• BIST 97.533
  • Altın 145,687
  • Dolar 3,5750
  • Euro 3,9909
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 25 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 23 °C

İnisiyatif hükümete geçti

Oral Çalışlar

Dolmabahçe toplantısının belki de en dikkat çekici yanı, Başbakan’ın ruh haliydi. ‘Paralel devlet’in ‘operasyonlar’ına Başbakan’ın nasıl karşılık verebileceği, hangi hamleleri yapabileceği, kendisine güveninin ne düzeyde olduğu önemliydi.

Görünen o ki Başbakan’ın kendine güvenli hali sürüyor ve inisiyatifi elinden bırakmamaya niyetli görünüyor. Bununla birlikte, son olarak Hatay’da TIR’a yönelik savcı müdahalesi de gösterdi ki, ‘karşı taraf’, pozisyonundan öyle kolay kolay vazgeçmeye niyetli değil.

‘Paralel devlet’ gücünü değişik yerlerde deniyor, birçok kozu olduğunu hissettiriyor. Hükümetin çok farklı alanlardaki zayıf noktalarını, eksiklerini, hatalarını kolluyor. Uluslararası kamuoyunu, Batılı ‘müttefik’leri de ‘harekete geçirici’ bir eylem çizgisi izliyor. 

Krizin tırmandığı günlerde, ‘Türkiye’nin yönetilemez hale geldiği’ görüntüsünü yaratan bir tablo yaşandı. Atakların devamının olduğuna ilişkin bir sürecin içine girmiş gibiydik.

Şimdi durum bir ölçüde değişmiş gibi görünüyor. Dolmabahçe buluşmasını da hesaba katarsak, ‘paralel devlet’ tablosunda bir gerileme dikkat çekiyor görüntüsü ağır basıyor. Mesela, hamlelerin kritik gazetesinin dünkü manşeti, bir durum tespitinin ötesinde, bir psikolojiyi yansıtıyor: ‘TIR’ın Savcısı Hatay’ı terk etti’. Halbuki, 25 Aralık operasyonunun savcısı alanı terk etmek yerine bildiri yayımlamış; valiyi, başsavcıyı, polis müdürünü zan altında bırakmayı hedefleyen, kendince ‘cesur’ çıkışlar yapmıştı.

Cemaat’in de destek verdiği ilk hamleler; başlangıç günlerinde, yargının gücünü, medyanın etkili bir bölümünün gücünü, uluslararası etkili bir kamuoyunu arkasına aldığı gibi, Türkiye’deki AKP’ye muhalif sosyal medya kitlesinin de saf tutmasına yol açmıştı.

Önceden planlandığı anlaşılan ve bir yolsuzluk iddiası üzerine kurulu ‘savcılar çıkarması’, hükümeti salladı. “Daha durun, bunlar başlangıç” söylemi içindekiler, inisiyatifi ele geçirmiş gibiydiler. Zaten kırılgan bir zeminde olan ekonomi de büyük bir sarsıntı içine girdi.

Evet, her şeye rağmen, şu noktada, ibre tersine dönmeye başlıyor: Hükümetin Ergenekon, Balyoz ve Kafes davalarıyla ilgili yeni girişimleri, BDP’li milletvekillerinin serbest bırakılması, Başbakan’ın konuyu geniş kitlelere taşıyarak oradan enerji alması, hükümette yapılan değişiklikler... Güç ilişkileri, yeni baştan düzene giriyor.

Demokratikleşme hamleleri

Tarihsel bir viraj dönülürken demokratik kurallar, normaller, gelenekler; Türkiye gibi bir ülke için bile sarsıcı bir boyutta ihlal ediliyor. Aktörler, ellerindeki kozları kullanmak için, meşruiyet sınırlarını zorluyor. İyi kötü bir parlamenter geçmişi olan, çok partili sisteme alışmış, sınırlı da olsa demokratik geleneklere sahip bir ülkede, kuralların böylesine geri plana atılması, daha fazla sürdürülebilir bir durum olamaz.

Tabii yargıya ve polise egemen olan ‘özgürlük karşıtı’ zihniyet, yeni bir sorun değil. Geçmişten miras kalan köklü anlayış; her dönemde yargıyı ‘otoriter sistem’in, ‘statüko’nun temsilcisi olarak kullandı.

Terörle Mücadele Kanunu, düşünceyi ve örgütlenmeyi hedef alan, otoriter yargıya alan açan haliyle, kimyasal silah fonksiyonuna bürünmüş durumda. Bu kanunun, ifade özgürlüğünü hedef alan maddeleri, temizlenmeli. Hak ve hukuk talep eden Kürtleri ‘süründüren’ siyasetten vazgeçilmeli. AB ve Batı ile olan ilişkiler hızla normalleşmeli, dış politikada gerçekçilik öne çıkmalı. Yasal sistemin, AB standartlarına uydurulması üzerine daha dinamik bir çaba içine girilmeli.

Bu fırtınadan ve kötü tablodan, daha olumlu bir yöne doğru ilerlemek; demokratikleşerek, evrensel değerleri öne çıkararak ve sistemi yenileyerek çıkmak mümkün.

Ülke, bu çatışma sürecinden yara aldı. Hükümetin süreci yönetebilmesi o kadar da kolay olmayacak. Cemaat açısından bakarsak, onları daha karmaşık sorunlar bekliyor.

Umarız, meşruiyet sınırları dışına çıkanlar, demokrasiyi zedeleyenler, bunun bedelinin ne olduğunu anlarlar.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89