• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin 20 °C

Hedef yalnız Sebahat Tuncel mi?

Oral Çalışlar

Halkların Demokratik Partisi’nin Eşbaşkanı Sebahat Tuncel’in ‘terör örgütü üyeliği’nden mahkûm edilmesi ve cezasının alelacele Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nce onaylanması, içinde yaşadığımız, yolsuzluk ve yargı krizine ilişkin değişik ipuçlarını gözler önüne seriyor.

Sebahat Tuncel kararının Yargıtay tarafından onaylanmasına hükümet kanadından da tepkiler geliyor. Bu sonucun ‘çözüm süreci’ni baltaladığı söyleniyor. Yorumlar daha da ileri götürülüyor. Yargı içindeki ‘operasyoncu’ zihniyetin, kasıtlı olarak bu kararı çıkardığı ifade ediliyor.

Nedim Şener’den Ahmet Şık’a, Hanefi Avcı’dan Büşra Ersanlı’ya ve KCK’daki yaygın tutuklamalara kadar birçok uygulama yeniden masaya yatırılıyor. AKP yönetiminden, “Balyoz, Ergenekon, Kafes davaları yeniden ele alınabilir” şeklinde sinyaller geliyor. ‘Adil yargılama’ kavramının, şimdiye kadarkinden çok daha farklı boyutta sarsıntı geçirdiği bir döneme girmiş bulunuyoruz.

‘Suç örgütü’ gerekçesi

Halkbank Genel Müdürü Süleyman Arslan’ın avukatı ceza hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen, TV sohbeti sırasında bir noktaya dikkat çekti: Tutuklama maddesinin, ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’ olması nedeniyle dosyayı inceleyemediklerini, haklarındaki suçlamayı anlama imkânlarının ellerinden alındığını ifade etti. Prof. Şen’in şikâyet ettiği bu ‘engelleyici durum’a, üniversiteli gençlerin avukatları, Şike, KCK ve Ergenekon davalarının sanıkları defalarca dikkat çekmişti. Bu köşede de bu ‘savunma hakkını zedeleyen tutum’u her seferinde dile getirdik.

Şimdi, bu durum, hükümeti merkez alan ‘yolsuzluk’ soruşturmasında yeniden gündeme geliyor. Söz konusu kısıtlamaların nedeni, ‘katalog suçlar’ adı verilen ve bu nedenle savunma hakkını sınırlayan uygulama maddeleri.

Adalet hepimize lazım

Şimdiye kadarki uygulamalardan biliyoruz ki, bu ülkenin hâkim ve savcılarının ezici bir çoğunluğu, ‘devlet otoritesi-özgürlük’ çelişmesinde, devlet otoritesinin yanında saf tuttuklarını belirtiyorlar. Yargıçların bugünkü zihniyeti, geçmişteki otoriter alışkanlıkların etkisinden kopmuş değil. Temel anlayışta bir değişim yok.

Yargı sorunlu. Ama şurası bir gerçek ki Türk Ceza Kanunu’na ruhunu veren anlayış da sorunlu. Sebahat Tuncel’i mahkûm eden, KCK davalarında birçok hak ihlaline neden olan Terörle Mücadele Kanunu, bütün eleştirilere ve uyarılara rağmen, hükümet tarafından (söz verildiği halde) kaldırılmadı. Hatta, tek bir maddesi bile değiştirilmedi.

Türk Ceza Kanunu’nun ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’ başlıklı 320. maddesi; yargıya, savcıya olağanüstü yetkiler tanıyor. Çünkü, madde gayet soyut. ‘Suç işlemek amacıyla’ sözleri çok muğlak ve her alana çekilebilir sözler. Benzer ifadeler, Terörle Mücadele Kanunu’nda da var.

İşte bu muğlaklık polise ve yargıya inanılmaz olanaklar tanıyor. Sanıklar ve savunma açısından ise tam bir kısıtlamışlık ve ‘kendini savunanama’ durumuna yol açıyor.

Böylesine muğlak ve her yere çekilebilir bir cezalandırma sistemiyle, siyasileşmiş yargıyı, siyasileşmiş yargıçları üst üste koyunca, durum daha da vahim hale geliyor.

Roboski

Uludere’de 34 köylünün bombalanması bir devlet suçu. Bu suçun hesabını sorma görevi yargının. Yargı ne yapıyor? Hükümet, üzerine düşeni yapıyor mu? Polis istihbaratı ve MİT, asıl suçluların ortaya çıkarılmasına ilişkin bir gayret gösterdi mi?

Yolsuzluk operasyonlarıyla ortaya çıkan devlet krizinden çıkış, ancak demokrasi yoluyla gerçekleşebilir.

Sebahat Tuncel’i ‘örgüt üyeliği’nden mahkûm etmek, bugünkü barış ortamını hedef alan kışkırtıcı ve amaçlı bir tutum. Sıra Roboski’ye geldiğinde aynı anlayış suçluları koruyorsa; hükümet, Terörle Mücadele Kanunu’nu değiştirmeyip, insanların haksız yere cezaevlerinde kalmalarına sebep olan bir ortamı sürdürüyorsa; yolsuzluk davaları da hukuki bir etkinlik olmaktan çıkar, siyasi bir nitelik kazanır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89