• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 25 °C
  • Diyarbakır 31 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 28 °C
  • Berlin 24 °C

İçinizdeki hemşire...

Nihal Bengisu Karaca

BİZ Pakistan’da iken, Türkiye’de bir dizi önemli olay olmuş, bu önemli olayların olacağı bilindiği için olsa gerek, davet edilen erkek gazeteciler, yoksul ve çökmüş bir ülkeye seyahati yeterince önemli bulmadılar, hemen hepsi kendi yerini bir kadın gazeteciyle ikame etti, Metehan Demir dışında erkek gazeteci yoktu. Emine Erdoğan’ın bazı yardımları da iletmek amacıyla yaptığı ziyaret Bakan Selma Aliye Kavaf, Sümeyye Erdoğan, AK Parti MKYK üyesi Dr. Sema Ramazanoğlu, Caroline Koç, vekil Ayşenur Bahçekapılı, Beyhan Bağış, vaktiyle BM İyi Niyet Elçisi olarak seçilmiş Muazzez Ersoy, kadın köşe yazarı ve gazetecilerden oluşan heyetle birlikte, bir kadın organizasyonuna dönüştü.

İyi de oldu, çünkü “yara sarma”nın mahiyeti oldum olası “kadın”dır, kimsenin dikkati başkaca bir şeye kaymadı böylece. Erkek meslektaşlarımız olsaydı, “Kaç para çözer bu sorunu?” ile “Yok yok, hak etmişler, azgelişmişliğin sonucu” arasında gidip gelen perspektifler, zihnimize merhametten rol çalan seçenekler sunardı. Çok şükür böyle bir “şansımız” olmadı. Bir yüzü “devlet baba”ya bakan, ama Emine Hanım’ın kirli ve ölüm kokan her kadın ve çocuğa dokunup sarılmasının yaydığı “anne” enerjisinin etki alanına dolaysızca girdik ve o alana hapsolduk diyebilirim. Fotoğraf değeri üzerinden değil, bir etiket üzerinden değil, “hemşire” imişiz gibi. O kadar çok görüntü biriktirmişiz ki, artçı şoklar yüzünden hastadan beteriz şimdi.

*

Sağlık Bakanlığı’nın Sukkur yakınlarında kurduğu sahra hastanesini gezerken küçük kız çocuklarının neden “hemşire” olmak istediğini hatırladım. (Hayır, sebep sadece beyaz kostüm ve kep değildi.) Kadın, bir derde deva, bir yaraya çare olmak isteğiyle doğan bir varlık. Hakeza o yarayı tanıyamama lüksü de yok. Olgunluğa ayak basması bile içindeki bir yaranın kanamaya başlaması ile oluyor kadının; hayatını bir hastalıkla paylaşmaya yazgılı olmanın sonucu, felaketlere bir sebep uydurabilirse onu görünmez kılabilirmiş gibi davranan rasyonel-fazla akılcı-fazla determinist tutumlara mesafeli kalabilmek oluyor. “Yeterince su kanalı yapmazsan başına bu gelir” yahut “İç siyasetteki karmaşayı regüle etmekte böylesine başarısız kalırsan altyapı sorununu çözemezsin ve bunlar olur” türünden akıl yürütmeler iyi hoş, ama bunlara kapılıp gidince başarılı/zenginlerin hep yırttığı, başarısız/fakirlerin hep çöktüğü ve hep kaybettikleri bir dünyayı “normal” kabul etme ve giderek o aciz ve avantajsız durumlara yapılacak yapıcı müdahaleleri “keyfi” sayan bir yere varırsınız. Oysa bu “normal” değildir, öyle olsaydı ülkenin en zengin insanlarından birinin eşi olan Caroline Koç kamptaki kadınların başlarına gelenleri bir de kendi ağızlarından dinlemeyi dert edinemezdi. Belirli bir çevrenin kadınlarındaki potansiyeli açığa çıkarmak ve Pakistan’a yönelik yardımları organize etmek için bir inisiyatif oluşturmaya gerek duyamazdı. Normal olan çünkü, bir kere felaket oldu mu, bir kere kanadı mı yaralar, oraya akın etmek, bir bandaj, bir tampon, bir bant götürmektir.

Normal olan, açlıktan ölmek üzere olan birine, gel sana balık tutmayı öğreteyim demek değil, önce hayatta kalmasını sağlamaktır. Yarası sarılmış, asgari ihtiyaçları karşılanmış olan hastayı merhamet manyağı yapmanın maraz doğuracağını inkâr etmiyorum. O vakit gelince, akılcıl çözümlerden, nerede hata yapıldığından ve bunların tekrarlanmamasından bahis açmak zorunludur. Fakat bunların sıralamasını doğru yapmak gerekiyor.

Şimdi erkeklerin, şirketlerin, kaplanların, amirallerin, derneklerin, tüzüklerin ve kadınların içinden bir kadın, bir “hemşire” çıkartmasının vakti.Mühendis kişiliklerimiz ve fikirlerimiz, o “hemşire”nin maiyetinde ve emrinde olmalı, üstünde değil. Hastaya bakım ve onu hayata döndürmek asıl, bir daha aynı duruma düşmemek için neler yapması gerektiğini öğretmek ikinci sırada olmalı. Bu sıra karıştırıldığı zaman, sürüncemede kalan tahribat oluyor, sadece felaketzede değil, insanlık da yara alıyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89