• BIST 108.392
  • Altın 143,135
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 31 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 20 °C

HDP muhalefete değil iktidara aday

Erol Katırcıoğlu

Geçen yazımda AKP’nin kurduğu söylenen “hegemonya”nın ardında uzun yıllar, başta ceberrut devlete olmak üzere kurulu düzene itiraz eden solun, demokratların ve liberallerin olduğuna işaret eden bir yazı yazmış ve devam edeceğimi söylemiştim ama bu hafta sonu HDP kongresi araya girince kongre ve parti üzerine yazmak daha gerekli oldu. O nedenle de o konuya daha sonra yeniden döneceğim.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) beklenen kongresi dün Ankara’da yapıldı. Büyük bir coşkunun doldurduğu salonda hemen herkesin merakla bu kongrenin ne anlama geldiği üzerine düşündüğü ve konuştuğu görülüyordu. Kimisine göre kongrede “BDP’nin kokusu” vardı, kimisine göre de “sol ve demokratların”. Doğrusu bana göre de orada bulunan insan kitlesi neyse o olan bir kongreydi. “Kürt”, “sol” ve “demokrat”. Ama her ne ise, kesin olan ve sanırım ortaklaşılabilecek tek yargı “daha olgun” bir kongreydi bu kongre.

HDP’nin “sol ve demokrat” bir vizyon üzerinden siyaset yapacağı bütün konuşmalara sinmişti. Kimileri, Selahattin Demirtaş’ın eşbaşkan olmasına, salonu dolduran kitlenin daha çok Kürt olmasına, çalınan ve söylenen türkülerin çoğunun Kürtçe olmasına bakarak tipik bir “Kürt partisi kongresi”ne geldiklerini düşünmüşlerdi belki. Ama yapılan konuşmaların doğrudan Kürt sorununu değil de ülkedeki adaletsizliklere, özgürsüzlüklere ve eşitsizliklere odaklanmış olması karşısında sanırım şaşırdılar.

HDP’nin iddiası BDP’den biraz daha farklı olarak böyle bir iddia. Her ne kadar BDP’nin parlementoda bulunduğu süre boyunca yaptığı çalışmaların çoğu Kürt sorunundan çok Türkiye’nin genel sorunlarıydı. Ama yine de “algı” daha çok BDP’nin bir Kürt partisi olduğu şeklinde oluşmuştu.

Oysa HDP Kürtlerin de içinde olduğu bir parti. Başkaları da var. Bu ülkenin iyi kötü sol geleneğinden gelen en makul insanları var. Ama sanırım HDP hakkında söylenmesi gereken en önemli cümle, HDP’nin Türkiye’yi yönetmeye aday bir siyasi parti olmayı hedeflemiş olduğu cümlesidir. Her ne kadar insanlar, bu arada çoğu sol ve demokratlar da dahil, daha çok mevcut muhalefet partilerinin işlevsizliklerine bakıp da HDP’yi “aranan muhalefet” olarak görüyor olabilirler. Ama altını çizerek ifade edeyim ki HDP, çıtayı, yalnızca Kürt sorununu çözmek noktasına değil onun da ötesinde Türkiye’yi gerçek bir demokrasi ülkesi yapmak düzeyine koydu.

Dünyada, 1989 Berlin duvarının yıkılışından bu yana bir çeşit travma yaşayan sol kesimler uzun zamandır toparlanmaya, eşit, özgür ve adaletli bir toplum için yeni yollar bulmaya çalışıyorlar. Şimdiye dek bu yönde çok başarılı örnekler ortaya koymamış olsalar da yeni arayışların devam ettiği de bir gerçek. İşte HDP bu arayışlardan biri olmaya aday bir girişim. Toplumda yalnızca işçi sınıfının enerjisine değil, toplumu yöneten ceberrut devlet karşısında mağdur olmuş, mağdur olmaya devam eden bütün farklı “kimliklerin” içlerinde biriktirdikleri değişim “enerjisine” odaklanan bir bakış açısının da sol olduğu ve hatta çağımızın “sol”unun bu olduğu söylenebilir.

Kongre böyle bir bakış açısının hakim olduğu bir kongre oldu. Sanırım bundan böyle HDP gerçek solun ve gerçek demokrasinin en önemli partisi olacak.

Her ne kadar bazıları CHP’ye sol demeye devam etse bile...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89