• BIST 107.206
  • Altın 143,417
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 27 °C
  • Diyarbakır 27 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 26 °C
  • Berlin 16 °C

Irak ve Kürdistan'da yeni dengeler

Yusuf Karataş

Daha bir ay önce Kürdistan Federe Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, ABD Dışişleri Bakanı Kerry ile yaptığı görüşmede, “Irak’ın siyasi sürecine katılmayacaklarını” söylemişti. Özellikle Musul ve Irak’ın diğer Sünni yerleşim yerlerinin IŞİD tarafından işgalinden sonra Irak’ın Şii, Sünni ve Kürt bölgeleri fiili olarak ayrılmıştı. Uzun bir süreden beri ihtilaf konusu olan Kerkük’ün de Peşmerge’nin denetimine girmesiyle birlikte artık bağımsız bir Kürt devletinin kaçınılmaz olduğu söyleniyor, Barzani de bu yönde açıklamalar yapıyordu. Ancak Irak’ta son iki haftada yaşanan gelişmelerin ve oluşan yeni dengelerin bu beklentiyi en azından bugün için boşa düşürdüğünü söyleyebiliriz. Önce Şii-Sünni uzlaşmasıyla Sünni Politikacı Selim el-Cuburi Irak Meclis Başkanı seçildi. Ardından da 2012 aralığından bu yana ciddi sağlık sorunları geçiren Talabani’nin yerine, yakın arkadaşlarından Fuad Masum Irak’ın yeni cumhurbaşkanı olarak seçildi.

Saddam sonrası Irak’taki siyasi teamüllere göre; meclis başkanı Sünni Araplardan, cumhurbaşkanı Kürtlerden ve başbakan da Şii Araplardan seçiliyor. Şimdi büyük olasılıkla ABD’nin de, İran’ın da vazgeçemediği Maliki yeni hükümeti kurma çalışmalarına başlayacak.

Bugün Irak’ta oluşan yeni dengelerin, daha doğrusu eski dengelerin yeniden tesis edilmesi girişimlerinin elbette siyasi sonuçları da olacaktır.

Birinci olarak, Barzani’nin bağımsız Kürdistan konusunda ABD ve Batı’dan beklediği desteği alamaması nedeniyle bugün için bu yönlü bir adım atılması zora girmiştir. Burada ABD’nin Kürdistan petrolünün Türkiye üzerinden pazarlanmasına karşı aldığı tutumun, Kürdistan’ın bağımsızlığı meselesine bakışının bir iz düşümü olduğu söylenebilir. Bunun da ötesinde Irak’ın Yeni Cumhurbaşkanı Fuad Masum’un ilk konuşmasında görevinin “Irak’ın birliğini korumak” olduğunu söylemesi de Kürtlerin en azından bir dönem daha Irak’ın bir parçası olarak kalmaya devam edeceği yönünde verilmiş bir mesaj olarak anlaşılabilir.

İkincisi, cumhurbaşkanı adayını belirleme süreci, Kürtler arasında da yeni bir dengenin oluştuğunu gösteriyor. Irak’takine benzer bir şekilde Kürtler arasında da federe yönetim başkanının Barzani’nin KDP’sinden ve Irak cumhurbaşkanının da Talabani’nin YNK’sinden belirlenmesi geleneği bulunuyor. Ancak buna rağmen aday belirleme sürecinde Türkiye ile yakın ilişkisi ve iş birliği bilinen Barzani ile İran’a yakın olduğu söylenen Talabani’nin eşi Hero Talabani arasında bir gerilim yaşanması, dahası bağımsızlık konusunda YNK ve Goran’ın Barzani ile aynı çizgide durmaması Kürtler arasında bir kamplaşmaya da işaret ediyor. Nihayetinde cumhurbaşkanı adayı seçiminde KDP’nin desteklediği Berhem Salih’in yerine YNK ve Goran’ın desteğini alan Fuad Masum’un kazanması, aslında Barzani’nin de işinin o kadar kolay olmadığını gösteriyor. Burada son dönemlerde YNK ve Goran’ın KDP ile ciddi gerilim yaşayan PKK ile giderek yakınlaşmasını da not düşmek gerekiyor.

Üçüncü olarak, oluşan/oluşturulmaya çalışılan tablonun Sünnilerin Irak’taki pozisyonu ve IŞİD’in geleceği bakımından da yeni sonuçları olacaktır. Öncelikle Türkiye ve S. Arabistan’a yakınlığı ile bilinen Musullu Usame Nuceyfi’nin yerine-ki Musul’u IŞİD’e terk eden vali de Usame’nin kardeşi Esil Nuceyfi idi- ABD’nin girişimiyle Selim el Cuburi’nin meclis başkanı seçilmesi, Sünniler arasında yeni bir saflaşmaya doğru gidildiğine işaret etmektedir. ABD, Türkiye ve S. Arabistan destekli ‘radikaller’ yerine, Irak’ın birliğinde rol alabilecek ‘ılımlılar’ı sahnenin önüne sürmeye çalışmaktadır. Bu girişimin başarılı olup olamayacağını önümüzdeki dönemde göreceğiz. Ancak Sünnilerin bu politikaya kazanıldığı oranda IŞİD’in Musul ve diğer yerlerde yönetimi elinde bulundurma koşullarının da ortadan kalkacağı şimdiden söylenebilir. Burada mesele tabii ki Maliki ve Şii politikacıların Sünnilerle iktidarın ve gelirlerin ne kadarını paylaşacağında düğümleniyor.

Son olarak, ne kadar farklı uçlarda olurlarsa olsunlar Irak’taki yeni dengelerin oluşmasında, çıkarlarını Irak’ın birliğinde gören ABD ve İran’ın önemli rolünün olduğunun altını çizmek gerekiyor.

“Türkiye bu tablonun neresinde” derseniz, tek cümleyle söyleyelim: Bir eli Barzani’de, diğeri IŞİD’de olan Tayyip Erdoğan için bugünlerde Irak’ta işler iyiye gitmiyor!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89