• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 6 °C

İnsaf kurursa hakikat perdelenir

Yalçın Akdoğan

Türkiye ilginç bir ülke... Birbirinin tezatı olan söylemler aynı anda doğru gibi algılatılmak isteniyor. Örneğin bir yanda ‘Türkiye muhafazakarlaşıyor’ söylemi etrafında hükümeti toplumu dindarlaştırmayla suçlayan bir anlayış gündem oluşturmaya çalışıyor. İHL’ler, Kur’an Kursları, din dersleri, başörtüsü, cemaatlerin yayılması gibi başlıklar altında iktidarın toplumu dindarlaştırdığı iddia ediliyor. Diğer yanda ise hükümetin muhafazakar kesime karşı girişimlere yeltendiğine dair suçlamalar yer alıyor.

2004’teki MGK kararı üzerine AK Parti’nin belli cemaatleri bitirmeye çalıştığı iddiası komik olmanın ötesinde ayıptır ve çok çirkindir. İftira ve çarpıtmanın bu kadarı gayretullaha dokunacak bir haksızlıktır. Hangi sebeple olursa olsun, bu kadar büyük bir haksızlığa kapı açılmasını ne Allah affeder, ne millet affeder.

Üretilmeye çalışılan KURGU, dershane tartışmasını aşar, muhafazakar camiada önü alınamayacak büyük bir FİTNE’yi ateşler. Kavga görüntüsü üretip hükümetin politikasını yönlendirmeye çalışmak, daha kalıcı ve daha derin yaralara yol açar.

***

AK Parti hiçbir zaman hiçbir kavganın ve çatışmanın tarafı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Ancak Başbakan Erdoğan’ı ve AK Parti’yi biraz tanıyanlar, hiçbir dayatmaya ve saldırıya da eyvallah etmeyeceğini çok iyi bilirler. Bu tür kirli planlarla, çirkin tezgahlarla kimse AK Parti’ye istikamet tayin edemez. AK Parti’nin gücü memleket meselelerinde oy hesabı yapmamasından ve sadece hakka ve millete dayanmasından geliyor.

Yalan yanlış gazete haberleri ve ilgisiz bilgiler üzerine üretilen hayali senaryolar milletimizi de ciddi şekilde rahatsız etmektedir. Sadece Risale-i Nur grupları, tarikatler veya cemaatler değil toplumun büyük bir kesimi oynanan oyundan ve kirli senaryolardan rahatsızlık duymaktadır.

Muhafazakar camia, üç kişinin bir araya gelip sohbet edemediği, kitapların bırakın gazete kağıdıyla kaplandığı tamamen ortadan kaldırıldığı, dershane denilen öğrenci evi sayılarının çok aza indiği kabus günlerini çok iyi hatırlıyor. Vakıfların kapatıldığı, gönül insanlarının takibata uğradığı, ehl-i hizmetin her türlü baskıya maruz kaldığı, bürokratların kıyıma uğradığı, işadamlarına her türlü kapının kapandığı günleri unutmak, ardından bütün bu kesimler için büyük bir mücadele veren AK Parti’yi böyle iğrenç bir ithamla suçlamak nasıl bir vicdansızlıktır? Bütün bu grupların şahs-ı manevisinde AK Parti hedefe konulmuş ve irtica ile suçlanmıştır. Verdiği mücadele ile bunları devre dışı bırakan ve her kesimin önünü açan AK Parti’dir. Bu konuda iktidara sadece teşekkür edilebilir.

Biraz Allah korkusu, biraz ahiret inancı olan bir insan nereden nereye gelindiğini gözardı edip hakikati tersine çevirmeye çalışabilir mi?

Kim ki bu kurgulara, hayali senaryolara, maksatlı tezgahlara prim verirse AK Parti’ye karşı değil hakikate karşı ayıp eder. Yalanlarla amel edenler, bu tür senaryolar üzerinden mü’min kardeşine karşı kötü hüküm verenler sadece kendilerine yazık etmiş olurlar.

İNSAF, mü’minin en önemli özelliklerinden biridir. İnsaf kurursa hakikat perdelenir.

Bu kirli kurgunun önemli bir ayağı da belden aşağıya vurmak, kara kampanya yapmaktır. 2004 MGK kararıyla ilgili haberden sonra ilk açıklamayı yapan şahsıma yönelen saldırılar bu kurgunun nasıl bir organizasyonun parçası olduğunu gösteriyor. Hükümet-cemaat ilişkileri konusunda hep itidali, uhuvveti, aklı selimi öne çıkaran bir insanı hedef almak sadece kavga hevesiyle ve kötü niyetle izah edilebilir. Konuşan kim olursa belden aşağıya saldırmak ancak HABİS bir anlayışın ürünü olabilir.

Birileri fena halde bir kavga sevdasına tutulmuş görünüyor. Kim kardeşlik dese hemen üzerine çullanılıyor. Kim hayali senaryolara karşı dursa hemen çamur atılmaya başlıyor. Saygın insanlar dahi kavganın tarafı ve parçası olarak öne sürülmek isteniyor.

İslam tarihinde yaşanan travmaların dayandığı birçok hastalıklı anlayış vardır, ancak bunların birincisi ‘amaca ulaşmak için her yol mübahtır’ yaklaşımıdır. Tahammülsüzlük, gayrimeşruluk, keyfilik, şahsilik, hizipçilik hep bu anlayıştan südur etmiştir.

Kimi gazetelerin kurguladığı oyun millet tarafından bozulacaktır. Bize düşen hikmeti ve izzeti, şefkati ve itidali kuşanmaktır. Fitneye aldanıp kardeşine kem gözle bakanlar her iki dünyada da kaybederler.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89