmesini dilerim. Şu veya bu mezhep, etnik grup, cemaat ya da siyasi görüş sahibi olsun, herkesle bayramlaşalım.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89