• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 0 °C

'İşe bak lan! İşkencecim demokrat oldu!'

Balçiçek İlter

GAZETECİ Ahmet Şık'ın kitabını okuyorum: "Pusu... Devletin Yeni Sahipleri..."

Tutuklanmasını, hakkındaki suçlamaları, iddianame detaylarını öğrenmek için birebir. Bu konuda kalem oynatan meslektaşlarıma hararetle tavsiye ederim... Omuzlarının üzerinden yazmamaları için... Ahmet Şık'ın kelimelerini okudukça, "Bazılarının belki utanası gelir" diye düşünmeden edemedim. Neyse, siz alın okuyun...

Bugün diyeceğim başka... Hani terörle mücadelenin başına işkenceden ceza almış bir polisi oturttuk ya... İki gündür yazıyorum, yazıyoruz... "İşkence" kelimesi bu aralar algımda ön planda... Bir dönem "Susurluk kahramanı" olarak anılan tutuklu Hanefi Avcı ile tanışmasını anlatmış Ahmet Şık:

"23 Temmuz 2011'de hayatını kaybeden İHD İstanbul Şubesi yöneticisi Şaban Dayanan ile bir gün birlikte otururken, söz Avcı'dan açıldı. Avcı'nın fotoğrafını gösterip, 'İşe bak lan! İşkencecim demokrat oldu!' dedi ve anlattı. 1980 darbesinden sonra tutuklandığında 12 yaşındaydı Şaban. 27 ay cezaevinde kaldı. Askeri kapalı cezaevlerinin en küçük tutuklusuydu. Hiçbir delil olmadan, işkenceyle imzalatılan ifadelerle tutuklanmıştı. Küçücük bir çocukken tanıştığı işkence hiçbir zaman hayatından çıkmadı. Travmalarını hep taşıdı. Avcı'nın sesini hiçbir zaman unutmayacağını dile getirirken bile gülümsüyordu."

Peki sonra?

Sonra, Hanefi Avcı ve Şaban Dayanan, Ahmet Şık vasıtasıyla bir araya gelmiş ve oturup konuşmuşlar: "Benim dışımda kalan iki kişi, geçmişin işkencecisi ve mağduru sessizdi. Sonra sohbet öyle bir hal aldı ki sanki yıllardır görüşmeyen iki arkadaş bir araya gelmiş ve ortak dostlarından söz ediyor sanırdınız."

Peki Ahmet Şık bugün, kaybettiği dostunun işkencecisi hakkında ne düşünüyor?

"Avcı'yı ilk vuran haber de bu işkencecilik konusu oldu. Bu konuda hiçbir zaman kalem oynatmamış, işkence, yargısız infaz, gözaltında kayıp olaylarını yok saymış malum medya aslanlar gibi hak savunucusu kesildi. 1990'ların tüm infazlarını polis bülteni gibi yayımlayan haberlerle duyuran, sevdiklerinin fotoğraflarıyla 'kayıp' denilenlerin akıbetlerini soran annelere 'terörist anneleri' sıfatını yakıştıran, işkencelere, sonu ölümle biten sorgulamalara gözlerini, kulaklarını kapatanların tümü birden Avcı'nın ne kötü bir polis, ne azılı bir işkenceci olduğunu kanıtlama uğraşına girdi."

Ciddiye alınması gereken bir eleştiri değil mi? 

***

Bitirmeden...

Başbakan Erdoğan'ın Yiğit Bulut ve Ahmet Kekeç'e verdiği cevaplardan biri düşündürdü. Harçların kalkacağı müjdesini veren Başbakan, "Peki harçları protesto eden içerideki öğrenciler ne olacak?" sorusuna bakın ne diyor: "Bir üniversitemizde biz bilim kurulunu topluyoruz. Bu toplantıya taşlarla, yumurtalarla gelip bağırıp çağırıyorlar. Bunlara Eyvallah'mı diyeceksiniz? Burada bakanlar var, rektörler var. Burada yapılan toplantılar ülkenin geleceği için. Taşlarla, yumurtalarla taarruzda bulunuyorsunuz. Ve bunların adı öğrenci... İçlerinde ajan provokatörler var. İçerideki öğrencilerin dosyasında ne var ben bilemiyorum. Bunların birçoğunun dosyası açıldığında birçok şey çıkıyor. Sadece harç pankartı açtıkları için içeride olduklarına inanmıyorum. Bu konuyla ilgili haberler gazetede yazılınca bazı köşe yazarları 'En sonunda öğrencilerin haklılığı ortaya çıktı' ifadelerini kullandılar. Ne yazık ki bu ülkede kimin ne dediğine çok dikkat ediliyor. Biz bu konuyu gündeme aldığımızda 1.7 katrilyon gibi bir tablo çıkıyor. Zaten devletten bu para çıkıyor öğrenim harç kredileriyle. Burs ve kredi aynı şekilde devam edecek. Harcı da inşallah almayacağız. Bunu gündemden de düşüreceğiz. Onlar yine bir başka pankartı açacak ve yumurtaları atacak."

Eee? Yanlış olan ne?

1- Evet insan gençken daha cesur oluyor, daha çok protesto ediyor...

2- İnsan o yaştayken bağırıp çağırmayacak, isyan etmeyecek de ne zaman yapacak.

3- Ve evet Başbakan düzeltecek, öğrenciler yine pankart açacak, "Şurası olmamış düzeltin" diyecek! Zaten siyasetçinin görevi bu değil mi? Ülke yönetmeye talipseniz, gereğini yaparsınız.

Yanlış olana gelince...

"Onların sadece harçları protesto için içeride olduklarına inanmıyorum" demek, öğrencilerin ipini çekmektir. Lütfen yapmayalım...

Onlar daha çocuk...

Bugünün ses çıkarmayan çocukları, yarının biat eden vatandaşlarıdır.

Biz böyle bir gelecek hayal etmiyoruz doğurduklarımız için...

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89