• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin -1 °C

İlk adım yine ‘parmakları tetikten çekmek’tir!

Hasan Cemal

PKK’nın referandum öncesinde ilan ettiği ‘eylemsizlik’ kararı, yani ateşkes 20 Eylül’de, önümüzdeki Pazartesi günü sona eriyor.

Vurgulamakta yarar var:

Bu ateşkes mutlaka uzatılmalı ve PKK ‘çatışma bölgeleri’nin dışına çekilmeli.

Kürt sorununun silah ve şiddetle bağını koparmak istiyorsak, ilk aşamada ateşkesin kalıcı kılınmasından başka çare yoktur.

Çünkü, ancak böyle bir ortamda çözüm konuşulabilir.

Bir başka deyişle:

Çözüm yollarında eğer samimiyetle ilerlemek istiyorsak, ilk adım, geçen yıl Mayıs ayında Kandil’de Murat Karayılan’la görüştüğümden beri bir çok kez yazdığım gibi, önce parmakları tetikten çekmektir.

Önce silahlar sussun!

Bırakılsın demiyorum.

Önce her iki taraf da parmaklarını tetikten çeksin diyorum. Bunun karşılığı ise hep şöyle geliyor:

“Biz ateşkes ilan ediyoruz ama operasyonlar durmuyor ki. İşte Hakkari’deki bir mağarada, çatışma bölgesinin dışına çıkmış 9 PKK’lı gerilla bombalandı ve öldü, üstelik 6 Eylül’de, tam referandum öncesi...”

Evet olmamalıydı.

Ne PKK’lı ölsün, ne de asker!

Yazıktır, günahtır.

Artık dağdan ölüm haberleri gelmesin. Şehit anaları gözyaşı dökmesin.

Bunun içindir ki:

Ne mayın döşensin, ne de operasyon yapılsın.

Çözüm namlunun ucunda değil ki.

Ama başka sorular da var.

Hakkari’de önceki gün mayın patlaması sonucu hayatını kaybeden 9 Kürt vatandaşımızın acısını nereye koyacağız?..

Ya Hakkari’de bombalanan okullar ne olacak?..

Okul çocuklarına yönelik boykot çağrılarını ne yapacağız?

Benim de tanıdığım, bir Kürt aydını ve işadamı olan, Diyarbakır Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Raif Türk’ün mermer ocağına, boykota karşı çıktığı için, referandumda ‘evet’i savunduğu için yapılan saldırı ne olacak?..

Bunları hiçbiri, hiçbir gerekçeyle savunulamaz.

İmralı’nın, Kandil’in, BDP’nin bilmesi gereken bir nokta var. Kaç zamandır bu köşede sürekli dikkat çektiğim bir konudur bu da.

Eğer içtenlikle barış istiyorsak, bir şeyden kesinlikle sakınmamız gerekir:

Arabayı atın önüne koymak!

Bir başka deyişle:

Önce yapılması gerekenle, sonraya bırakılması daha doğru olan şeyleri birbirine karıştırmak... Bunlar çok sık karıştırılıyor Kürt tarafında...

Öncelikler ile sonralıklar birbirine karıştırılınca, ister istemez, PKK kullanılıyor mu, İmralı kullanılıyor mu sorusu da akıllara takılıyor.

Acaba ‘derin devlet’in, acaba İran’ın, acaba İsrail’in PKK içinde gerektiğinde kullandıkları ‘taşeron’lar olabilir mi sorusu akıllara takılıyor.

Soruları çoğaltmanın gereği yok.

Evet, önce ateşkes... Önce operasyonların durması... Ve bu iki noktanın gerçekleşmesi için provokasyonlara geçit vermeyecek bir kararlılığın iki tarafta da geçerli kılınması...

Başka çare yok.

Bu açılardan hiç kuşkusuz hükümetin de sorumluğu var. Ankara tarafından ortamı yumuşatabilecek bazı adımlar atılabilir, atılmalı. Örneğin, geçmişte örnekleri görüldüğü gibi operasyonlar konusunda frene basılabilir, basılmalı Ankara’da...

Gerçek bir ateşkesle birlikte işlemeye başlayacak böyle bir sürecin adı malum:

Parmakları tetikten çekmek!

Dağdan ölüm haberlerinin gelmediği, anaların gözyaşı dökmediği bir ortamda barışa giden yolları kamuoyunun önünde ve arkasında serbestçe tartışmaktan başka çaremiz yoktur.

Yeterince acı çekildi.

Artık hep birlikte haykırma zamanıdır, yeter artık diye...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89