• BIST 88.258
  • Altın 145,293
  • Dolar 3,5933
  • Euro 3,8004
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 4 °C

Hükümetin çözüm süreci ön koşulları

Ali Bayramoğlu

Siyasi gerek ve gerçekler sadece iç siyaset hamle ve polemiklerinden, iktidarın kararlılık söyleminden oluşmuyor. Kürt meselesinde kanın durması, silahın susması, siyasi yollarla bu meselenin nihai bir çözüme kavuşturulması siyasi iktidarın aklının bir kenarında duruyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın önemli özelliklerinden birisinin paragmatizm olduğu, bugüne kadar aldığı riskler, ışık gördüğü ve ikna olduğu anda bir uçtan diğer uca geçişleri dikkate alınırsa, bu durum, en keskin tutum sahipleri için de geçerlidir.

Siyasete dönüşün koşulları ne?

Mevcut konjonktür açık bir ön koşul işaret ediyor. Bu ön koşul, PKK'nın Temmuz ayı itibariyle başlattığı silahlı eylemlere, silahla egemenlik kavgasına son vermesidir.

Bugüne kadar siyasi iktidarın çözüm süreciyle ilgili ileri sürdüğü koşul da PKK'nın silahlı veya silahsız “alternatif otorite tavrı”nı terk etmesi ve bu anlamda kamu düzeninin sağlanmasıydı. Bu koşul, çözüm sürecinin tümüyle rafa kaldırılmasından, çatışmaların başladığı Temmuz ayından önce de, özellikle Kobani olaylarının yarattığı mutlak güvensizlik atmosferi içinde bir çok kez dile getirilmişti. İç güvenlik yasası ve benzer tedbirler bu çerçevede alınmış, İmralı'yla görüşmeler durdurulmuş, Dolmabahçe görüşmesi biraz da bu çerçevede gerekli ağırlığa kavuşamamıştı.

Zaman akıyor ve geri çevrilemiyor.

Nitekim bugün geldiğimiz noktada, PKK'nın söz konusu ön koşulu yerine getirmesi, Türkiye topraklarında izlediği çatışma stratejisine son vermesi de yeni bir siyaset evresi için yeterli olmayabilir.

Çözüm sürecinin ilk evresinde Kandil silahlı unsurlarını Türkiye sınırları dışına çekerken, varış noktalarından birisi Suriye topraklarıydı. Bu, devlet tarafından izlenen, o aşamada “sorun” olarak görülmeyen bir durumdu. Esas, Türkiye'nin silahtan arındırılmasıydı.

Peki bugün?

Türkiye'deki çatışmaların durması, silahlı unsurların görünmez olması ya da çekilmesi yeterli olur mu?

Önceki gün Helsinki'de Davutoğlu'na şu soruyu sorma imkanı oldu: “Hem terörle mücadelenin altını kararlılıkla çiziyorsunuz hem de zaman zaman siyasi araçların da devrede olabileceğini söylüyorsunuz. Bir çözüm süreci yeniden gündeme gelecek olursa sizin için bunun, şiddetin durması, kamu düzeninin sağlanması dışında başka ön koşulu var mı? Hükümet olarak yeniden siyasi sürecin başlaması için eskisinden farklı bir durumda mısınız?”

Yanıtı şöyleydi: “Mutlak bir silahsızlanma gerçekleşmeden bir gelişme olması mümkün değil. Mutlak anlamda silahsızlanma. Bu bir ön şarttır. Türkiye'ye tehdit olma niteliği kalkarsa (olur). (Ayrıca) Irak'taki Suriye'deki varlıklarının Türkiye'ye dönük tehdit olma niteliğinin de kalkması lazım. Önce Türkiye içinde mutlak anlamda silahsızlanma, Türkiye'nin, Kuzey Irak bölgesel Kürt yönetiminin güvenliğini, sınırları tehdit etmeyen bir çizgi, bunu bir görmemiz lazım. PKK, Erbil'deki yönetimi tehdit ederse bu tehdidi bize yapılmış bir tehdit olarak kabul ederiz. PYD, Suriye'deki Özgür Suriye Ordu'su ve oradaki Türkiye'ye müzahir gruplara tehdit oluşturursa bize tehdit oluşturmuş demektir...”

Davutoğlu'nun yanıtı beklemedik değil, ama bir ilk.

Çözüm ve siyaset sürecinin buzdolabından çıkması için ikinci bir ön koşulu bu şekilde, Kürtler arası ilişkilere müdahil, Erbil'e uzanan bir hatta ve bu açıklıkta ilk kez telaffuz ediyor hükümet.

Bu ise siyasetin hem gerekliliğine, hem zorluğuna işaret ediyor.

Gerekliliğine işarete diyor, zira gösteriyor ki, siyasetsiz ya siyasi açıdan başarısız geçen her an sorunu daha çetrefil ve zor hale getiriyor. Değil mi ki, zamanında el atılmayan Rojava faktörü, Kürt sorununu hem Türkiye için, hem Kandil açısından sınır ötesine taşımış durumda. Karşılıklı ön koşullar, Rojava'ya dayalı ve tümüyle ters istikamette.

Zorluğa işaret ediyor, zira kritik konular arasında anayasa, demokratikleşme, egemenlik meselesi kadar uluslararası alan mevzuu ve Suriye-Kürt hareketi ilişkisi bulunuyor.

Bu noktadan sonra gidişatı önemli ölçüde PKK'nın izleyeceği hat, atması gereken ilk adım, yapacağı tercih belirleyecektir.

Aksi halde uzun bir çatışma dönemi açılıyor demektir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89