• BIST 89.496
  • Altın 146,559
  • Dolar 3,6433
  • Euro 3,9136
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 12 °C

İki BDP

Abdülkadir Selvi

Salı günleri aynı zamanda Meclis günleri.

Siyasetin nabzını tutabilmek için, Meclis'in yolunu tutuyoruz.

İktidar kulisi benim, muhalefet kulisi senin.

İki kulis arasında mekik dokuyoruz.

Bir ömür böyle geçti.

Necmettin Karaduman Meclis Başkanı'ydı.

12 Eylül'den yeni çıkan Türkiye, ürkek adımlarla demokrasiye ilerliyordu.

Kimi yükselişleri, kimi tükenişleri gördüm.

Bıçak sırtı güven oylamaları.

Pamuk ipliğine bağlı gensorular.

İktidara aday olan muhalefet, kendini Meclis'te gösterirdi.

ANAP'a karşı, SHP'nin direnişi.

Demirel'le Özal'ın, ünlü 'bütçe düelloları'

Ve Refah Partisi'nin 38 milletvekili ile sergilediği muhalefet.

Muhalefet, iktidar vizesini Meclis'ten alırdı.

Şimdi tam tersine.

Meşruiyetini milletten değil, Silivri'den bekleyen, sokağı peşine takan değil, sokağın peşine takılan bir Ana muhalefet…

CHP Grubunda Kılıçdaroğlu'nu dinledim.

Umudu sokak.

AK Parti grubunda Başbakan'ı izledim.

Başbakan'dan balkon konuşması yapmasını bekleyenler vardı.

Her konuşmanın yeri ve zamanı farklı.

Başbakan, dün çözüm sürecine güçlü bir destek verdi.

Akil İnsanlar Heyeti ile yaptığı toplantıda, geri çekilmenin yüzde 15 seviyesinde olduğunu açıklaması, 'Başbakan çözüm umudunu kaybetmiş' şeklinde değerlendirmelere yol açmıştı.

O nedenle dünkü grup konuşmasında, çözüm iradesinin güçlü bir şekilde devam ettiğini ortaya koyması yararlı oldu.

Bu süreçte izlemeye çalıştığım partilerden birisi de; BDP.

Öcalan, 21 Mart'ta Diyarbakır meydanında okunan mektubunda, 'Yeni bir Türkiye'ye, yeni bir Ortadoğu'ya uyanıyoruz' demişti.

Ben de BDP'de, bunu arıyorum.

Yeni Türkiye'nin partisi mi olacaklar, yoksa eski Türkiye'nin refleksleriyle mi hareket edecekler?

Çözüm süreciyle birlikte BDP'nin tarihi bir fırsatı yakaladığına inanıyorum.

Ama bunu ne kadar değerlendirebiliyor, yeni Türkiye'nin siyaset dilini ne kadar oluşturabiliyor orası kuşkulu.

Zamanın ruhu BDP'ye, büyümek için altın tepsi içinde fırsatlar sunuyor.

Silahlı mücadeleden, siyasi mücadeleye geçiş, başlı başına bir fırsat.

Yeni mücadele şekli siyasetse, bunun adresi BDP olacak.

İmralı'yla muhatap olan BDP…

İmralı ile Kandil arasındaki mekanizma BDP'nin üzerinden işliyor.

MİT, Öcalan'la görüşürken, Hükümet BDP'yi muhatap alıyor.

Dün bir bugün iki.

Siyaset alanı genişledikçe BDP, önemli bir aktör olarak ortaya çıkıyor.

İki BDP var.

1- Çözüm sürecinin kimi kritik anlarında ve Lice olayları sırasında sorumlu çıkışlar yapan, 'Yeni BDP.'

2- Çözüm öncesi savaş dilini kullanan ve gerilimden beslenmek için yeniden sokağı harekete geçirmeye çalışan, 'Eski BDP.'

Şimdiki mücadele, 'eski BDP' ile, 'yeni BDP' arasında geçiyor.

Gezi sürecini bir kenara koydular, çözüm sürecini hedef aldılar.

'Kürtçe kaset yapacağım' dediği için Ahmet Kaya'ya bu ülkeyi dar edenler, ne hikmetse, birden bire, 'Kürtsever' kesildiler.

BDP ise iki kesim arasında, 'Gelgitler' yaşıyor.

1- DEP Milletvekilleri Meclis'ten alınıp cezaevine gönderilirken alkış tutanlar, şimdi Kürtleri ve BDP'yi kullanmak istiyorlar.

BDP, sol reflekslerle bu kesimin etkisi altında kalıyor.

2- PKK içinde yol kesen, adam kaçıran, işadamlarına vergi koyan, Cizre'de denetim yapan bir yapılanma var.

PKK içindeki bu grup, çözüm sürecini enfekte ediyor.

BDP ise çözümle, çözümü enfekte eden yapılar arasında yalpalıyor.

Hatta son dönemlerde, enfekte yapının yanında yer alıyor.

BDP, bir tercih yapma durumunda.

Ya gerilime prim vermeyen, 'Yeni Türkiye'nin partisi olacaklar.

Böylece, Türklerin de oy verebileceği, Ana Muhalefet partisi olma yolunda ilerleyecekler.

Ya da eski reflekslerle hareket eden bir parti olarak kalacaklar.

Ama bu artık eskisi kadar kolay değil.

Öcalan, 'Zamanın ruhunu okuyamayanlar tarihin çöp sepetine gider' demişti.

BDP, siyasetin zirvesi ile tarihin çöp sepeti arasında bir tercihle karşı karşıya.

  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89