• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -4 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -1 °C

İnancın cephanesi tükenmiyor

Ferda Çetin

Kimlik ismi Emir Fakir Enver.
Kod adı Genco Qeladize.

Suudi Arabistan’dan, Qatar’dan, Tunus’tan, Türkiye’den, Avrupa’dan yüzlerce genç, cihat adına dinci çetelere katılarak Kürt halkına karşı savaşıyorken, Güney Kürdistan’dan da genç bir adam, kendi halkının yanında şiddetli bir savaş yürütüyor. Yaptığı işin gerekliliğine ve doğruluğuna o kadar inanıyor ki annesini, babasını ve kardeşlerini de ikna edip, rızalarını aldıktan sonra gitmiş Rojava’ya.

Genco doğduğu yerden daha çok Rojava’da tanınıyor şimdi. Çetelere karşı cepheden cepheye çarpışırken defalarca yaralanmış ama mevzisini terk etmemiş, yedi canlı, yaşayan bir efsane o.

Genco şimdi Kandil dağlarında, arkadaşlarının yanında dinleniyor. Konuşmamız sürerken gülümseyerek; “hazırlanıyorum, yine gideceğim” diyor.

Kafatasının yarısı biksi kurşunu ile parçalanmış, yarasının derin izleri görünüyor. Ama o iyileştiğini söylüyor: “Gitmeliyim, Ferhat’la telefonda konuştum beni bekliyor”.

Genco, etrafından akan ırmakları ve ormanlarıyla meşhur Şaklava’da, 1984 yılında doğmuş. Küçüklüğünden itibaren çevresini, toplumsal yaşamı merakla izlerken, kendisini rahatsız eden bir çok şeyin farkına varıyor. Bazen bu terslikleri değiştirmek, bazen en uzak yer neresiyse oraya çekip gitmek istiyor.

Genco, Safin Dağı’nın eteklerindeki bu şirin kasabada, hayatı ve dünyayı anlamaya çalışmış. Sorular sormuş, yanıtlar aramış. Kendisinin de nedenini tam olarak bilmediği bir iç huzursuzluk, çocukluğundan itibaren bırakmamış yakasını. “Ruh halim hala böyle” diyerek kendisi anlatıyor bütün bunları.

Soru soran insan, doğal olarak itiraz da edecek ve isyana yürüyecektir. Bu insan türü için hareket, yenilik ve değişim, genlerinde taşıdıkları bir ayrıcalıktır.

Genco’yu ve düşüncelerini Şaklava’da anlayan çok az insan var. Hatta çok az da değil, bir tek kişi: Çocukluk arkadaşı Ferhat!

Genco’yla Ferhat saatlerce, günlerce konuşuyor, tartışıyor ve kendilerini tutsak hissettikleri bu dünyadan kurtulmak istiyorlar.

Sonra, ikisi birlikte 2004 yılında, kaçak yollardan ve maceralı bir yolculuktan sonra İngiltere’ye ulaşıyorlar. İngiltere’de kendi yaşıtları yüzlerce Kürt gencinin hayatlarını gördüklerinde, Şaklava’yı terk etmenin hiç de isabetli bir karar olmadığını anlıyorlar.

Londra’daki Kürt derneklerine uğruyorlar, İngiltere’deki Kürtleri izliyorlarmış. Kürdistan için, özgürlük için koşuşturan insanları tanıdıktan sonra, dernekler Genco’nun ikinci adresi oluyor. Oralarda kendilerini can kulağıyla dinleyen, kendileri gibi düşünen insanların çokluğu, yalnız olmadıkları inancını büyütüyor. Londra’daki günlerini gülerek anlatırken, “benim için üniversite eğitimiydi” diyor. Kürdistan’ın dört parçasındaki durumu, Kuzey Kürdistan’daki özgürlük mücadelesini detayları ile öğreniyor Londra günlerinde.

Şaklavalı Genco dört yıl dayanabiliyor İngiltere’deki yaşama. 2008 yılında ani bir kararla, arkadaşı Ferhat’la birlikte dönüyorlar Kürdistan’a.

Güney Kürdistan’da bir süre PÇDK içinde siyasi faaliyet yürütüyor Genco. 2013 yılında, yine arkadaşı Ferhat’la birlikte bir “durum değerlendirmesi” yapıyorlar. Rojava’ya giderek Kürdistan’ı savunmak için YPG’ye katılma kararı oybirliği(!) ile çıkıyor. Ertesi gün yola çıkıyorlar.

Rojava’da askeri eğitimlerini tamamladıktan sonra çatışmaların yoğunca yaşandığı Serêkaniyê’deki cepheye gidiyorlar. Rojava halkı, Şaklavalı Genco’nun Rojava’yı savunma coşkusunu gördükçe daha çok seviyorlar onu. Konuşma arasında sık sık bu ilgiden, bu ilginin kendisine yüklediği sorumluluktan söz ediyor Genco. Serêkaniyê’deki yoğun çatışmalarda, omuzundan ve ayağından yaralanıyor. Tedavi olduktan iki ay sonra tekrar cepheye dönüyor.

Genco bu kez Rimelan’daki cephededir. Yine çeteler yine çatışma… Genco, sırtından girip gögsünden çıkan bir kurşunla ağır yaralanıyor. Genco, önce Dêrik, sonra Qamişlo’daki hastanede uzun süren bir tedavi süreci geçiriyor.

Hastahanedeyken Ferhat’tan haber alıyor: Yoldaşı ve tüm kararlarının ortağı Til Koçer’deki cephede yaralanmıştır. Farklı yerlerde ikisi de tedavilerini tamamladıktan sonra yeniden dönüyorlar cepheye.

Genco bu kez Til Elo’ya gidiyor ve doçka kullanıyor. 2013’ün kurban bayramının ilk günü, başından ağır bir kurşun yarası alıyor. Qamişlo’daki hastanede 6 saatlik ağır bir ameliyat geçiriyor. Kafatasının yarısına yakını alınarak, yerine yapay bir parça dikiliyor. Doktorlar, tedavinin daha iyi koşullardaki bir hastanede yapılması gerektiğini belirtiyor. Arkadaşları, Genco’yu Güney Kürdistan üzerinden Türkiye’ye geçirmek isterken, KDP peşmergelerince yakalanıyor ve 7 gün gözaltında tutuluyor. Sonra arkadaşları tarafından başka bir Ortadoğu ülkesine geçiriliyor ve iki aylık yoğun bir tedavi görüyor.

Genco şimdi vücudundaki kurşun yaraları ve kafasındaki dikiş izlerine aldırmaksızın sabırsızlıkla bir kez daha Rojava’ya geçmek; Rojava’yı ve Rojava Devrimi’ni savunmak için gün sayıyor. Gülümseyerek anlatıyor: “Ferhat’la konuştum, ‘neden geciktin, hemen gel’ diyor” ve ekliyor: “İyileşir iyileşmez döneceğim sözünü vermiştim, sözümü yerine getirmek zorundayım.”

Şu Genco sınıfındaki insanoğlu-insankızı ne kadar cesur, ne kadar güzel ne kadar tuhaf bir yaratık…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89