• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 3 °C

İmralı'yla müzakere ve iki tarz-ı siyaset…

Ali Bayramoğlu

Kürt sorunuyla ilgili gelişmeler, beklentiler, umutlar malum…

Peki, ne olup bitiyor?

Başbakan'ın ifadesiyle 'barış süreci'nin neresindeyiz?

Hatırlayalım: Önce Başbakan İmralı'yla görüşmelerin başladığını açıkladı, ardından iki BDP'li milletvekili İmralı'ya giderek Öcalan'la görüştü. Paris'ten gelen cenazeler (kamuoyunun, güvenlik güçlerinin ve Kürtlerin hassas davranmalarıyla) bu sürecin devamı ve parçası oldu.

Sonra?
Sonrası kapalı…
Bildik bir müzakere sürecinden söz etmek pek mümkün değil.

Ne olup bittiğini ancak Başbakan'ın açıklamalarından, bu açıklamaların satır aralarından anlayabiliyoruz.

Bunlar bize, MİT'in İmralı'yla görüşlemelere devam ettiğini gösteriyor. Ve bu açıklamalarda üç yön öne çıkıyor.

1. Hükümet bu görüşmeleri temel olarak (ve muhtemelen demokratikleşme hamlelerine paralel olarak) PKK güçlerinin sınır dışına çekilmesi çerçevesinde tanımlıyor.

2. Hükümet İmralı'yı asli taraf, BDP'yi ise İmralı ile Kandil arasındaki aracı olarak görüyor.

3. Hükümet bu süreci ve görüşmeleri tam kontrolü altında tutarak yönlendirmek istiyor.

Nitekim Başbakan'ın önceki gün Prag'daki şu açıklaması da tam olarak bu çerçeveye oturmaktadır:

'Başlattığımız süreci gelişen şartlara göre devam ettiriyoruz. Sürecin içinde MİT, devletin şu anda süreci yönetmekle görevlendirdiği birimidir. Ve İmralı'nın talebi üzerine de kendisinin belli yerlere mesajını ulaştırması bakımından kendinin güvenebileceği (BDP milletvekilleriyle görüşme) siyasi talepleri vardır. Ama bu siyasi talepte de bizim özellikle koyduğumuz bazı şerhler vardır. Nedir bu? Bir, biz dağdaki ile kucaklaşanı İmralı'ya göndermeyiz. İki, şu ana kadar verdikleri mesajla bu ülkenin hassasiyetlerine darbe vuranları İmralı'ya göndermeyiz. Çünkü onların, oradan aldıkları mesajı farklı şekilde götürme ihtimalleri olabilir…'

Kısmen kapalı, hükümetin yüklediği anlam çerçevesinde yol alan, Kürt meselesi ile silah sorunu arasına mesafe koyan bu yöntem, bir 'siyaset tarzı'dır, buna şüphe yok.

Ancak tek siyaset tarzı değildir.

Neden?

Bu tabloda Kürt siyasi hareketinin talepleri varsayılmakta, siyasi varlığı ise geri planda kalmakta, bağımlı bir değişken görüntüsü taşımaktadır. Açıktır ki, bu tablo ya da bu tarz, ancak Öcalan'ın siyasi taleplerini tümüyle geri çekip, AK Parti'nin savunduğu sorunu kültürel hakların bireysel tatmini ve genel bir demokratikleşme üzerinden çözme modelini benimsemiş olmasıyla mümkündür.

Nitekim bu yönde pek çok 'okuma' ve 'yorum' yapılmaktadır.

Ancak bunların gerçekçi olduğunu söylemek çok zordur.

Nitekim ilk günden itibaren Kürt siyasi hareketinin sesini duyurabilen parçaları (BDP, Kandil, Avrupa) aksi yönde mesajlar ve tepkiler vermektedir. Avrupa Öcalan'la temas gereğine vurgu yapmakta, Kandil tek taraflı silah bırakma fikrine soğuk bakmakta, BDP kendisine aracı değil doğrudan taraf rolü biçmektedir.

Bunların anlamı şudur: Kürt siyasi hareketi açısından temel sorun, sürdürülen görüşmelerin 'kurumlaşması'dır. Tanımı ve yöntemidir.

Bu, Kürt aktörlerin yıllardır üzerinde durduğu eşit taraf, eşit müzakere taleplerinden farklı bir şey değildir.

Nitekim izleyebildiğimiz kadarıyla Kürt hareketinin tüm parçaları barış süreciyle ilgili engelleyci bir hata yapmamak konusunda son derece dikkatli davranıyorlar. Ancak bu sürecin yöntemiyle ilgili tatmin olmaktan uzak bir görüntü veriyorlar.

İkinci 'siyaset tarzı' da bu noktada karşımıza çıkar.

Kürt meselesiyle silah sorununun birlikte ele alındığı, karşılıklı konuşma, etkileşim üzerinden Kürtlerin açık siyaset yapabilecekleri zemin oluşturulmasını hedefleyen bir tarzdır bu…

Kabul etmek gerekir ki, çözüme doğru, gerçekci ve kalıcı olanı budur.

İlk tarz pek çok kez denenmiş ve sonuç hep hüsran olmuştur.

Önümüzde ciddi bir fırsat var, umarız heba edilmez…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89