• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin -3 °C

İnternet yasası

Gülay Göktürk

İnternetle ilgili düzenleme üzerinde kıyamet kopuyor.

Ben eminim ki bu düzenleme normal bir zamanda gündeme gelseydi bu kadar gürültü kopmayacak, kişilik haklarının korunması açısından esas olarak desteklenecek ama bazı noktalarda eleştirilerek düzeltmeler istenecekti.

Ama normal bir zamanda değiliz.

Mesela, yolsuzluk soruşturmaları anormal bir biçimde, çeşitli müdahalelerle yürüyor.

Eğer 17 Aralık ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonları sağlıklı bir biçimde ilerleyebilseydi, suçlamaların mahiyeti, dosyaların muhtevası doğal seyri içinde kamuoyu tarafından öğrenilebilseydi, bu yasa bu kadar gürültü koparmazdı. Çünkü şu anda kamuoyunda oluşan yaygın kanaat, iktidarın bu regülasyondan amacının yolsuzluk soruşturması belgelerinin -kişilik haklarının yok edildiği gerekçesiyle- internet ortamında yayılmasını önlemek olduğu...

Yine, eğer içinden geçtiğimiz süreç bu kadar anormal olmasaydı, iktidarın karşısında oluşan cephe yaşadığımız günleri "köşeye sıkışan iktidara son darbeyi vurmak için ele geçmiş tarihi fırsat" olarak görmeseydi, AK Parti hükümetini bir diktatörlük rejimi olarak yaftalamak için her yolu mubah sayan bir tutum izlemeyecek, bu yasa hakkında da bu kadar abartılı değerlendirmeler yapmayacaktı.

Şimdi ise durum şu:

Muhalif cephe, yasanın internet özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırdığını, Türkiye'nin Kuzey Kore, Çin gibi ülkeler durumuna düştüğünü söylüyor. Hatta bazıları "Bu son mesajım olabilir" gibi inanılmaz mesajlar atıyor. Buna karşılık hükümetin kayıtsız şartsız destekçileri ise yasayı "özel hayatın gizliliğinin nihayet garanti altına alındığı fevkalade demokratik bir düzenleme" olarak sunuyor. "Savaş koşulları" grinin bütün tonlarının ortadan kalktığı her şeyin ak ya da kara olarak görüldüğü ve gösterildiği bir ortam yaratmış durumda.

Kamusal figürlerin "özel hayatı" ne kadar özeldir?

Oysa bu yasa ne o kadar kötü ne de o kadar iyi...

İyi tarafı, kişilik hakkı ihlallerine 4 saat gibi kısa bir zamanda müdahale imkanı getiriyor olması... Bu konudaki işleyiş uzun uzun anlatıldığı için ben yeniden tekrarlamıyorum.

"...Regülasyonun sıradan insanlarla kamuya mal olmuş, özellikle siyasî ve bürokratik kamusal otorite kullanan bireyler arasında özel alanın genişliği açısından farklılık olması gerektiğini dikkate almaması hata. Bu çerçevede, özel kuruluşlara değil ama kamu kurumlarına başvuru hakkının verilmesi de şeffaf yönetim ilkesine aykırı olabilir. Hızlı hareket etme arzusunun, yargıyı bir şekilde devreye sokmak yerine idarî otorite üzerinden gerçekleştirilmek istenmesi ilgili bürokrata olmaması gerektiği kadar geniş bir takdir yetkisi verebilir. Yetki artması ister istemez keyfilik ihtimâlini artırır. Ayrıca, bürokratik takdir yetkisi kamusal figürlerin ve kamu otoritesi kullanan kişi ve kurumların eleştirilmesini zorlaştıracak, bazı durumlarda imkânsızlaştıracak şekilde kullanılabilir."

Cumhurbaşkanı Gül'e çağrılar


Yazımın başından bu yana sözünü ettiğim anormal koşullar nedeniyle, söz konusu yasanın cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasına ya da onaylanmamasına da özel anlamlar yükleniyor.

Ha bire çağrılar yapılıyor Cumhurbaşkanı'na... Maksadın beğenilmeyen bir yasayı düzelttirmekten çok onu taraf olmaya zorlamak olduğu çok açık.

Öyle bir atmosfer ki, Sayın Gül onaylamaz geri gönderirse "Cemaat'in adamı", onaylarsa "Erdoğan'ın adamı" ilan edilecek. Onaylarsa yıllardan beri körüklenen "Erdoğan-Gül çatışması"nın nihayet gerçekleştiği kabul edilip bunun üzerinden nice siyasi senaryo yazılacak. Tabii, onaylarsa da "Erdoğan'la anlaştığı ve başbakanlığı garantilediği" başta olmak üzere başka senaryolar devreye girecek.

Kısacası işi zor... Ama ben Gül'ün bu "kategorize edilme" oyununu bir şekilde bozacağından eminim. En büyük ihtimal, tıpkı HSYK'da yaptığı gibi, eleştirileri varsa önceden iletmesi, düzeltilmesini sağlaması ve içine sinen bir yasa haline geldikten sonra da imzalamasıdır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89