• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 22 °C
  • Berlin 13 °C

Irak Kürdistanı’ndan kısa notlar…

Fehim Işık

Geçtiğimiz haftayı Irak Kürdistanı’nın üç kentinde geçirdim. İMC tv ekibiyle birlikte gittiğim Irak Kürdistanı’nda uzun yıllar sonra yeniden alandan habercilik yaparken, dosyalar hazırlarken, bir yandan da dostane ortamlarda birçok sohbete dâhil olarak yaşananları anlamaya çalıştım. Duhok, Erbil ve Kerkük’te yaşananları yerinde gözleyebilme şansım oldu. Zaman bulup gidemediysem bile Süleymaniye ve Şengal’in de nabzını bölge insanlarıyla konuşarak tutmaya çabaladım.

Elbet gezideki tüm izlenimleri bir köşenin sınırlarına indirgeyerek özetlemek zor...

En başta şunu belirteyim...

2007 yılında Irak Anayasası’na eklenen 140. madde uyarınca statüsü referandum ile belirlenecek Kerkük ve Şengal de dahil Irak Kürdistanı’nın % 95’i, 12 Haziran’dan bu yana Kürdistan Bölgesel Yönetimine bağlı peşmergelerin kontrolünde. Peşmergeler ile IŞİD arasında çok yaygın olmasa da yaşanan çatışmalar var. Hem Diyala yöresinde IŞİD’in denetimine geçen bazı Kürt köylerini geri almak, hem de IŞİD’in ilerlemesini durdurmak için çabalayan peşmerge güçleri Kerkük civarında da yoğun güvenlik önlemleri almış durumda. Kerkük’ün yanı sıra Irak Kürdistanı’nın Duhok kenti ile IŞİD’in denetimindeki Musul arasında da birçok noktada mevziler oluşturulmuş. Peşmerge güçleri ile IŞİD arasında oluşturulan kontrol noktalarındaki uzaklık bazen metreler ile ölçülebiliyor.

Peşmerge ile IŞİD arasındaki çatışmalar Kürdistan Bölgesel Yönetiminin henüz IŞİD’den temizlemeyediği % 5’lik alan ile Kerkük ve Musul civarındaki bazı karşılaşma noktalarında görülüyor. Bu çatışmalar genellikle IŞİD’in peşmerge mevzilerine gerçekleştirdiği havan saldırıları sonrasında yaşanıyor. Peşmerge ciddi bir saldırı riski görmedikçe savunma pozisyonunu değiştirmiyor.

Esasen Irak Kürdistanı hakkında bir değerlendirme yapılacak ise yazılması gereken yerlerden biri Şengal yöresi. Şengal Musul’a bağlı bir Êzidi kasabası. 2007 yılında bu kasabada düzenlenen bombalı saldırı sonrasında 500’ü aşkın Êzidi yaşamını yitirmişti. Aynı saldırıda 700’ün üstünde de yaralı vardı. 10 Haziran günü Musul’u ele geçiren ve Hilafet Devleti’ni kurduğunu belirten IŞİD, Şengal ile Musul arasındaki Türkmen yerleşim yeri olan Telafer kasabasını ele geçirdi. Şengal Kürt peşmergelerinin denetiminde. IŞİD Şengal Êzidilerine saldırmamış ise henüz Kürtlerle topyekün bir savaşa hazır olmadığı için bunu yapmamıştır. Bu kasabaya saldırının Kürtlerle topyekün savaş anlamına geleceğini iyi biliyor. Ama şu da bir gerçek; IŞİD’in bölgedeki varlığı güçlendikçe Şengal’e saldırması her zaman olasılık dâhilindedir.

Telafer’den sonra Şengal’i ele geçirecek bir IŞİD, hiç kuşku yok Suriye ile Irak arasındaki önemli bir geçiş noktasını tamamen denetimine alacaktır. Bu yönüyle baktığımızda Şengal’in IŞİD açısından coğrafik önemi var. Ama Şengal Êzidilerine dönük IŞİD düşmanlığını sadece coğrafik nedenlerle açıklamak mümkün değil. Kâbe’ye bile “putperest ibadetgâhıdır” diyebilen bir katiller sürüsünün Êzidi Kürtlerine nasıl bir düşmanlık hissettiğini yazmak bile gereksiz.

IŞİD tehdidi altındaki Şengal’den kaçan Êzidilerin bir kısmıyla geçici olarak yerleştikleri bir diğer Êzidi köyü olan Şarya’da görüştük. Şengalliler peşmergelerin kasabalarını korumasından oldukça memnun. Yine de IŞİD tehdidinin yarattığı tedirginliği gözlerinden okumak mümkündü. Günlük yaşamsal ihtiyaçların karşılanamadığı, elektrik, su, gıda zorluğu görülen Şengal’de yaşam koşulları ağır. Bu durumu Şengalliler bir şikayet unsuru olarak dillendirmiyor. Ama bölgede güçlenen IŞİD’in Şengal’e her an saldırabileceği ve büyük bir katliama neden olabilecekleri ihtimali, en büyük tedirginlikleri. Nitekim yine Musul’a bağlı bir Süryani köyü olan Karakuş’a bunu yaptılar. Karakuş’a yapılan havan saldırıları sonrasında peşmerge Süryani halkını korudu. Hatta köyün denetimini ele geçirip Karakuşlu Süryanilerin köylerine geri dönmesini bile sağladı. Ama hem Karakuşluların, hem Şengallilerin dedikleri, IŞİD’in Müslüman olmayan halklara karşı acımasız saldırılarını devam ettireceği yönünde.

Açıkça görünen şu: Irak tarihinde artık bir 10 Haziran öncesi ve sonrası var. Maliki’nin Saddamlaşma hülyaları, dışlanan Sünnileri BAAS artıkları ve IŞİD’le birleştirdi. Sünnilerin önemli bir bölümü IŞİD’e destek veriyor. Kürtler bunun farkındaydı ve uyarmalarına rağmen Maliki’yi kirli emellerinden vazgeçiremediler.

Şimdilerde artık yeni Irak’ın nasıl şekilleneceği konuşuluyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89