• BIST 89.629
  • Altın 146,317
  • Dolar 3,6219
  • Euro 3,9415
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 21 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 16 °C

Her şey oy için: Vize serbestisi de heba ediliyor

Yavuz Baydar

Bayramın tam ortasındayız, herkese kutlu olsun, olsun da, eğer halkımızın önemli bir kesimi huzuru ve mutluluğu elde fener arayıp bulma durumuna geldiyse, bayramın üzerine düşen gölgeleri yazmak da bize düşüyor.

Mesele, iktidarın yetkiyi hep kötüye kullanma ve hep kendisine yontma derdinden vazgeçmeyişinden kaynaklanıyor.

Attıkları her adımın bölünmeyi keskinleştirmesi de bu yüzden.

Oy mühendisliği uğruna şimdi de Suriyelilere vatandaşlık meselesi, içimizdeki yabancı düşmanlığını ortaya çıkardı. 'Aramızda Suriyeli istemiyoruz'u slogan haline getirenler, aynen Avusturya, Slovakya, Polonya ve İngiltere'deki kapanmacılar gibi davranıyorlar ama ne farkındalar ne de umurlarında.

Cumhurbaşkanı, partisi de dahil kimseye sormadan etmeden böyle bir vaadi ortaya atmakla içine gömüldüğü sorunlara bir düğüm daha attı.

Üç beş bin kişiye değil, 2.7 milyon kişiye vatandaşlık gibi, her ülkeyi derin bir tartışmaya sürükleyecek bir adımdan bahsediyoruz. Bir kişinin paşa keyfi böyle diyor diye, böyle olacak bir şey değil elbette. Olursa da, sadece Türkiye'nin başına çöreklenen rejimin adıyla ilgili soru işaretlerinin cevabına yardımcı olacaktır.

Meseleyi tam olarak ortaya koymalıyız.

Savaştan kaçan ve hemen tümü masum ve mağdur insanlara ve çocuklarına yaşam hakkı tanımaktan bahsediyoruz. Onlara başka bir ülkede imkanlar sunmak soylu bir tavır.

Bu açıdan Avrupa'nın vicdanlı kesimlerini utandıracak bir çıkış.

Ama mesele vatandaşlık vermeye dayanınca işler karışıyor.

Bu insanlara Türkiye'de uzun süreli ve uzatmaya açık oturma ve çalışma izni vermek dururken -ki bu çoktan atılması gereken bir adımdı- siz işe vatandaşlıktan başlarsanız, o zaman yerden göğe haklı olarak ne hesap peşinde koştuğunuzu sorarlar.

Çünkü şimdiye kadar her adımınızı kendinize yontma üzerine attınız ve kişisel menfaat ile ülke menfaati iyice çelişir hale geldiği için Türkiye'nin imajı ve ağırlığı tepetaklak oldu.

Desteklenmesi gereken oturma ve çalışma izni yerine vatandaşlık verilmesi, iktidar tahkimi ve tek adam rejimi tahsisi için doğrudan doğruya demografi ve seçim mühendisliği ifade etmektedir. Nüfus genetiği ile zorla oynanacaktır. Bunu seküler, Alevi ve Kürt kesimler çok haklı olarak böyle anlayacaklardır.

Erdoğan'ın çıkışının toplumu daha çok ayrıştırmaktan da öte, ülke menfaatlerini daha da bozucu bir yönü daha var.

Vatandaşlık vaadine Suriyeliler sevinmiş olabilir.

Onların sevincine sözüm yok.

Ama kesinlikle inanabilirsiniz ki, bu sözler Almanya ve Berlin'de tam bir bayram havasına yol açmış durumda. Ne demezsiniz; Merkel, gökte aradığını yerde buldu. Ne etsek de AKP hükümetini AB tarafına göçmen akışını durdurmaya ikna etsek derken, kendilerine esip gürleyen yüce lider istediklerini fazlasıyla vermiş bulunuyor.

Hem de kendi vatandaşlarının vize serbestisi beklentisini sıfırlamak pahasına.

Merkel, Juncker, Tusk ve diğer AB liderlerinin bir taşla iki kuş vurduğu açık.

Türkiye tam da hayal ettikleri gibi Suriyeli mülteci akınını böylece 'emecek' ve Türkler bir pazarlık gibi sunulan süreç sonunda almaları gereken vize serbestisini bu yüzden elde edemeyecekler.

Yanlış hesabın açtığı zarara bakar mısınız:

T.C. vatandaşlarına vizesiz AB seyahati, en başta güvenlik kriterine takılıyordu. Hemen ardından da, Kürt illerinde yaşanan şiddet dalgası nedeniyle AB'de 'T.C. pasaportunu kapan buraya kapağı atarsa ne olur?' sorusu ağırlaşıyordu.

Can Dündar geçen gün AB görüşmelerini anlatırken bu yüzden vize serbestisini kimsenin anmak dahi istemediğini yazıyordu.

Şimdi, DAEŞ terörünü buralarda da azdırırken, siz milyonlarca Suriyeliyi T.C. vatandaşı yapacaksınız, üstelik ad-soyadı değiştirmeyi kolaylaştıran bir yasayı da geçirerek.

Öyleyse, en güçlü karşı argümanları AB'nin eline böylece teslim ettikten sonra, vizesiz AB hayallerini unutabilirsiniz.

Ama bu ülke vatandaşlarının menfaatlerini kimin üç beş oy uğruna heba etttiğini, nasıl kandırıldığınızı asla unutmayın.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89