• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 5 °C

HDP ve ortaya çıkan kaygılar

Muzaffer Ayata

BDP’li milletvekillerinin HDP’ye geçişiyle birlikte tartışmalar arttı. Tartışmaları bir kaç bölümde sınıflandırmak mümkün. Yapılmak istenenlerin anlaşılma sorunu olduğu gibi kasıtlı olarak da gelişmeleri farklı yansıtanlar var. Bu kısa yazıda tüm sorunları tartışma yerine kaygılara yer vermek daha yerinde olacaktır.

HDP projesi, anlaşıldığı kadarıyla kamuoyuna yeterince anlatılamadı. Milletvekillerinin geçişiyle birlikte iş ciddiye bindi. Daha önce konuşuluyordu, iş tartışmadan çıkınca anlam verme sorunu ortaya çıktı. Bundan sonra da projeyi sabırla anlatma ve kamuoyuna yeterince maletmeye devam etmek gerekiyor.

Bilindiği gibi seçim kampanyası sırasında Türkiye’de HDP’ye yönelik saldırılar gündeme geldi. Bazı yerlerde linç kampanyalarına maruz kaldılar. Devlet içinde bazı güçler bu partinin Türk halkına ulaşmasını istemedi. Kürdistan’da uyanışı engelleyemedik, bir biçimde güç oldular, bari Türkiye’de engelleyelim, gerçek bir alternatif oluşmasın, dediler. Kürt hareketlerini ve örgütlerini dıştalamaya, ötekileştirmeye ve bölgeyle sınırlandırma politikalarına devam demek istediler.

Kürdistan devrimi tasarlandığında ve teorisi oluşturulduğunda da Türkiye emekçileri temel bir ittifak gücü olarak görüldü. Bu stratejiye bağlı olarak her aşamada Türkiyeli demokrasi güçleriyle işbirliği ve ittifak arayışları sürdü. Kürt Özgürlük Hareketi hiç bir dönem Türkiyeli devrimci güçlerle ilişkisini kesmedi. 1982’de Faşizme Karşı Direniş Cephesi kuruldu. Bu daha sonraki yıllarda da farklı alternetifler denendi. Ancak Türkiyeli sol güçler bir türlü toparlanamadı ve alternatif olamadı.

Kürdistan devrimi ağırlıklı olarak kendi gücüne dayalı direndi ve yol almaya devam etti. Türkiye egemenleri de sürekli ırkçılığı ve milliyetçiliği geliştirerek devrime karşılık verdiler. Sol askeri darbelerle sürekli darbelendi, bedel ödedi ama Türkiye sağın cennetine döndü. Sol ve demokrasi güçleri bir türlü dağınıklığa ve parçalanmışlığa noktayı koyamadı. Kendine güven kazanarak yeni koşullara uygun yapılanmalara gidemedi.

Bugün gelinen aşamada Kürdistan’da muazzam gelişmeler ortaya çıktı. Legalde güçlü mevziler oluştu. Barışçıl demokratik çözüm yollarını devreye sokacak bir güç ve kitlesellik ortaya çıktı.

Türkiye demokratikleşecek ve ortak bir çatı altında yaşanacaksa, açık ki Türkiyeli güçlü bir demokratik hareketin örgütlenmesi gerekir. Burada farklı bir strateji devreye sokmak ve yeni denemeler yapmak tabi ki bir ihtiyaç. Bundan rahatsız olmaya veya korkmaya gerek yok.

Bazı çevrelerin dar sol gruplarla yapılacak bir ittifak ve birleşmenin bir gelişmeye yol açmayacağı ve zaman kaybı olacağı yönünde görüşleri ve kaygıları var. Ayrıca HDP sosyalist bir parti olursa, görüntüde öyle diyorlar, o zaman geniş yığınları kucaklayamaz ve amaca uygun işlevi olmaz diyorlar. HDP’de tabi ki sol ve sosyalist kesimler de olacaktır. Ancak sadece onlara ait bir parti olarak hazırlanmış değildir. Demokrasiden yana, tüm ezilenlerin ve inançların kendisini içinde ifade edebileceği demokratik bir partidir. Ayrıca dar sol çevrelere dayanır ve demokrasi talebi olan kitleleri kucaklamasa tabi ki bu partinin de ciddi bir işlevi olmayacaktır.

Uzun yıllara dayanan mücadele, bilinçli bir halk ve binlerce kadro ve örgütleriyle bu hareket kendisini tasfiye edecek ve fazla yük altına girmeyenler de buna karşı duracak! Çok ilginç bir durumun olduğu açık. Bu kaygıları öne çıkaranlar mücadelenin bir yerinde olsalardı, az çok anlaşılırdı. Sorun her zaman olduğu gibi yapılan herşeye karşı çıkma ve hareketin varlığını içine sindirememeleridir. Bu kesimlere fazla takılmanın da anlamı yoktur. Onlara en iyi cevap etkili ve başarılı bir pratiktir.

HDP, BDP ve ilgili kesimlerin, yönetim kademelerinin gelen uyarı ve eleştirileri de dikkate alarak olabildiği kadar bu birleşme ve projeyi halka anlatmaları ihtiyacı var. Gelen tüm eleştiriler, kaygılar ve uyarılar kötü niyetli çevrelerden ve kronik muhaliflerden de kaynaklanmıyor. Kestirip atmak da bir katkı yapmaz. Türkiye cephesine de anlatmak, Kürdistan halkına da kavratmak bir ihtiyaç.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89