• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin 0 °C

İlginç ama tehlikeli bir gelişme

Doğu Ergil

Son zamanlarda gazetelerde El-Kaide militanlarının Suriye'de artan şiddet ve etkinliği fazlaca yer alır oldu. Denetimlerindeki yörelerde kolayca insan öldürdükleri, masum insanları rehin alıp esir düşen kendi savaşçılarıyla takas yaptıkları ve Kürtler'e karşı yürüttükleri mücadelede "Kürtler'in canı, malı, kadın ve çocukları size helaldir" türünden çağrılarla Suriye devrimini amacından saptırdıkları anlaşılıyor. El-Kaide'nin içinde bulunduğu bir direnişin özgürlük ve demokrasi getirmeyeceği açık. Galiba birileri bu iyice anlaşılsın diye yeni bir operasyon yaptı.

Büyük kaçış

Bir süre önce Irak'ın, Amerikan işgali sırasında işkenceleri ile maruf, yüksek güvenlikli hapishanesi Abu Gureyb'den 500 civarında El-Kaide önderi ve üyesi kaçtı. Daha doğrusu kaçırıldı. Olayın boyutu ve zorluğu bunun ustaca planlanıp uygulanan bir haber alma teşkilatı işi olduğu izlenimini uyandırıyor. Ama meselenin pratiğinden çok siyaseti daha önemli.

Şöyle ki; Irak'tan kaçırılan Kaideliler Suriye'ye gönderildiler. Bunun iki amacı olabilir:

1- Suriye'de rejimin yıkılması için savaşanlara destek olmak. Eğer bu işin arkasında İran ve Tahran'a yakın Bağdat yönetimi (Başbakan Nuri el Maliki) varsa El-Kaide'nin Şii düşmanlığından hareketle bu teşkilatın Suriye'de farklı bir gündem izleyeceğini, önünde sonunda kendilerini de vuracağını bilmeliler. Nitekim Irak'ta süren bombalı katliamların bir bölümü bu örgüte mal ediliyor.

2- Eğer operasyon, El-Kaide'nin acımasız yöntemlerinin ve sınırsız şiddetinin Özgür Suriye Ordusu'nun itibarını düşürmeyi amaçlıyorsa bunun başarısı çok olası. El-Kaide gibi örgütlerin içinde yer aldığı bir mücadelenin özgürlük ve demokrasi getirmeyeceğini herkes bilir. Bu nedenle pek çok ülke bu ve benzer örgütlerin katıldığı bir mücadeleyi özgürlük mücadelesi olarak görüp desteklemeyecek. Bu da Beşşar Esed için hayat öpücüğü demek.

Beklenmeyen sonuçlar

O nedenle Kaideciler'i Irak'taki hapishanelerinden kaçırıp Suriye'ye getirenler bu iki ülkeyi de içine alan daha büyük bir siyasetin peşindeler ve ne yaptıklarını iyi biliyorlar. Cihatçı ve İslam hilafeti kurma gibi gündemleri olan ve bu doğrultuda intihar bombacılığı gibi dinen de caiz olmayan aşırı şiddet yöntemlerine başvurmaktan kaçınmayan örgütler, Beşşar Esed'in, "Biz halkla değil, teröristler ve yabancı ajanlarla savaşıyoruz" savını doğrulayacak. Bu sav Şam yönetimi üzerindeki baskıyı azaltacak.

Militanların hapisten kaçmasına göz yummak veya yardım etmekle itham edilen Nuri el Maliki'nin hükümeti, ne ilginçtir ki tıpkı El-Kaide gibi Kürtler'le sürtüşme halindedir. Irak'taki Kürtler özerk bölgesel hükümetlerini kurdular. Suriye'dekiler de aynı şeyi yapmaya çalışıyorlar. Buna direnen güçler, ne kadar sevimsiz ve şiddet yanlısıysa Kürtler'in mücadelesi o kadar meşruluk kazanıyor. Türkiye bir zaman Irak Kürtleri'ne özgürleşmeyin, özerkleşmeyin demişti. Bu, eşyanın tabiatına aykırıydı. Yürümedi. Yakın zamanda aynı tutumu Suriye Kürtleri'ne karşı sergiledi. Tüm dünyaca tehlikeli görülen örgütlerle iş birliği yapıyor görüntüsü verdi. Neyse ki bu durumdaki açmazı görüp Irak Kürtleri'nin önde gelen lideri Salih Müslim'i ülkeye çağırarak görüştü ve birlikte bir gelecek için zemin yokladı. Aklın ve gerçekçiliğin gereği buydu.

Ne der Shakespeare? "Sonu iyi biten her şey iyidir!"

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89