• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 26 °C

İğne deliğinden atlar geçirmek!..

Selma Irmak

Mevsimin ilk yağmurları düşüyor... Yağmur bende yaşama dair en içten, en duru duyguları uyandırmıştır hep. Ama ne yazık ki çivisi çıkmış dünyada yağmur da en alttakileri vuruyor, yaşamlarını cehenneme çeviriyor. Birkaç damla yağmurla evleri başlarına yıkılan biçare insanları görünce yağmur da kendi romantizminden utanıyordur herhalde.

Yağmuru anlatmak değil gayem, bir mevsimi daha bitirdik, onu anlatmak istiyorum. Koca bir yaz “bir paket masalı”yla geçti. Ve biz “rodeo atı” gibi ilerliyor gibi oluyoruz. Yani az gidip uz gidiyoruz ama bir de dönüp bakıyoruz ki arpa boyu yol gidiyoruz.

Demokrasiyi perakende hale getirip paket paket satmaya çalışan hükümet, verdiği umut karşılığında oy istiyor, biraz daha oyalanma istiyor. Bütün köprüleri kazasız belasız, gürültüsüz patırtısız geçmek istiyor. Tabii, çekirge bir sıçrar iki sıçrar, çekirge kedi değil ki hep dört ayağı üstüne düşsün. O nedenle bu paket, hükümetin “kendisine açtığı” son paketti, son kereydi. Umudu, beklentiyi, en önemlisi güveni önemli oranda tüketti. Bu paketin en önemli ve de hayırlı sonucu Eşbaşkan Gülten Kışanak’ın belirttiği gibi, kazanımların hükümetten beklemeyle değil, ancak mücadeleyle elde edileceğinin açığa çıkmasıdır.

Başbakan’ın genel yönetim taktiği biraz Amerikanvari, biraz pazarlamacı taktiktir. Sünni gündemlerle asıl gündemi perdeleme, zaman kazanma, temeli gözden kaçırma... Dikkat edin kamuoyu aylardır bu pakete kilitlendi. Ne zaman sürece ilişkin adım atılması hatırlatılsa paketi işaret etti. Bu aslında, algı yönlendirme taktiğidir de aynı zamanda. Ancak Gezi direnişi, Başbakan ne kadar hokus pokus yaparsa yapsın toplumun hipnoz olmayacağını ortaya koydu.

Şu halde, beklemeli ruh halinden hızla uzaklaştığı, kendi gündemimize odaklanmamız sürecin sorumluluğudur. Başbakan’ın oluşturacağı gündeme takılmak bizi hiçbir köye götürmez, kaldı ki bu politik bir tutumdur. Çözüm diye sunulanın ta kendisidir.

O nedenle, hem Kürt hem Türk demokrasi güçlerinin biran önce organize olması, pasif ve zamana yayılan mücadele tarzından, aktif ve basamak basamak sonuca ulaşan politik mücadele hattına geçmesi sürecin geleceği için hayatidir. Süreci yürütmek, yavaşlatmak ya da bitirmek hükümetin inisiyatifine ve insafına terk edilmez. Bu pasif duruş, geliştirilmeye çalışılan barış projesinin ruhuna da aykırıdır.

Şu anda Kürtlerin, en önemli gündemi Ulusal Kongre’dir kanaatimce. Kongre’nin mutlaka başarıyla gerçekleşmesi ve içte güçlü bir ittifakın oluşması için çalışmalara daha fazla ağırlık verilmelidir. Zira buradan çıkacak sonuçlar, tüm sorunların çözümünü doğrudan etkileyecektir.

Bir diğer önemli nokta, Sayın Öcalan’ın belirttiği hakikat ve yüzleşme, kadın özgürlüğü, yerel ve yerinden yönetim gibi konularda HDK, DTK kadın kurumlarının geniş bir platform kurarak fiili çalışmalar başlatmasıdır. Her bir konuda bir kürsü çalışması yapılabilir örneğin.

Barış sürecinin gerekli kıldığı, fakat devletin adım atmadığı her konuda fiili çalışmalar yapılmasının önünde engel yoktur. Bilinen bir örnektir; İspanya’da Basklılar, anayasaya özerklik konulmasından çok önce özerk yaşıyor, özerk kurumlarını fiili işletiyorlardı. Yani yasallık değil, meşruluk üzerinden yaşam buluyordu. Eşbaşkanlık sistemi en yakın örnektir.

Pakette özel okullarda Kürtçe eğitim öngörülüyor, kuşkusuz bunu yeterli görmek mümkün olamaz. Anadilde eğitim vazgeçilmez bir haktır, mücadelesi de verilmelidir. Yanı sıra Hasan Hüseyin Deniz Hoca’nın bir yazısında değindiği belediyelerin onlarca Kürtçe eğitim yapan okulları neden olmasın? Belirlemesine katılıyorum. Hatta yerel yönetimler, halk meclisleri, varlıklı insanlarımız yalnız Kürtçe değil, Ermenice, Süryanice, Arapça ve daha pek çok dilde okul açılmasına ön ayak olabilir.

90 yıldır çocuklarımız Türk varlığına armağan oluyordu. Kürt yoktu, zaten Kürtçe de yoktu. İğneyle kazılarak bu sistemde bir gedik açıldı. Ortak, eşit ve demokratik bir yaşam için şimdi o gediği açmak, iğne deliğinden atlar geçirmek zorundayız.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89