• BIST 97.651
  • Altın 145,042
  • Dolar 3,5684
  • Euro 3,9748
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 27 °C

Hukuk olmazsa, insan insana zulüm uygular

Ergun Babahan

1879 yılı baharında Haşmetlu Sultan Abdülhamid, yüce sadrazamı Hayrettin Paşa’ya Ermenilerin yoğun olduğu bölgelere komiserler göndermesini emreder. Bu komiserlerin görevi, halkın şikayet sebeplerini dikkate almak ve onların memnuniyetini sağlamaktı. Yüce Yusuf Paşa ve Sarkis Efendi Ağapekyan, Trabzon, Erzurum ve Van vilayetleri için görevlendirilmişti. Yüce Abidin Bey (şimdilerde Paşa) Manas Efendi ile beraber Sevast, Harput ve Diyarbakır vilayetleri için görevlendirilmişti.
 
TARİHİMİZDEKİ ACI OLAYLAR
 
Bu satırlar, Belge Yayınları’ndan çıkan Palu-Harput 1878 isimli kitaptan. Kitapta bölgedeki Ermeniler’in içinde bulundukları zor durum anlatılıyor. Mesela şu çarpıcı:

‘’Kerim Bey’in evinin bulunduğu Khub Köyü’nde sadece dört hane Ermeni kalmış. Diğerleri zorbalıklar sebebiyle göç etmişler. Bu bey Daronis Köyü reisi Sison’u ve Khubanlılar Köyü reisi Zokig’i öldürmüştür. Kendi idaresi altında papaz olmadığından buraya Karasulu Papaz Kirkor hizmet vermektedir. Bu papaz, Surç Harç Manastır başrahibi Sahak’ın emriyle geçen kış bir hastaya komün vermek üzere Daronis’e gitmiş. Bey, bir kaç Kürdü göndererek elini kolunu bağlayıp getirmelerini emretmiş. Papaz huzuruna getirildiğinde, ‘Hangi hakla benim Ermenilerime hizmete gelirsin. Benden izin aldın mı?’ demiş. Zavallı papaz ne cevap vereceğini bilememiş. Cevap vermekte zorlanınca, ‘Hasta için haber verdiler, ben de ruhani görevimi ifa etmeye geldim’ demiş.

Bunun üzerine Bey de o zaman, ‘Ceza olarak 500 kuruş vermen lazım. Başka zaman gelmeyeceğine dair de bir kefil lazım’ demiş. Zavallı papaz hayatı boyunca 500 kuruşu bir arada görmediği için şaşırıp kalmış. Beyin elini ayağını öpüp ödeyemeyeceğini söylemiş. Ancak bey, kulak asmayarak ağaca bağlanmasını, ödeyene kadar dövülmesini emretmiş. Korkunç şekilde dövdükten, hakaret ve küfür ettikten sonra yanındaki 6 kuruşu alıp bir daha bu köylerde dolaşmayacağına dair kefil de bulduktan sonra salıvermişler.’’
 
HUKUK YOKSA ZULÜM VARDIR
 
Bugün Cizre’den Yüksekova’ya uzanan coğrafyada büyük bir baskı ve şiddet altında yaşayan Kürtlerin, ellerinde güç olduğunda Ermenilere muamelesi böyleymiş.

Güç Ermeniler’de olsaydı, tablo bunun tam tersi olur, bugün Kürtlerin o dönem yaşadığı acıları okurduk tarih kitaplarında.
 
Bugün güç müslüman Türkler’in elinde ve mağdur olan, hakları verilmeyen, baskıya uğrayan Kürtler.
 
Bunun nedeni, Osmanlı’dan bugüne kadar bu topraklarda hukukun üstünlüğünün kurulamamış olması. Hukuk olmayınca, o topraklarda yaşayan insanların mal ve can güvenliği olmaz, olmuyor.
 
Bugün İpek Grubu’na yapılanların toplumda büyük bir tepkiye yol açmamasının nedeni korku kadar, hukuksuzluğa alışmış olmak. Bu nedenle ki, yarın Sözcü ve Doğan Grubu’nun da aynı akibete uğrayacağı hiç bir tepki görmeden yazılıp çiziliyor.
 
Etnik kimliği düşüncesi, inancı ne olursa olsun; devlet, tüm vatandaşlarının canını ve malını güvence altına alan bir hukuk sistemiyle sınırlandırılmadıkça bu kısır döngü tekrar edecek. Bugün bize, yarın onlara…

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89