• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 1 °C

HDP ve seçimler üzerine

Doğu Ergil

Seçimlerin demokrasinin şartlarından biri ama onun garantisi olmadığını biliyoruz. Nice tiranlıkların ve otoriter yönetimlerin seçim sonrasında oluştuğuna şahit olduk. O nedenledir ki Emma Goldman, “Eğer oy kullanmak bir işe yarasaydı, emin olun seçimler yasaklanırdı” demiştir. Önemli olan seçimlerden çıkan yönetme yetkisine haiz ekibin demokrasinin esası olan anayasal hak ve özgürlüklere ne kadar sahip çıkacağıdır. Bu da yetmez; onları denetleyecek tarafsız bir yargı kurumunun ve yürütmenin aşırılıklarını/keyfiliğini engelleyecek kurumsal dengelerin işlemesidir. Bunlar yoksa seçimler demokrasinin güvencesi olamıyor; beklenen düzen değişikliği gerçekleşemiyor.

Bugün Türkiye’de toplu yaşamı ilgilendiren yasa ve uygulamaların ne kadarı Parlamento’da tartışılıp kabul ediliyor? Yasa diye karşımıza çıkan kural ve uygulamalar bir parti merkezinde veya hükümet katında oluşturuluyor. Tabii iktidar-toplum ilişkilerini de tek yönlü (buyruk-itaat) olarak belirliyor.

“Temsili demokrasi”den beklenenlerin mevcut partilerce sağlanamayacağı anlaşılınca bir kesim, yakın zamana kadar “bölücülerin partisi” olarak nitelenen HDP’ye oy vereceğini söylemeye başladı. Bunu o partiyi ve Kürt davasını desteklediği için değil nefret düzeyinde AKP karşıtlığından hareketle yapıyor. Özellikle bir kısım “Beyaz Türkler”, HDP’yi laik olduğu için yeğliyor. Diğerleri de onda ana muhalefet partisi olma özelliği görüyorlar.

Bu tercihler, o parti demokratik mi değil mi sorusuna yanıt aranmadan yapılıyor.
Demokrasi, özgür bireylerin rejimidir. Kendi adına karar verebilen, sorumluluk düştüğü zaman yönetime katılan ve yaptıklarından sorumlu olan bireyler demokrasiyi taşıyabilir. Parti mensupluğu militanlık ve körü körüne itaat değildir. Hele ki partinin kararları onun dışında alınıp üyelere tebliğ ediliyorsa.

HDP ne teklif ediyor?

HDP’nin üst iradesi hâlâ silahlı bir örgüttür. Parlamento grubunu bu irade belirler.
Partinin ne yapacağı ne savunacağı ona tebliğ edilir. Bugün HDP’nin Türkiyelileşme adına yaptığı Kürt illerindeki siyasal dinamiği batı illerine taşımaktır. Bu strateji, Türkiye’nin kendi parti ve kurumlarıyla gerçekleştiremediği demokratikleşmeyi HDP’nin yani Kürt siyasi hareketinin üstlenmesi olarak da yorumlanabilir. Bu, Türk(iye) siyaseti açısından hazin bir durumdur. Hele bu durum, HDP’nin bir Öcalan projesi olduğu düşünülünce daha da çarpıcı bir nitelik kazanmaktadır.

Eğer zayıflamış olan Türkiye solunu da güçlendirecek biçimde demokratik muhalefetin örgütlenmesi yükü Kürtler’in üzerine kalmışsa, Türkler başlarını ellerinin arasında alıp bir kez daha düşünmelidirler.

Çok açık ki bize teklif edilen “Yeni Türkiye” eski siyaset anlayışı ve kurumlar üzerine inşa edilemez. Pekiyi, beklenen değişimin lokomotifi HDP mi olacaktır? Ne teklif ediyor bize HDP?

Kimliklerin bir arada yaşayabileceği, yönetimin yerelleştiği bir düzen… Bu, radikal bir düzen değişikliği mi yapısal hataları tamir edici liberal bir teklif midir? İkincisiyse, seçim sonrasında köklü bir yapısal değişiklik beklememek gerekir.

Diğer yandan demokrasi kültürü eleştiri, özellikle kendini eleştiri ortamında gelişir. HDP içinde ne kadar özeleştiri, önderlik eleştirisi, strateji eleştirisi vardır? Bu anlamda HDP diğer partilerden farklı değildir. Eleştiri diğer partilerde olduğu gibi rakiplerin işine yarayacak bir sapkınlık olarak görülür. Eleştirinin olmadığı yerde üyeler pasif birer onaylayıcıdır. Bu bütün Türkiye partilerinin özelliği ve zafiyetidir.

Evet; özürlü demokrasimizde bir engeli yıkmak için HDP barajı aşmalıdır. Bunun için ona oy verecek parti destekçileri dışındaki seçmenin tercihi takdire şayandır ama seçim sonrasında bekledikleri devrimsel değişikliğin olması hayalciliğine lütfen kapılmasınlar!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89