• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 8 °C

İrlanda dersleri

Vahap Coşkun

“Babama pusu kurup, yaralamışlardı. Thatcher’in baş danışmanı olan abim, onların ölüm listesindeydi. Ve ben Amerika’nın Gerry Adams’a vize vermemesi için iki yıl boyunca Amerika’da lobi yaptım. Onlara karşı içimde derin bir öfke ve nefret vardı. İlk karşılaşmamızda tokalaşmak için ellerini uzattılar ama ben ellerini sıkmadım.”

Bu sözler, Kuzey İrlanda barışının “anıtsal aktörü” Jonathan Powell’a ait. Tony Blair’in baş müzakerecisi olarak IRA ile görüşmeleri yürüten Powell, bununla yetinmedi, ETA’nın silah bırakması sürecinde önemli bir rol oynadı. Şimdi ise çalışma alanı Kolombiya; orada hükümet ile FARC gerillaları arasında Oslo’da başlayıp Havana’da devam eden görüşmelerin içinde yer alıyor.

Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (DİSA), bu hafta başında Powell’ı konuk etti. Önce Diyarbakır’da, sonra Ankara’da ilgililere tecrübelerini aktardı Powell. Sin Féin’in liderleri Gerry Adams ve Martin McGuinnes’e karşı ilk tepkisi için pişman:

“Bugün bu davranışım için pişmanım. Hataydı. Kişisel kızgınlıklarımızı ve öfkelerimizi sürecin önüne geçirmememiz lazım. O gün doğru olanı Blair yaptı, onlarla tokalaştı.”

Her çatışma biriciktir

Çatışma çözümü alanında dünyanın sayılı uzmanlarından biri olan Powell, konuşmasında iki noktaya dikkat çekti: Bir, her çatışma özgün bir karakter taşır, dolayısıyla çözümünün de kendine özgü olması gerekir. “Her çatışmaya uygulanabilecek Kuzey İrlanda modeli diye bir model yoktur. Farklı çatışmalar arasında mutlak paralellikler kurulamaz, kesin çözümlerden bahsedilemez.”

Ve iki, bununla birlikte önceki deneyimlerden bazı yararlı dersler çıkarılabilir, daha hızlı yol alınabilir. Powell, kendilerinin Güney Afrika’dan çok istifade ettiklerini, bu örneğe bakıp “hangi yanlışların yapılmaması gerektiğini” öğrendiklerini belirtti. “Siz de bize bakarsanız, bizim hangi noktalarda yanlışa düştüğümüzü görecek ve bunlardan imtina edeceksiniz. Doğrular, böyle bulunur.”

Çözümün bazı genel özelliklerinin olduğunu belirtiyor Powell. En önemlisi; süreci başlatmak ve sürdürmek. Sürecin devamı, bisiklet sürmeye benzer. Bazen yolu kestiremezseniz de pedalı çevirmeye devam etmelisiniz. Asla bir boşluk doğmamalı; yoksa bu boşluk şiddet eylemleri ile doldurulur ve bisiklet devrilir. Ondan sonrasını toparlamak çok güç olur.

Siyasi irade ve liderlik, sürecin başarısında belirleyicidir. Ancak güçlü bir irade ve liderlikle, sürece karşı çıkacak kesimler teskin ve ikna edilebilir, sabotajların etkisi azaltılabilir veya kırılabilir. Powell, görüşmeler başladıktan sonra bazı kesimlerden “Katillerle tokalaştınız, ellerinizi yıkamalısınız, eldiven takmalısınız” şeklinde tepki gördüklerini, ancak Blair’in kararlığıyla bunu atlatabildiklerini ve sürecin anahtarını sabotajcılara kaptırmadıklarını söyledi.

Sabır, sahip olunması gereken en önemli erdemlerden biri. Uzun bir tarihî geçmişi olan sorunlar bir anda çözülmez; kavga edenler hemen birbirlerine güvenemezler. Bu, doğal. Süreç “çarpıcı bir sabırla” yapılandırılmalı ve daima ileri doğru hamle yapılmalı. “Güvenin oluşumu bale yapmaya benzer: İlerlemek için tutarlı olmalı, karşılıklı adım atmalı ve adımlarınızı uyumlulaştırmalısınız.”

Çözülmeyecek sorun yok

Çözümün toplumsallaştırılması için süreç herkesin katılımına açık olmalı ve herkesi konuşmaya dâhil etmelidir. Şeffaflık iyidir, normalleşmeyi sağlar. Fakat bazen kamu önünde konuşmanın imkânsız olacağı hâller doğabilir. Bu durumda süreci sonlandırmamak ve konuşmayı sürdürmek için arka kanallara veya üçüncü şahıslara ihtiyaç duyulur. Sürecin aktörleri bu ihtiyacı daima gözönünde bulundurmalıdır.

Powell’a göre, taraflar, karşı tarafın hayati bir değer atfettiği sembolleri küçük düşürmekten özenle kaçınmalı ve çözüm odaklı bir dil kullanmalı. “Onyıllardır terörist dediğiniz insanlarla masaya oturmak ve görüşmek güçtür. Ancak çözüm için onları tahkir eden betimlemelere başvurulmamalı ve onlarla konuşmalısınız. Başka yol yoktur.”

Sonuç bâbında iki mesaj verdi Powell: Birincisi, bu tür sorunların çözümünde hiç kimse her istediğini kazanamaz. Bu, kabul edilmeli, kalıcı barış için sürekli mücadele edilmeli ve topluma, barışta hiç kimsenin kaybetmeyeceği mesajı verilmeli.

İkincisi, çözülmeyecek sorun yoktur; her sorunun bir çözümü vardır. Özellikle, Kürt meselesi hiç çözülmeyecek gibi düşünen ve tüm siyasi yatırımlarını bunun devamı üzerine yapan siyasi partilerin bu mesajın üzerinde düşünmesi lazım.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89