• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır -4 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 2 °C
  • Berlin -2 °C

HDP fırsatı heba edilmemeli

Şahin Alpay

Türkiye 7 Temmuz'dan bu yana asker ve polis tam 55 güvenlik görevlisini şehit verdi. TSK'ya göre “etkisiz hale getirilen,” çoğu Türkiye yurttaşı PKK militanlarının sayısı 400'ü aştı.

Bu dönemde kaç sivil öldürüldü, kaç kişi yargısız infazlara hedef oldu, onların sayısını bilmiyorum… Mutlak bilinen bir husus varsa, o da ülkenin hızla bir şiddet sarmalına girmiş oluşu. Durum vahim: Türkiye'nin üçüncü büyük partisi MHP'nin lideri, seçim yapılmamasını, sıkıyönetim ilan edilmesini, demokrasinin askıya alınmasını talep ediyor. Aksi takdirde “Türk milleti bizzat devreye girerek meşru müdafaada bulunabilecektir...” diyerek bir Türk – Kürt savaşı çıkması ihtimalinden söz ediyor. Bu ortamda söyleyeceklerim, ancak ve ancak Türkiye'nin bölünmesini değil bütünlüğü savunan; savaş değil barış, diktatörlük değil demokrasi isteyen Türklere ve Kürtlere; iktidar hırsıyla değil akıllarıyla davranan; kişisel çıkarlarını değil ulusal çıkarları gözeten tüm sivillere ve askerlere bir anlam ifade edebilir.

Bir önceki yazımda değindiğim üzere, 7 Haziran sonrasında Türkiye'nin yeni ve hayli ironik siyasi gerçeği şu: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin tarzı bir başkanlık sistemi getirmek ve ülkeyi şirket gibi yönetmek ihtirasının karşısındaki baş engel olarak gördüğü HDP'yi, acilen yapılacak bir “tekrar” seçimde barajın altına düşürmek için elinden geleni yaparken, buna en büyük destek şiddeti giderek tırmandıran PKK'dan gelmekte. Bu durumun ima ettiği husus şu: PKK'nın öncülük ettiği siyasi hareketin içinden doğmuş olmakla beraber, yaşanan tecrübeler ışığında şiddetin her türlüsüne karşı tavır alan, her şart altında konuşarak çözümü savunan, bölünmeyi değil ülkenin bütünlüğünü savunan, Kürt bayrağı yanında Türk bayrağını dalgalandıran, eşbaşkanlarından biri Kürt diğeri Türk olan, barış ve demokrasi yanlısı Türklerin oylarını da almayı başaran HDP ile PKK arasında giderek belirginleşen bir ayrışma söz konusu.

Türkiye'nin Kürt çoğunluklu bölgesinde yapılan gözlemler, Erdoğan güdümündeki AKP iktidarının “Kürt sorunu yoktur” diyerek “çözüm süreci”ne son vermesinden sonra HDP – PKK ayrışmasının hem siyasi tavırlar, hem de kuşaklar arasındaki farklılaşmaya yansıdığına işaret ediyor. Ülke bütünlüğüne bağlı ve daha yukarı yaş gruplarından olan Kürtler, önceki seçimlerde destekledikleri AKP'den hızla uzaklaşıp HDP'ye yönelmekte. (AKP iktidarının HDP'yi barajın altına düşürme hesabı bu nedenle gerçekleşmeyecek.) Buna karşılık giderek radikalleşen ve bağımsızlık idealine sarılan genç kuşaklar PKK'ya ve PYD'ye yöneliyor. Bildiğimiz şekliyle Türkiye'nin geleceği açısından bir dönüm noktasındayız: Türkiye Kürtleri HDP'nin mi, yoksa PKK'nın peşinden mi gidecek?

Bu sorunun cevabı büyük ölçüde Türkiye'yi yönetenlerin HDP'ye karşı takınacağı tavra bağlı. Ve ne yazık ki, iktidarın bütün gayreti, HDP'nin dışlanmasına yönelik. Barajın altına itilerek meclisten çıkarılmak istenen HDP, sözde güvenlik gerekçesiyle seçim hükümetine dahi alınmak istenmiyor. Erdoğan, HDP'yi dışlamak için Davutoğlu üzerinden AKP, CHP ve MHP'nin katılacağı seçim hükümeti öneriyor. Belli ki, olmazsa (kabul edilsin veya edilmesin) Erdoğan'ın atayacağı hükümetle seçime gidilecek. (Bkz. “HDP'ye kabine darbesi geliyor,” Taraf, 21.08.2015)

Tutulan bu yol, çıkmaz yoldur. Türk ya da Kürt, şiddete karşı çıkan, Türkiye'nin bütünlüğünü savunanlar, HDP fırsatının heba edilmemesi gerektiğinin bilinciyle davranmalı. Türkiye'nin Kürt sorunu, asla şiddetle, öldürerek çözülemez; konuşarak, uzlaşarak hâlâ çözülebilir. Bunun için en doğru muhatap HDP'dir. PKK ile silahlara son verilmesi için yapılması gereken müzakere de, MİT değil HDP üzerinden yapılırsa başarılı olabilir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89