• BIST 97.651
  • Altın 145,042
  • Dolar 3,5684
  • Euro 3,9748
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 27 °C

HDP'yi tartışmadan önce...

Vedat İlbeyoğlu

Yerel seçim sonuçları, siyasal güçlerin pozisyonlarına dair önemli veriler sundu. Yararlanmak için önemsemek gerekiyor öncelikle. “Görüldü ki, AKP’nin yönetme krizi bitmemiştir”, doğru tespitiyle yetinerek, bu krizin süreceğine dair adeta birbirini ikna ve ‘ajite’ etmeye dönüşen ‘sol’ çevrelerdeki ağırlıklı yaklaşım, işin yeterince önemsendiğini kuşkulu kılıyor. “AKP’nin krizi sürüyor da senin durumun nicedir, bu krizin sana vaat ettiği nedir…?” soruları yine yanıtsız kalıyor… İktidar krizini, kendisinin krizini sorgulamayıp ötelemenin gerekçesine dönüştürenlere siyasal hayatın vaadi ne olabilir ki?

İçinde bulundukları ağır koşullara rağmen işçi ve emekçi sınıfların, artık yolsuzluğu tescillenmiş, üstelik kadim ortağı tarafından da sıkıştırılmış AKP’den halen kopamıyor oluşuna girmeyeceğiz burada. “Sol politikayı” etkileyen bu “sınıfsal-nesnel iklimin” derinlikli analizlere ihtiyaç duyan farklı boyut ve nedenleri var çünkü. Bunu bir kenara bırakalım. Daha dolaysız, daha iradi, daha göz önünde verileri var ‘krizimizin’. Kırk yıllık geleneklerin uzantısı grup ya da partilerin hemen her seçimde fiili olarak CHP’ye destek olmak dışında bir alternatif üretemiyor olmaları mesela… Bundan beter kriz mi olurmuş! Ya da, 12 Eylül sonrasının Batıda yaşanmış en kapsamlı toplumsal kalkışması ‘Gezi’nin siyasal birikiminin CHP’ye akıtılmasına ‘soldan’ kanal olmak, hafife alınır bir kriz midir? Cemaatle, MHP’yle aynı hizada iş tutmuş CHP’yi desteklediğini unutmuş gibi, seçim sonrası ilk açıklamasında “CHP şansını sağda arıyor, bir kez de solda aramasını tavsiye ederiz” siteminde bulunabilen, çözümü sözüm ona CHP’ye ayar vermekte arayan ama kendi antenlerini CHP’ye ayarlamaktan bir türlü vazgeçmeyen solcunun krizi, AKP’nin krizinden daha mı az vahimdir? En kritik dönemeçlerde CHP’ye eklemlenip siyaset dışılığı “tercih” eden bir garip solculuk bu...

***

Şimdi bu tür solculuğun, açıktan olmasa da, farklı zeminlerde-farklı dolayımlarla HDP bağlamlı tartışmalara ‘çentik’ atmaya çalıştığını görebiliyoruz. Ünlü benzetmeyle, “ambulans arkasına takılan korsan taksi misali” bu tartışmada rol kapmaya çalışmak gülünç oluyor elbette:

“Biz dememiş miydik”le başlayıp “Kürt milliyetçiliğiyle ne kadar yol gidilebilirdi ki” ukalalığıyla süren ve nihayet “aslolan sosyalistlerin birliğidir” sosuyla süslenip sunulan o bilindik ezberler… Sağda solda sıkça karşılaşmaya başladık yine…

HDP bünyesindeki tartışmanın, kategorik olarak, kendilerinin epeyce uzağında oldukları farklı bir aşamanın tartışması olduğunun ayırdın da değiller. Bazen utanıp sessiz kalmak da erdemdir. Ama kendi gerçeğini unutunca, utanma duygusu da izne gönderilebiliyor işte! Bahsettiğimiz gibi, arkasında CHP’ye iliştirilmiş koca bir seçim siyasetsizliği duruyorken, bunu tartışıp sorgulamak yerine HDP’ye not vermeye kalkmayı nezaket sınırları içerisinde tanımlamak zor doğrusu.

Evet siz demiştiniz, “sınıf siyaseti olmadan olmaz, sosyalistlerin birliğidir aslolan” diye! HDP’ye karşı hep dillendirdiğiniz bu “sınıf siyaseti” ısrarındaki tutarlılığınızı CHP listelerinde yer bulma çabanızla yeterince kanıtladınız zaten!..

“Ölümüne Mahirciyiz” mealinde yıldızlı spotlarla geçmişe referanslarda bulunup, tam da devrimci Mahir’in ölüm yıldönümünde Mansur Yavaş’a, Sarıgül’e oy vermeye koşma utancını ‘tölâre’ edebiliyormuş bu ‘sınıf siyaseti’ dediğiniz, öyle mi?!..

Gezi’yi Sarıgül’lü, Yavaş’lı neoliberal-sağcı CHP’ye iliştirme suçunun (evet bu açıkça işlenmiş bir suçtur ve üzerinden kolayca atlanır gibi değildir!) utancını hiç duymadan, HDP’ye ve bileşenlerine ‘racon’ kesmek, en hafif deyimle kendinizi aldatmaktan başka bir şey olmuyor.

Bunları geçeceksiniz, kendinizle yüzleşecek ve sistemin iki hegemonik gücü karşısında az çok görünür olabilecek bir devrimci-demokratik ağırlık inşasına katkıda bulunacaksınız.

Ancak o zaman sözünüzün hükmü olacak, dikkate alınacaksınız.

Evet, şimdi HDP’de yürüyen tartışmaya geçebiliriz artık…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89