• BIST 98.314
  • Altın 143,598
  • Dolar 3,5661
  • Euro 3,9852
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 27 °C
  • Berlin 16 °C

İkinci caps: Seçime girdik aklandık...!

Hamid Omeri

Hür Dava Partisi (HüdaPar), seçimden bir yıl kadar önce kuruldu. Mart ayının ilk günlerinde Diyarbekir'e gittiğimde yaptıkları çalışmalar dikkatimi çekmişti. HüdaPar, Ak Parti ve BDP'ye göre daha planlı, daha organize çalışıyordu. Seçim kampanyasında çalıştıkları ajans da muhtemelen daha titiz çalışmıştı çünkü görsel çalışmalarında renk, dil ve ifadelerdeki titizlik dikkat çekiciydi. Açık söylemek gerekirse BDP, dil konusunda sanırım doğru yerlerle çalışıyor ve doğru olan bilgi ve verileri alıyor ancak gelen doğrulara daha sonra pek muhtemeldir ki Türkçe düşünen birileri müdahele ediyor ve dolayısıyla ne söylediği tam olarak anlaşılmayan mesaj ve sloganlar ortaya çıkıyor.

Seçim döneminde Kurdistan'da Siyaset ve Dil üzerine bir başka yazıda daha ayrıntılı eğilmek istiyorum çünkü bu yazıda HüdaPar'a dair notlarımı paylaşmak istiyorum. HüdaPar'a dair ilk kanaatimi daha önce yazmıştım ve bu seçimde temel stratejilerinin kendilerini topluma hissettirme üzerine bina edildiğini yazmıştım. HüdaPar Genel Başkanı Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu'un seçimden sonra yaptığı ilk açıklama bu tespitimizi teyit eder çerçevede oldu.

HüdaPar, belki de 'tebliğ' temelli bir siyasi tasavvura sahip olduğu için kapı kapı gezdi. Karşılaştığım bazı yazar arkadaşlarım kendi kapılarının da “Hizbullahçılar” tarafından çalındığını söylemişlerdi. Refah Partisi (RP) her eve gitme noktasında şimdiye değin belki de en başarılı siyasi parti oldu. 1994 seçimlerinde özellikle kadın kolları ile bunu çok üst seviyelere çıkarmışlardı. Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul İl Başkanı olduğu dönemde ki benim İstanbul'daki lise yıllarıma denk düşer çok aktifti. HüdaPar bu seçimde yaptığı kampanya ile bir ölçüde o günleri hatırlattı.

Ancak RP ve HüdaPar karşılaştırması yaparken her ne kadar çalışma şeklinde bir yakınlık kurulabilse de seçmen karşısında HüdaPar'ın çok büyük bir handikapının olduğunu da belirtmek lazım: Hafıza. “Hizbullah” her ne kadar dini bir motif ile süslenmişse de hem Kurdistan'da hem Türkiye'de temiz bir sicile sahip değildir. Parti yöneticileri kendileri ile Hizbullah arasında organik bir bağın olmadığını iddia etseler de toplum nezdinde kendileri hakkında oluşan ya da kendilerinin oluşturduğu kanaat değişmiş değil.

Kavramların içinin boşaltılması ve bir malzemeye dönüştürülmesi üzerine zaman zaman tartışmalar olur. Dini kavramlar da bu noktada çokça istismar edilmiştir. Sol cenahta da sağ cenahta da benzeri kavram tartışmaları olmuştur; olmaktadır. Hizbullah da böylesi bir kavramdır. Kurdistan'da Hizbullah denince insanlar şöyle bir bakar size. Durur ve hiç de hoş olmayan anılar ve gerçekler anlatırlar sizlere. Geçmiş ve gelenek düşünüldüğünde renk, her ne kadar sahaya daha kolay uyum sağlama potansiyeline sahipse de halkın ve toprağın “hafıza”sı başkaca bir potansiyelin varlığına da işaret etmektedir.

HüdaPar seçimlerde özellikle iki şehirde kendini hissettirdi ki bu şehirler “hafıza” dediğimiz izin de en belirgin ve en canlı olduğu şehirler: Batman ve Diyarbekir. Batman'da 7,8 oy oranıyla dikkat çeken parti Diyarbekir'de de 4,7'lik bir oy oranı yakaladı. HüdaPar, bu seçimdeki konumlanışıyla yapılacak müzakerelerde kendisi ile de görüşülmesi gerektiğini ortaya koymaya çalıştı. Geçtiğimiz yıl HüdaPar heyetinin Başbakan tarafından kabul edilmesi ve “Çözüm Süreci”ne dair görüş ve düşünce alışverişinde bulunulduğunu hatırlarsak bu seçimde örgütlenme noktasındaki ısrarları ve aldıkları oy oranlarına daha bir dikkatli bakmakta fayda mülahaza ediyorum.

Kurdistan halkının seçimlerde verdiği mesaj genel çerçevede iki taraflı bir görüşmeye açık olduğunu gösterdi. Toplum, müzakereleri anlamlı bulduğunu hem BDP'ye hem de Ak Parti'ye verdiği oylar ile ortaya koydu. Kürtler BDP'yi destekleyerek kendisinden olanlar tarafından hizmet görmek ve yönetilmek istediğini Ak Parti'ye üst seviyede verdiği destekle de Erdoğan'a güvendiğini işaret etti. Ancak HüdaPar her ne kadar 'ortak' olacak derecede bir destek almış olmasa da biz de varız diyerek dikkate alınması gerektiğini müzakere yürütenlere göstermeye çalıştı.

HüdaPar, her ne kadar demokrasilerin olmazsa olmazı olan seçimlerde kendini görünür kılmada üstün bir çaba sarfetmiş olsa da daha önceden kendisi ile bağlantılandırılan işkence ve katliamlardan dolayı toplum hafızasında belirgin bir yere sahip olduğunu gözden kaçırmamalıdır. Hizbullah hareketinin partileşmesini ve seçimlere katılmış olmasını olumlu buluyorum ancak bu seçimlerde kendini gösterme ve kanıtlama noktasında ortaya koyduğu performansı, eğer mümkünse hafızanın telafisi noktasında da sergilemesi gerektiğini düşünüyorum. Zira seçime girmiş olmak tutulan yası bitirmediği gibi 'helalleşme' noktasında yeterli insani sıcaklığa ve donanıma da sahip değildir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89