• BIST 89.764
  • Altın 145,339
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 7 °C

İngilizce, Türkçe ve Kürtçe

Mümtaz er Türköne

İngilizce eğitiminin tam bir fiyasko olduğunu TEPAV'ın araştırması gösteriyor. Ekonomik büyüklük olarak ilk 20'ye giren Türkiye'nin, İngilizce eğitiminde değerlendirmeye dâhil edilen 44 ülke arasında 43. olması, tersinden okunduğunda büyük bir başarı.

Durumun hepimiz farkındayız. Yüzlere hatta binlere varan ders saatlerinde, hazırlık sınıflarında çocuklara İngilizce dersi veriyoruz. O kadar uzun bir dil eğitiminden sonra gençleri basit bir İngilizce cümleyi kullanamayacak durumda tutabilmek, başarılması zor bir sonuç olmalı. Sizce eğitim sistemimiz bu işi nasıl başarabiliyor? 

İngilizce dersleri ve hazırlık sınıfları bütünüyle kaldırılsa, dil eğitimi ihtiyarî hale getirilse dil bilen gençlerin oranı birkaç kat artabilir. 

Türkçe eğitimi de pek farklı değil. Diksiyon bozuk. İlkokul üçüncü sınıfta öğrenilmiş olması gereken gramer kuralları üniversite öğrencilerinde bile oturmamış durumda. İfade-i meram, idare-i kelâm çok düşük seviyede. Türkçesi gelişmemiş olanın İngilizcesi de bir sınırda duruyor. Üniversitelerde İngilizce eğitim ilerledi. Ancak eğitim dili düşünce dili düzeyinde olmadığı için, öğretimin içeriği de basit taklitleri geçemiyor. 

Bugün yani 21 Şubat, dünyada "Anadil günü" olarak kutlanıyor. Aklımıza hemen Kürtçenin gelmesi lâzım. Türkiye'nin ana sorunu olan Kürt sorunu bir Kürtçe sorunu. Çözümün ayağa kalkması için sınır, Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılması. Yeni anayasa tartışmalarının birinci sıraya yerleşen tartışma konusu ise "resmî dil", dolayısıyla Kürtçenin statüsü sorunu. Kürtçe -özel adıyla Kurmançi dili- nüfusun azımsanamayacak bir kısmının anadili. Bu anadil eğitime girerse, devlet vatandaşlarına anadilde eğitim fırsatı sunarsa ne olur? 

Bülent Arınç, Kürtçenin "medeniyet dili" olmadığını söyledi. Sübjektif bir hüküm. Bir dili cazip hale getiren "ekonominin dili" olması. İngilizce, istihdam imkânı, yani ekonomik getirisi için tercih edilmiyor mu? Türkçenin Kürtçeyle mukayesesi sadece ekonomik olarak hangisinin daha çok işe yaradığıyla ölçülebilir. Kürtçe eğitim veren okullar açılsa veya iki dilli eğitim düzenine geçilse, Kürtçeye olan talebi büyük ölçüde piyasa belirleyecektir. 

Kürtçenin bir kültür dili olarak geleceğine gelince... Eğitim dili haline gelmesinin Kürtçenin akıbetini İngilizceye veya Türkçeye benzeteceği ortada. İngilizceyi öğretemeyen, Türkçeyi rezil eden eğitim sistemi Kürtçeyi öğretmeye kalkınca ortaya nasıl bir sonuç çıkacak? Sorunun cevabı, Türkçe ve İngilizcedeki dil eğitiminin sakatlığında saklı. 

Eğitim sistemi, sadece sınavda soru olarak sorulabilecek nesneleri öğretiyor. Sadece dilde değil, bütün alanlarda böyle. "Öğrettiğimiz şeyler ne işe yarıyor?" sorusunun, Talim Terbiye Kurulu'nun kapısından içeri girmesine izin verilmiyor. Amaç öğrenciye pösteki saydırmak. İngilizcede veya Türkçede sayacağınız pöstekiler ise dili bir düşünce ve ifade aracı olarak kullanmaya izin vermiyor. İki dilli eğitim de, kestirmeden pösteki sayma sorunu olarak şekillenecek. Kürtçeyi bir edebiyat ve kültür dili olarak öğretmeye niyet eden öğretmen öğrencisinden olacak. 

İngilizce eğitim sorunu, eğitim sistemimizdeki sakatlığı gösteriyor. İdeolojik yükler ve öğrenciye resmî disiplini benimsetmek görevi, öğretmen için mesleğini sığ bir şekilciliğe mahkûm ediyor. Bir eğitim yılı boyunca 48 adet resmî gün ve hafta varmış. Her öğretmen bu resmî günlerin kutlanması sorumluluğunu üzerine alıyormuş. Andımızdan resmî kutlamalara kadar geniş bir yelpazede öğretmenler eğitim dışında her şeyle meşgul olmak zorundalar. 

Kürtçe, eğitim dili olarak benimsenmeli. "Eğitim dili" ile kast edilenin bütün eğitim ve öğretim faaliyetinin o dilde yapılması olduğunu vurgulayalım. Dünyada bu uygulama aynı okul binasında iki dilli eğitimle karşılanıyor. Talebe göre Türkiye'nin her yerinde iki dilli eğitime geçilebilir. Üstelik bu teşebbüs, eğitim sistemimizin bütün vidalarının ve dişlilerinin gözden geçirilmesine fırsat verebilir. Nasıl olsa hangi dilde olursa olsun, çocuklarımıza eğitim veremiyoruz. 

Herkesin "anadil günü"nü kutluyorum. İnsanın doğumuyla kazandığı dil yeteneğinin ve öğrendiği anadilin, onu insan yapan ve herkesin saygı göstermesi gereken en temel değerlerden biri olduğunu bu vesile ile hatırlamamız lâzım.

  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89