• BIST 73.600
  • Altın 132,411
  • Dolar 3,5398
  • Euro 3,7975
  • İstanbul 1 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -9 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin -1 °C

İmkânsız mı?

Ahmet Hakan

* Hem darbelere, hukuk dışı girişimlere, çetelere sonuna kadar karşı olmak, hem de Silivri Cezaevi’ndekilerin hukuklarına sonuna kadar sahip çıkmak imkânsız mı?

* Hem 12 Eylül Anayasası’nın değişmesini istemek, hem de yargıya egemen olmak maksadıyla yapılan Anayasa değişiklerini kuşkuyla karşılamak imkânsız mı?

* Hem CHP’nin ideolojik duruşuna itiraz etmek, hem de bu duruşu hafiften esnetmeye çalışan lidere destek vermek imkânsız mı?

* Hem laikliğin değişmez bir ilke olarak korunması konusunda titiz olmak, hem de dini sembol-lerin kullanılmasının özgür olma-sını savunmak imkânsız mı?

* Hem hükümet yanlısı yayın organlarında yazıp çiziyor olmak, hem de biraz olsun hakkaniyetli davranmak imkânsız mı?

* Hem hükümete karşı bir duruş sergilemek, hem de hükümetin yaptığı bazı güzel uygulamalara destek çıkmak imkânsız mı?

* Hem terörün son bulması için çaba sarf etmek, hem de Kürt halkıyla empati kurarak “ne istiyorlar?” sorusuna yanıt bulmak imkânsız mı?

İki kötü senaryo

1- ALİ BULAÇ’IN SENARYOSU:

TAYYİP Erdoğan Çankaya’ya çıkacakmış, Başbakanlığa ise Numan Kurtulmuş’u getirecekmiş. Saadet’teki gelişmelere böyle bakılmalıymış...

Ali Bulaç kusura bakmasın ama Yeşilçam’da bile kalmadı böyle inandırıcılıktan uzak senaryolar. O denli saçma yani...

Numan Kurtulmuş’un, Saadet Partisi’nde Erbakan’ın oğlu, kızı ve damadına karşı ölüm kalım mücadelesi verdiği şu günlerde, bu tür senaryoları dile getirmek, sadece ve sadece Numan Kurtulmuş’un elini zayıflatmaya yarar.

Ali Bulaç böyle bir şey olsun istemez ama bilmeli ki yazdığı senaryo bu anlamda kullanılacaktır.

2- DEVLET BEY’İN SENARYOSU:

İçinde bulunduğu hükümetin “okyanus ötesi” güçler tarafından devrildiğine o kadar iman etmiş durumda ki, birazcık tuhaf bulduğu her gelişmenin arkasında

“okyanus ötesi” güçler aramaya başladı.

Başbakan Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu el mi sıkıştı?

Devlet Bey’in kuşkuculuğu hemen devreye giriyor. En son şunu söyledi:

“Okyanus ötesi güçler, bir AK Parti / CHP koalisyonu peşinde...”

Keşke biraz da şunu düşünse:

Okyanus ötesi güçler, bir şeyler peşindedir ama peşinde oldukları şeylerin en azından bir parça inandırıcı olmasına da dikkat ederler.

Fazıl Say’la tartışmak

DÜN Twitter’da Fazıl Say’la tartıştık biraz...

O bana “dönek” dedi, ben kendisini Hakkı Bulut’a havale ettim.

O arabesk bir ruh hali ile “Henüz 9 yaşında bir kızım var... O olmasa çoktan çeker giderdim buralardan...” türü “kızım olmadan asla” edebiyatı çekti, ben “Sen ruhen arabesksin Fazıl” dedim.

O bana “Sen bugün varsın, ben yarın da olacağım” dedi, ben ona “Ben bugün de yarın da var değilim... Zaten senin gibi var olmaktansa yok olmayı tercih ederim” dedim...

Olay bir horoz dövüşüne dönüştü.

Etraftan alkış kıyamet sesleri yükseldi.

Bazıları “Vur Fazıl” dediler, bazıları “Vur Ahmet”.

Gülümsedim.

Ve en sonunda...

“Senin hoyratlığını dehana veriyorum Fazıl...” dedim.

O ise hâlâ benim bir “dönek” olduğumu ima eden şeyler karalıyordu.

Neyse... Neyse...

Son iki konser

* BÜLENT ORTAÇGİL Hafta sonu gazetelerde kendisiyle yapılan röportajları okudum. Müziğine zaten hayrandım, röportajları okuduktan sonra sağlam duruşuna, birikimine, alçak gönüllüğüne, bilinçliliğine de hayran kaldım. Önümüzdeki çarşamba günü Açık Hava Tiyatrosu’nda Bülent Ortaçgil var... Sanatçı arkadaşlarıyla birlikte sahneye çıkacak. Sanat hayatının 40. yılı nedeniyle. “Bir Nihavent Yalnızlığı” paylaşacağız kendisiyle... Sabırsızlıkla bekliyoruz.

* NEŞET ERTAŞ Hemen ertesi gün... Aynı mekan... Neşet Ertaş usta çıkacak sahneye... Bozkırın tezenesi, en oynak türküleri en hüzünlü şekilde söyleyecek. Orta Anadolu’nun gür sesini haykıracak... Abdal geleneğinin son temsilcisinin söyleyeceği türküler için de hazırız... “Gönülden gönüle giden gizli yol”un izinde olacağız... Umarım Nil Karaibrahimgil de orada olur.

Tünel teşekkürü

GEÇEN gün İstanbul’un trafik sorununa çözüm için yapılan tünellerden bazılarını kullandım.

Kararım şudur:

Tüneller, gerçekten de trafiği büyük ölçüde rahatlatmış, bazı semtlere ulaşımı inanılmaz kolaylaştırmış durumda.

Şimdi de “Kağıthane-Dolmabahçe Tüneli” hizmete açıldı.

Kağıthane’den Dolmabahçe’ye ulaşımın beş dakikaya inmesine yol açacak.

Kadir Topbaş “tünel çözümü”nü ilk ortaya attığında...

Hem kısa sürede yapılacağına inanmamıştım, hem de trafikte bir rahatlama getireceğine...

Nankörlüğe gerek yok, tüneller için teşekkür ediyorum.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89