• BIST 108.394
  • Altın 142,809
  • Dolar 3,5301
  • Euro 4,1252
  • İstanbul 31 °C
  • Diyarbakır 41 °C
  • Ankara 36 °C
  • İzmir 30 °C
  • Berlin 19 °C

Hukuk yok kaset var

Doğu Ergil

Türkiye'ye dışarıdan bakan bir gözlemci hâlâ oturmamış bir devlet düzeni görür. Yok cihan devletiydik, yok Batı emperyalizmine karşı savaşarak Doğu'da oluşan ilk ulus-devlettik tezleri bu günkü manzara için anlamsız. Bir kere Osmanlı, modern dünyaya ayak uyduramayan despotik bir imparatorluk olarak bünyesindeki unsurları günün şartlarına taşıyamadığı ve bir arada tutamadığı için çöktü. Dışarıdan yediği darbeler sadece içerideki patlamayı kolaylaştırdı.

Bunu neden söylüyorum? Osmanlı ve kurucu kadronun tüm iyi niyetine ve ülkeyi "çağdaş uygarlık düzeyine" taşıma ülküsüne rağmen Cumhuriyet, devleti topluma mal edemedi. Devlet hep toplumun/milletin efendisi olarak kaldı. Devlet ve (tüm zamanlarda) devletlûlar, toplumu kendi bildikleri, inandıkları ama en çok da kendi iktidarlarını tahkim edecek biçimde bir egemenlik aracı olarak kullandılar. Demokrasi, gelişme ve sivil girişimcilik güdük kaldı. Bireysel haklar ve özgürlükler rejimin pusulası, anayasal düzenin merkezi değerleri haline gelemedi. Türk siyasal tarihinin kısa özeti budur.

Ne zaman bir yönetim zafiyeti baş göstermiş, yani hükümetler hükmetmekte zorlanmışlarsa, anayasanın amir hükmü olan ve hiçbir zaman tam olarak uygulanmayan kuvvetler ayrılığı biraz daha sulandırılmıştır.

Hesaptan kaçmak için

Yürütmenin sürekli güçlendirilmesinin nedeni açıktır: Hükümetlerin kararlarından, yaptıklarından ve harcadıklarından sual edilmesin, hesap sorulmasın! Bu aynı zamanda şu demek: Hukuk, evrensel ölçü ve ilkelere göre değil, iktidarların ihtiyaç ve korunmalarına uygun olarak şekillensin! Bu hep böyle oldu; bugün de olan o.

İnternet yasası ile zaten kısıtlı olan haberleşme ve bilgi edinme hakları budandı. Yasayla getirilen yasakları "ihlal" edenlere yargısız infaz uygulanmasının önü açıldı. MİT Yasası, bu kurumu adeta ceza mevzuatı dışına çıkarıyor ve doğrudan yönetimin icra aracına dönüştürüyor. Sorgu dışı ve sorumluluk sınırları belirsiz bir korku aracına dönüşmek, milli olma sıfatını taşıyan bir kuruma yapılabilecek en büyük kötülük. Onu halkından koparır.

HSYK tasarısı, Cumhurbaşkanı'nın ifadesiyle, "12 maddesinde 15 ihlalle" yasalaştı. Üye olmak için başvurduğumuz AB organları hükümeti üst üste uyardı, "Yapmayın bunu" diye. Demek bu yasayla elde edilecek kısa süreli kazanç, hükümet için ülkenin AB üyeliğinden daha önemli.

Yasama, yargı yedeğe alınıyor

Kısaca, yürütme güçlendirilirken diğer kuvvetler yedeğe alınıyor. Buyurganlığı ve keyfiliği yasallaştıran bu gelişme Parlamento'da yetersiz muhalefetle engellenemiyor. Toplum katında ise hükümeti destekleyenler ve karşısındakiler arasında giderek derinleşen bir saflaşmaya ve artan kaygıya yol açıyor.

Hükümete duyulan bağlılığın hemen karşı cepheye oy taşımadığına çok kişi hayret ediyor. Ama etmemeli, büyük çaplı oy kaymaları, hükümetlerin o ana kadar yaptıkları iyi şeyleri devam ettirecek ve daha ileri götürecek bir muhalefetin var olduğuna inançla başlar. AK Parti hükümeti, iktidarına kadar Türkiye'nin 'karanlık yüzünde' yaşayan geniş kesitleri, "aydınlığa" yani tanınırlığa, saygınlığa ve o ana kadar sahip olmadıkları maddi imkânlara taşıdı. Şimdi o kesimler, bu iktidarla birlikte tüm kazanımlarının yok olacağına inanıyorlar. Bu endişeleri giderilmeden başka partiye oy vermeleri zor.

O ana kadar kasetler çıkacak, toplumu ve iktidarı sarsacak, siyasi ahlak balçığa dönüşecek ama siyasette yapısal değişiklikler olmayacak. Çünkü siyaseti halk yapar; kasetlerle yapmaz. Adaleti de hukuk sağlar ama hukuk da ayağından yürütmeye zincirlendi.

Türkiye bir daha zamanı gelen değişimi gerçekleştiremediği için dışarıdan gelen etkiyle değil içeriden patlamayla değişmeye aday. Sorumlu? Hepimiz ama en çok elindeki tarihi şansı kullanamayan hükümet.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89