• BIST 89.371
  • Altın 146,677
  • Dolar 3,6426
  • Euro 3,9175
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 11 °C

Işık’a bu kez de ‘açlık grevi davası’

Fehim Işık

Vicdani retçi olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz yıl haziran ayında tutuklanıp 1 yıl 15 gün ceza alan Ali Fikri Işık, vicdani reddini açıkça beyan etmesine rağmen asker firarı olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz ay ikinci kez tutuklanmıştı.

8 Mart günü bir grup arkadaş Edirne'ye giderek Ali Fikri Işık ile görüştük. Görüşmemiz 1 saat civarında sürdü.

Ali Fikri Işık’a tutuklu olduğu Edirne Şükrü Paşa Kışlası Askeri Cezaevinde, saç sakal traşı olmadığı, askeri elbise giymediği ve karavanadan verilen yemekleri yemeyi reddettiği için ‘firar suçu’ dışında bir başka ‘dava’ daha açılmış durumda.

Bu davanın hukuken ne anlama geldiğini, en azından ben bilmiyorum. Bir hukukçuya sorma gereği de duymadım. Ama esasen bir sindirme, bastırma tutumu olduğu çok açık.

Ali Fikri’ye verdikleri tebligatta 'Saç sakal kesmeme, askeri elbise giymeyi reddetme, karavanadan verilen yemekleri yememe ve bedenini ölüme yatırma’ şeklinde farklı 'askeri suç' ibareleri kullanmışlar. Bu 'suçların' duruşması veya bu ‘suçlara’ dönük ifadesinin alınması, artık her neyse, 13 Mart günü saat 09.30'da yapılacakmış.

Ali Fikri ile görüşmemiz esnasında ‘açlık grevi davası’ veya ‘sindirme davası’ olarak tanımlanabilecek duruşmanın tebligatı verilmişti. Ancak firar suçu nedeniyle açılan ikinci davanın iddianamesi henüz tebliğ edilmemişti.

Kanaati, bu iddianamenin kısa zamanda yazılıp kendisine tebliğ edileceği şeklindeydi. Ayrıca basın ve kamuoyunun ilgisinin artması durumunda dava sürecinin de uzamayacağı inancındaydı.

Biz yanından ayrıldıktan hemen sonra yeni iddianameyi de Ali Fikri’ye tebliğ etmişler.

Yeni davanın duruşması da 13 Mart günü saat 09.30'da Edirne Şükrü Paşa Kışlası Askeri Mahkemesinde görülecek. Yani hem disiplini bozduğu iddiasıyla açılan 'açlık grevi davası', hem de firar nedeniyle açılan ikinci dava aynı gün görülecek.

Ali Fikri Işık kendisine verilen tebligatta ‘karavana yemeyi reddederek bedenini ölüme yatırma’ şeklinde tabir edilen açlık grevi eylemini sürdürüyor.

Ne kadar doğru yaptık, bilmiyorum ama en azından açlık grevini yaşayan, hele bu yaşta açlık grevinin tahrip edici sonuçlarını bilen arkadaşları, dostları olarak, amacın hâsıl olduğunu ve bu nedenle açlık grevini sürdürmemesini, istedik.

Dedikleri çok netti: “Bu konuyla ilgili işleyecek hukuki süreç tamamen bir birini tekrar eden sahte bir süreçtir. Ben askerlik yapmayı reddedeceğim, onlar tutuklayıp firardan yargılayacak, ceza verecek. Bu sorunun genel çözümü bir mevzuat değişikliği gerektiriyor. Türkiye bunu yapmadı, yapmıyor. Türkiye’de hep mevzuat değişikliği dışındaki sahte yol tercih edildi. Vicdani retçileri önce ıslah etmeye çabaladılar, cezalarla sindirme yolunu denediler; vicdani retçiler direnince de rapor verip askerlikle ilişiklerini tümden kestiler. Durum bu kadar net iken, benim bu haksızlığı protesto etme dışında bir seçeneğim yok. Cezaevi koşullarında da tek seçeneğim bedenimdir.”

Ali Fikri Işık, sonuç alıncaya kadar açlık grevini sürdürecek. Kendisiyle görüştüğümüz gün açlık grevinin 9. günündeydi. Tuzlu ve şekerli sıvı içecek dışında hiçbir beslenmeyi kabul etmiyor. Halsiz olduğu gözleniyordu, buna rağmen ciddi bir sağlık sorunu yoktu.

Üç askeri doktor her gün kendisini kontrol etmeye geliyormuş. Haftada bir kez ise genel kontrol için doktor gözetiminde hastaneye götürüyorlarmış.

Ali Fikri doktorlar tarafından kendisine verilen bir beyannameden söz etti. Açlık grevi eylemcileri ile ilgili Tabipler Odası'nın hazırladığı beyannameye uygun olan mutabakat metninde Ali Fikri Işık doktorlara kontrol için gerekli izni vermiş. Ancak o mutabakatta tabip kontrollerinin hiçbir şekilde beslenmeye yönelik olamayacağı yazılı.

Ali Fikri, açlık grevi boyunca şuuru açık veya kapalı olsun, iradesi dışında açlık grevi kurallarına aykırı beslenmeyi reddediyor.

Şimdiye kadar yapılan tüm kontroller bu beyannameye uygun yürütülmüş.

Ali Fikri’nin cezaevindeki öznel durumuna dönük bir şikâyeti yok.

Yani Ali Fikri’nin sorunu sistemle, sistemin dayatmalarıyla...

O, “TSK’ye borcum yok. Tam aksine onlardan alacağım var” diyor...

Sürdürdüğü direniş de bu alacağının direnişidir...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89