• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 20 °C

İdam ve Öcalan

Ergun Babahan

MHP lideri Devlet Bahçeli, AKP'nin idam cezasını Meclis'e getirmesi halinde destek vereceklerini açıkladı. Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem de Başbakan Yıldırım, halkın “İdam isteriz” sloganlarına halkın isteğine uymak zorunda olduklarını söyleyerek cevap verdiler. Erdoğan, CNN International'a verdiği demeçte “Darbecileri cezaevinde besleyecek miyiz” yolunda bir yorum yaptı.

Eğer darbecileri korkutmak gibi bir niyetleri yoksa, AKP yönetiminin geçmişe şamil bir idam cezası getirme niyetinde olduğunu söyleyebiliriz. Yüzyılların ceza hukuku geleneğini yok edip Türkiye'yi dünyada tamamen yalnızlaştıracak, ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin ima ettiği gibi Türkiye'nin NATO'dan çıkarılmasıyla sonuçlanabilecek bir yolu açacak.

Ama AKP'nin şu anda aklında olmayan başka bir büyük sıkıntıyı gündeme getirecek. AKP iktidarı geçmişe yürür bir idam cezasını yürürlüğe koyarsa, Abdullah Öcalan'ın durumu ne olacak? Generallerini idam eden bir iktidar, her türlü şeytanlaştırıcı dili kullandığı bir örgütün liderine bu hükmü uygulayacak mı? Uygularsa, sonuçlarına katlanacak mı?

Abdullah Öcalan'ı dönemin Amerikan yönetiminin yakaladığı ve idam edilmemek koşuluyla Türkiye'ye teslim ettiği herkesin bildiği bir sır artık. İdamın gündeme gelmesi, iki ülke arasında giderek kötüleşmeye başlayan ilişkilerin kopma noktasına gitme riskini de içeriyor açıkçası.

Onu bırakalım, Cumhurbaşkanı'nın ağzından idam tehdidinin dile getirilmesi, Yunanistan'a sığınan darbecilerin bile Türkiye'ye iadesini imkansız kılıyor. Avrupa yargısı, idamı gündemde tutan bir ülkeye topraklarına sığınmış insanları suçlu bile olsalar iade edemez çünkü.

İntikam hissiyle, kitlelerin öfkesini dindirmek amacıyla gündeme getirilmiş olsa bile, idam tartışması çok riskli ve çok kanlı yolları açma potansiyeline sahip. Kamuoyu baskısı sonucu böyle bir yasanın kabulü, Öcalan için sürekli bir infaz riski taşıyacağından ülkeyi daha kanlı bir iç savaşa taşıma tehlikesiyle dolu olacaktır.

Ceza hukukunun en temel ilkesinin çiğnenmesi ise Türkiye'de hukuk ve yargının gerçek yüzünü tüm dünyaya bir kez daha gösterme imkanı verecektir.

Hukuk, her zaman ve herkese lazımdır. AKP'nin yargı sisteminde 17-25 Aralık yolsuzluk skandallarından bu yana yaptığı oynamalar, hukukun güvenilirliğine ağır darbe indirmiştir. İdam cezasının kabulü hukukun ve yargının da ölüm ilanı olacaktır.

Ben şahsen, AKP'nin kendisini tamamen yalnızlığa itecek böyle bir kararı vereceğine ihtimal vermiyorum. Ama 15 Temmuz utanç gecesinden sonra tanık olduğumuz hukuk ve insan hakları ihlalleri, artık her şeyin mümkün olduğu bir döneme girdiğimizi gösteriyor.

Türkiye'nin yakın geleceği için daha fazla karamsarlık duymamız gereken, koskoca bir yönetimin sokağın intikam duygularına teslim olma ihtimalinin yükseldiği bir döneme giriyoruz. Erdoğan'ın gece yarısı yaptığı Gezi Parkı'na kışla inşaatı açıklaması, darbe girişimi sonrası yaratılan ortamı tüm eski hesapları kapatmak ve kendisine karşı koyan her kesimin iradesini kırmak için kullanacağının açık bir göstergesi.

Gidişat aynı gerilimin Kürt politikasında da devam edeceğini gösteriyor. Yıldırım'ın Kılıçdaroğlu ile görüşmesinin ardından CHP ve MHP'yi ismiyle anıp HDP'den ‘diğer partiler' diye söz etmesi, Kürt politikasının geleceğinin nasıl olacağının açık göstergesi.

Bu tabloya bir de idamın geri getirilmesi tartışmasının eklenmesi, içinde bulunduğumuz kaotik ortamı derinleştirmekten başka sonuç vermeyecektir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89