• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 3 °C

İslam dünyası IŞİD ile yüzleşemiyor

Gökhan Bacık

Bir iki yıl önce Hz. Peygamber’in karikatürü çizilince İslam dünyası ayağa kalktı.

Neredeyse dünyanın her yerinde protestolar yapıldı.

Hatta iş öyle bir noktaya vardı ki Pakistan’da protestolarda protesto edenler birbiri ile kavga edip yirmiden fazla kişi öldü.

Müslümanlar, karikatür olayıyla sevdikleri mukaddes bir kişiye saygısızlık edildiğini düşündüler. Bu saygısızlığı ellerinden gelen biçimde ama çok güçlü şekilde protesto ettiler.
 
Niye kimse IŞİD’i protesto etmiyor?
 
Şimdi IŞİD yaptıkları ile belki de İslam’ın bütün mukaddeslerine zarar veriyor.

Peki, neden kimse IŞİD’i protesto etmiyor?

Neden cuma namazlarında hocalar, ümmeti ve İslam’ı IŞİD gibi yapılardan koruyan dualar etmiyor?

Bakın IŞİD’in İslam’a verdiği zarar karikatür meselesinin belki de bir milyon katı kadar daha fazladır. Ancak karikatür olayına verilen tepkinin belki de binde biri IŞİD’e verilmiyor.

IŞİD’in yaptığı sistematik ve düzenli fecaatler İslam dünyasının gözünün önünde cereyan etiği halde durum adeta kabullenilmiş durumda.
 
Yüzleşmek
 
Aslında İslam dünyası maalesef El Kaide ile de yüzleşemedi. Aynı biçimde şimdi IŞİD ile de yüzleşemiyor. Peki neden?

Birincisi, en makul adam bile “hocam bunlar Batı’nın piyonları” diye işin içinden sıyrılıyor. Neredeyse yağmur yağınca İstanbul’un dereye dönen sokaklarının sorumlusu olarak Batı’yı görmek üzereyiz.

Peki, bir meydanda elinde kılıç ile “bir başka Müslümanın kafasını kesenleri” şevkle izleyen ve alkışlayanlar da mı Batı’nın piyonları?

Batı’yı eleştirmek İslam dünyasında adeta bir eroin etkisi yapmaya başladı. Açıklanamaz her konuda Batı’yı suçlayarak rahatlıyoruz.

Hâlbuki bu şekilde bir Batı karşıtlığı belki de Batı’ya karşı yapılabilecek en berbat ve etkisiz strateji.

İkincisi, bazı İslam ülkeleri ucuz siyaset adına bu örgütleri doğrudan ve dolaylı destekliyor.

Acaba IŞİD’e kamp açma izni veren ülkelerin haritasını çıkarsak ne görürüz?

IŞİD’in hangi ülkelerin neresinde ve kaç tane kampı var?

Bu kadar silah ve teknik altyapı imkanı IŞİD’e nasıl ulaşıyor? Hangi sınırlardan, hangi gümrük kapılarından geçiyor?

Bir hastalığın ilacı, o hastalıktan daha büyük yaralar üretiyorsa ortada büyük bir sorun var demektir. IŞİD tam böyle bir şey. Kim, IŞİD’i bir “fayda” sağlar diye destekledi ise maalesef bölgenin başına daha büyük bir “hastalık” sarmış durumda.
 
Politik risk sosyolojik riske dönmemeli
 
Siyasette, dış politikada her zaman hatalar olabilir. Bu hatalar sonucu bazı fırsatlar kaçırılabilir, değişik düzeyde maddi kayıplar olabilir. Hatta insan istemese bile can kayıpları bile olabilir.

Ancak takip edilen değişik siyasi planlar sonucu ülkenizin sosyolojik dokusu risk altına giriyor hatta zarar görüyorsa burada kırmızı alarm verilecek bir durum var demektir.

Suriye meselesi yüzünden ihracatımızın azalması kötüdür ama katlanılırdır. Ancak IŞİD gibi sorunlar yüzünden ülkemizin sosyolojik dokusu risk altına giriyor. Ekonomi, ticaret değil doğrudan sosyal dokuya “virüs bulaşıyor.”

IŞİD konusu üzerinden Türkiye için tam bir kırmızı alarm durumu var. Mesele Allah korusun bir güvenlik ve dış politika tehdidinden çıkıp sosyal dokuya sirayet eden hastalık haline gelebilir.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89