• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 14 °C

HDP barajı geçemez ise ne olacak?

Gökhan Bacık

Haziran genel seçimlerinde HDP, TBMM dışında kalırsa Türkiye nasıl bir manzara ile karşı karşıya kalacak?

Bu soruların cevabını verecek olan elbette “Kürt siyasi hareketidir.” Meclis dışında kaldığı zaman Kürtler’in, “ne yapalım oyunun kuralı bu seçime girdik olmadı, şimdi Meclis dışından elimizden geleni yapacağız” demelerini beklemek pek gerçekçi olmaz.
Bir kere HDP’nin barajın dışında kalması ile “Kürt yoğun bölgelerin Meclis’te temsili” doğrudan AKP’li milletvekillerine geçecektir. Mesela ezici biçimde HDP’nin oy aldığı Hakkâri gibi illeri AKP’li vekiller temsil etmek durumda kalacaktır.

Bu arada, HDP baraj dışı kaldığı için Hakkâri gibi şehirlerde başka partiden milletvekillerinin “artık buraları Meclis’te biz temsil ediyoruz” diye rahat rahat gezebileceğini düşünmek hiç makul değil.
 
İki ihtimal
 
HDP baraj dışında kalırsa büyük olasılıkla Kürt siyasi hareketi Ankara ile bir süre yüksek yoğunluklu müzakereye girecektir.

“Ortada büyük bir kriz var derhal buna bir çare bul” şeklindeki talep ile Kürtler, Ankara’yı bir süre bekleyecektir. Bu süre 3 ay olabilir, 6 ay olabilir ancak bundan daha uzun olamaz.

Bir bakıma HDP/PKK, “Kürtler’in Meclis dışında kalması ile ortaya çıkan krizi çöz” baskısı ile Ankara’yı bir süre bekleyecektir.

Bu süre zarfında Ankara-PKK/HDP müzakereleri bir sonuç doğurmaz ise kaçınılmaz olarak Kürtler, “iş başa düştü” diyerek kendi stratejilerinin peşinden gideceklerdir.
Burada Ankara’da oturacak hükümetin olası tepkisi önemlidir. Yeni hükümet “Kürtler’in, TBMM’de temsil sorunu vardır derhal bir çözüm aranmalıdır” şeklinde tepki verebilir. Ancak tepki farklı da olabilir. Bugünden bu konunun nasıl gelişeceğini bilme imkanı yok.
 
Fiili durum nasıl gelişir?
 
Meclis dışında kalmış Kürtler’e tatmin edici bir idari formül önerilmez ise büyük olasılıkla PKK/HDP bloğu bir fiili durum oluşturacaktır.

Bu “biz kendi yerel meclisimizi kurduk” da olabilir “biz yerel özerkliği ilan ettik de” olabilir. Ancak tatmin edici bir teklif almayan Kürt siyasetinin “olduğu yerde beklemeyeceğini” kabul etmek gerekiyor.

Kürtler’in uluslararası sistemde son dönemde olmadığı kadar iyi bir pozisyon kazandığını da burada hatırlamak gerekiyor.

Dünyada Twitter’ı kapatan, gittikçe otoriterleşen Ankara imajı her konuda Kürt siyasetine dolaylı enerji sağlıyor.

Hatta, Kürtler özerklik, yerel meclis gibi konularda Ankara’ya kafa tutarsa bu artık beğenelim beğenmeyelim “uluslararası düzeyde pazarlanabilir bir kavga” olacaktır.
Büyük olasılıkla çeşitli uluslararası aktörler, Kürtler’in otoriterleşen Türkiye’den özerklik talebini ama mahcup biçimde ama açık biçimde destekleyecektir.
 
Sürecin doğal olarak sonuna geliniyor
 
Normal olan Kürtler’le sürdürülen müzakere sürecinin siyasi karar ile belirli bir başarı elde edilip bitirilmesiydi.

Türlü nedenlerle süreç sakız gibi uzadı. Ancak şimdi müzakere sürecinin doğal sınırlarına doğru geliniyor.

Zira Kürtler, Meclis’e girerse her konuda büyük bir veto gücü kazanacak. Meclis dışı kalırsa fiili durumlar oluşacak.

Artık kimsenin Kürt meselesinde “uzatmaya oynama” yeteneği kalmayacak. Dolayısıyla şöyle yazılabilir: “Şimdiye kadar Kürt sorununda peşrev izledik asıl pehlivan güreşini seçimlerden sonra izleyeceğiz.”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89