• BIST 89.848
  • Altın 145,269
  • Dolar 3,6231
  • Euro 3,9157
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 22 °C
  • Berlin 12 °C

İkiyüzlü hukuk bir kez daha karşımızda

Ömer Ağın

Dehlizlerden, karanlık kanallardan gün yüzünce çıkan “cirdonlar” gibi patır patır ortalığa dökülen Ergenekon tutukluları kimi “hukuku” düzenlemelere dayanarak çıksalar bile halkımızın vicdanını sızlatmıştır. Bunca cinayet, faili meçhul olaylar, köy yakmalar, sürgünler, silah evleri, ‘lav boruları’ hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortadayken; çıkan şefler, kalpaklıların “adalet istiyoruz” demeleri halkımızın vicdanında başka bir yara açmıştır. En önemlisi Başbuğ’un bir siyasetçi, bir parti lideri gibi konuşması manidardı. Devlete, topluma, “muhalefete” seslenme yöntemi yeni bir döneme hazırlanmanın ip uçları mıydı? Yapılan yasal değişiklikle “birlikte” salıverilenler şekil olarak bir “hak ihlalini” ortadan kaldırmaya yönelik olsa bile öz itibariyle bu salıvermelerin hiçbir meşruluğu yoktur. Çünkü bu yeni durum herkese uygulanmadığını; KCK tutukluklularının başvurularını ilgili mahkemeler “siz dağa çıkacaksınız” diyerek reddettiğini ibretle izliyoruz. Hüseyin Yılmaz ve M. Nimet Sevil tahliye taleplerine “dağa çıkacaksınız” gerekçeyle aldıkları ret cevabı ortadayken bu hukuka ve onun eşitlik ilkesine güven duyulur mu? İnsanların dağa çıkmasını engellemek mahkemelerin ve hakimleri değil kolluk kuvvetlerinin görevidir. Biliyoruz ki KCK davalarında yargılanların hiçbirinde bir çakı bile bulunmamıştır. KCK tutuklularının hepsi Kürt sorununun çözümünü barışçı demokratik yöntemlerde gördüklerini hep söylediler. ‘Ret’ kararı veren hakimler ve mahkemelerin tarafsızlığı kalmadığı için bunlar derhal görevden alınmalıdır.

Hem zamanlaması hem de politik ortamın içeriği gereği bu kararlar tamamen siyası tahliyelerdir. AKP hükmetinin cemaatin saldırıları ve yolsuzluk ve rüşvet iddiaları karşısında manevralarla “kabiliyetini” genişletmek ve seçimlerde elini güçlendirmek için Başbuğ’larla ittifak kurarak yol alma isteğinden kaynaklanmaktadır. Cemaatin “ihanetine” karşı AKP hükmeti “milli kuvvetlere” dayanarak güç ve “vatan perverlik” kazanacağına inanıyorsa bu ‘kağıtlan kaplan’ olmaktan öteye gitmez. Bu ABD’ye verilmek istenen bir gözdağından kaynaklanıyorsa da büyük bir yanılgı taşımaktadır. ABD devletinin tarihinde görüldüğü gibi bu ülke hiçbir zaman temel hesaplarını emekli ve eskimiş askerler üzerinden yapmaz. Nasıl ki 12 Eylül 1980 darbesinde “bizim çocuklar iktidara geldiler” diyerek açık tavırlarını belirttilerse şimdi de aynı politikayı devam ettirdiklerini Mısır’daki darbede bir kez daha gördük. Kimi zaman insan AKP bu benzer tutumlarıyla Kürtlere acaba gözdağı mı vermek istiyor diye düşünmekten kendini alamıyor. Son günlerde HDP ve BDP’ye yönelik saldırıların kademeli olarak artması bu kuşkumuzu da haklı olarak artırıyor. Mülkü amirle, polis şeflerinin bu saldırılar karşısında önlem almaları şöyle dursun bir polis şefinin saldırgan Ergenekon artıklarına, “dün sizin her dediğinizi yaptık, bugün dağılın” demesi kuşkularımızı artırmıştır. Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın HDP binalarına yapılan saldırılarla ilgili AKP hükümetini uyarması sıradan bir olay olarak algılanmamalıdır. Kimsenin ateşle oynamaya hakkı yoktur. Ayrıca bu tehlikeli oyun kimseye yarar sağlamaz.

Askerle ittifak etmek ve Ergenekon saldırganlarına göz yummak AKP’yi kurtaramaz. Başbakan ve AKP hükmeti kendi yaşamlarında bunu görmüş olmalılar. AKP’nin geleceği; Kürt sorununu demokratik yöntemlerle çözmekten geçer. Ülkenin demokratikleşmesi için demokrasi güçleriyle ittifak yapmasından geçer. Seçimlerin sakin bir ortamda yapılması için gerekli olan tüm güvenlik önlemlerini almasında geçer. Çifte standartların ortadan kaldırmasından geçer. Bölgedeki provokasyonlara çanak tutmamaktan geçer. En somut biçimiyle Sayın Öcalan’la müzakere sürecine girmeden geçer. Kürtler ve demokrasi güçleri, bu ateş çemberinden de başarıyla geçeceklerdir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89