• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 0 °C

İktidarın yanında veya karşısında olmak!

Ali Bulaç

Her iktidar bir yönüyle haksızlıklar yapar. Kendi iktidarını gönül rahatlığıyla savunabilecek yegane şahsiyet vardır, o da Hz. Peygamber (s.a.)'dir.

Nitekim ganimetlerin taksimi sırasında kendisine düşen payı beğenmeyen Zulhuveysira, Efendimiz'e “Adil ol!” deyince, Efendimiz pek içerlemiş olarak şöyle buyurdu: “Ben adil olmazsam kim adil olabilir? Adil olmazsam ben kaybeder, hüsrana uğrarım” (Buhari, Edeb, 95; Müslim, Zekat, 142.)

Efendimiz'in Zulhuveysira ile diyaloğunda öne çıkan üç husus var: Biri, yönetimin yani mülkün esası adalettir; ikincisi yönetilenler yöneticileri adil olmaya çağırabilirler. Üçüncüsü, adaletsiz yöneticiler hakikatte kendileri kaybeder, (dünyada ve ahirette) hüsrana uğrarlar. Peygamberimiz (s.a.) hayatının son günlerinde hastalığı esnasında mescitte minbere çıkarak “Ey insanlar! Belki yakında aranızdan ayrılacağım. Allah'ın huzuruna kul hakkı ile gitmekten daha ağır bir şey yoktur. Kimin bende bir alacağı varsa işte malım gelsin, alsın. Kime yanlışlıkla veya kasten vurmuşsam işte sırtım gelsin, vursun. Bu konuda çekinmeyin. Şunu bilin ki, içinizde bana en sevimli olan bende olan hakkını alan veya bana hakkını helal eden kişidir” diye seslenmiştir. (İbn Sa'd, Tabakat, II, 255.) Bu hadise göre, devlet başkanı da olsa kimse hukuktan muaf değildir, herkes sonuna kadar hakkını alma hakkına sahiptir.

Şahısların veya yöneticilerin kimlikleri önemlidir ama icraatları ile referans aldıkları dinin kaynakları aynı değildir. Adaletsiz yönetici, meşruiyetini dinden almaz, çünkü din ona adaletsizliği emretmez (Nisa, 135). İnsan, nefsine hoş geldiği, mesela şahsi, ailevi, zümresel, sınıfsal, ideolojik, taraftar, etnik çıkarlarını kolladığı için adaletsizlik yapar. Müslüman'ın yaptıklarından İslamiyet'i sorumlu tutmak için, yapılanların hangi meşruiyet çerçevesine dayandıklarına bakıp kritik etmek gerekir. Bir Müslüman'ın iktidar eleştirisinde esas aldıkları ile bir milliyetçi, solcu veya liberalin esas aldıkları farklıdır. İslam, yöneticilerden özgürlük, adalet, ahlak ve ittihadın önünü açmalarını ister.

İslam iddiası olan yöneticileri ideallerine aykırı hareket etmeye sevk eden iki sebep olabilir: İlki ideallerinin ne olduğunu bilmiyorlar. Bildikleri birkaç temel ilkeyi de uygulanabilir politikalar haline getireceklerine ilişkin tecrübeleri yok. Diğeri, aslında ideallerini tahakkuk ettireceklerine inanmıyorlar, iktidara geldiklerinde yıllar yılı savundukları ideallerinin birer ütopya olduğunu düşünmeye başlayıp kendilerini akıntıya kaptırıyorlar.

Bir kere elde edildi mi, iktidarı kimse bırakmak istemez. Zaten adaletsiz olan iktidara yapışayım derken adaletsizlikler katlanarak artar ve her büyük adaletsizlik failinin ideolojisine, siyasi görüşüne, savunduğu fikriyata fatura edilir. Hele sıkıştığınızda dine sığınıyorsanız, adaletsizliğe maruz kalan kırgınlar, kızgınlar, dışlanmışlar, beklentileri tatmin olmamış kesimler olup bitenlerden önce dininizi sorumlu tutarlar. Buna “Hocaya kızıp camiyi terk etmek” denir.

Maalesef Türkiye'de İslamcı siyaset ve fikriyat böyle bir durumla karşı karşıya gelmiş bulunuyor. Belki hem İslamcı iddiayı, hem asıl İslam dinine duyulan güveni korumanın yolu, bu kimliğe sahip hocaların ve mütefekkir yazarların ortaya çıkıp “İslamcılık ve İslam” adına olup bitenleri kritik etmeleridir. İktidarın yanında yer almak mümkün, ancak bir Müslüman veya İslamcı, bir iktidarı neden savunduğunu bizi kelami ve fıkhi deliller eşliğinde ikna etmelidir. Aynı şekilde “Ben dindarım ama İslamcı değilim” diyenin de tezini kelami ve fıkhi olarak temellendirmesi beklenir.

İşin doğrusu çıkan hengamede ne muhalifler, ne taraftarlar İslami bir zeminde iktidara ilişkin bir tartışmaya girişmediler, güncelin ve reel politiğin kavga ortamında asli ideallerini geri plana ittiler. Bundan sadece İslamcılık değil, din zarar gördü.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89